Sol Medya

Advert https://www.tcnethaber.com//files/uploads/advert/fcd5e375fd.png Advert https://www.tcnethaber.com//files/uploads/advert/c96eab9d96.gif

Kadın Mücadelesi Hangi Alanlarda Olmalı?

Kadın cinayetlerinden sonra, 8 Mart gibi özel günlerde, anmalarda meydanlara çıkıp KADINA ŞİDDETE HAYIR pankartı taşımak, haykırmak, slogan atmak farkındalık yaratmak için değerlidir.

Kadın Mücadelesi Hangi Alanlarda Olmalı?
Başar ERGÜN
Başar ERGÜN( arteseni53@gmail.com )
75
07 Mart 2021 - 20:02

Kadın cinayetlerinden sonra, 8 Mart gibi özel günlerde, anmalarda meydanlara çıkıp KADINA ŞİDDETE HAYIR pankartı taşımak, haykırmak, slogan atmak farkındalık yaratmak için değerlidir.

Ancak kadın cinayetlerini protesto etmek, şiddet gören kadınlarla dayanışma içinde olmak kadının şiddet görmesini durdurmuyor. Kadınların şiddete maruz kalmasına yol açan koşullar nedir, bu koşulların ortadan kaldırılması için nasıl bir mücadele yolu izlenebilir, üzerinde durulması gereken sorulardır.

Kadın örgütlerinin, kimi bilim ve düşünce insanlarının bu anlamda akademik düzeyde de çalışmalar yaptığı biliniyor ama gündem olması gereken bu çalışmalar ve bu çalışmalarda ortaya konulan çözüm önerileridir.

Kadına şiddeti yaratan en temel olgu ataerkil toplumsal cinsiyet rol tanımlamalarıdır. Yani ataerkil egemen güç tarafından kadına toplumda biçilen roldür.

Anaokullarında erkek ve kız çocuklarının ayrı alanlarda cinsiyetlere göre ayrılmış ayrı oyuncaklarla oynatılmalarından ziyade toplumda eşitlikçi rolleri kapsayan, benimseten eğitim programları uygulanması sağlanmalıdır.

Kız çocuklarının örgün eğitimden kopartılmasının önüne geçilmesi için eğitim sisteminde düzenleme yapılması gerekmektedir. Kız çocuklarının geleceği, meslek sahibi olabilmeleri, güçlü olabilmeleri, hayatlarındaki tercihlerini kendileri yapabilmeleri, istihdamda ve siyasette daha çok yer edinebilmeleri için örgün eğitimin 12 yıl zorunlu olması ve çocukların zorunlu örgün eğitime devam etmelerinin titizlikle takip edilmesi ve gereken önlemlerin alınması için ısrarcı olunmalıdır.
Toplumsal cinsiyet rollerine uygun yapılan televizyon reklamlarındaki; çalışan baba, ev hanımı anne, ev temizliği yapan anne, çocuğa bakan anne, kadınlar günü, anneler günü için mutfak robotu, tencere, tava, elektrikli temizlik ürünleri önerileri gibi rol ve tanımlamaların düzenlenmesi konusunda ısrarcı olunmalıdır.

Televizyon dizilerindeki; zengin ve yakışıklı erkeğin peşinden koşan kadın, erkeğin kadına her türlü baskı ve şiddet göstermesinin hak ve normal olarak yansıtılması, her türlü şiddet, baskı, aldatmaya maruz kalan kadının en şiddetli kavgada dudağına bir anda kondurulan öpücükle her şeyi affediyor olarak yansıtılması eleştirilmelidir.

Kız çocuklarına rol model biçiminde karşısında duran popüler figürlere alternatif olarak tarihte, kültürde, sanatta, edebiyatta, iş hayatında, siyasette, meslek hayatında başarılı olmuş kadınların tanıtılması için girişimlerde bulunulmalıdır.

Türkiye’nin de imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nin anlatılması, sözleşmede de belirtildiği gibi kadına şiddete karşı ceza yaptırımlarında indirime gidilmemesi konusunda ısrarcı olunmalı, ekranlarda kadına şiddet haberi yer aldığı gibi, failin de aldığı suçun vurgulanması sağlanmalıdır. Beden dokunulmazlığı yasası çıkartılmalı, bir insanın bedenine istemi dışında dokunmanın, vurmanın ağır yaptırımlarla cezalandırılması için mücadele edilmelidir.

Öneriler konuyla ilgili çalışmalar yapanlar, sahada araştırmalar yapanlar tarafından arttırılabilir ancak olaylar şiddet gören kadının korunması, şiddet uygulayanın ceza alması noktasında kalmamalı, bu soruna neden olan koşulların ortadan kaldırılmasıyla giderileceği üzerinde durulmalıdır.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadına yönelik şiddet; emek ve toplumsal hayatta kadına yönelik ayrımcılığın farkındalığına ışık olmasını dilerim.
Dr. Başar ERGÜN

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Advert

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.