Advert
Advert

Sol Medya

Advert https://www.tcnethaber.com//files/uploads/advert/0944b191af.jpg

Erkeğe Kurban Edilen Kadınlar!

Erkeğe Kurban Edilen Kadınlar!
Nural AKTAŞ( nural@solmedya.com )
245
12 Haziran 2021 - 20:28

“Kadınları omuzlar üzerinde yükseltip, başlara taç eden laik, demokratik cumhuriyet kültüründen, kadınların kurşun ve bıçak darbeleriyle can verdiği, zifiri karanlık bir ülkeye sürüklendik.”

Türkiye’de genç nüfus giderek yok ediliyor. Erkekler teröre, kadınlar ise cinayete kurban gidiyor.
Terör, gencecik fidanları alıp, geride gözü yaşlı ana, baba ve boynu bükük çocuklar bırakırken, kadınlar, koca ya da sevgili kurşunlarıyla can veriyor.
Kan dökmenin haklı bir gerekçesi olur mu?
“Cinayetin nedeni eğitimsizlik” diyor uzmanlar. Günümüz Türkiye’sinde, eğitimli erkekler de cinayet işliyorsa, sistemin yeniden gözden geçirilmesi kaçınılmaz olmuştur.
Laik-demokratik çizgide olan ailelerde baskı söz konusu değildir. Kişinin aile kültürü muhafazakar algıdaysa, baskı elbette ki olasıdır. Kapalı toplumların şiddet ve her türlü sapkınlığa meyilli olduğunu bilmeyen var mı?
Örf, adet, gelenek ve göreneklerine bağlı Anadolu insanı, geleceğin kadını olan kız çocuklarını nasıl yetiştiriyor acaba?
Gelin, bu ‘hassas’ konuya birlikte göz atalım.
Çocuğu yetiştirme görevi anneye düşerken, baba eve ekmek getirmekle yükümlü kılınmış. Aile reisi konumundaki babanın gözden kaçan bir görevi daha var; suç işleyen aile fertlerine ceza vermek! Çocuğuna öfkeyle, “Baban gelince, suçlarını bir bir söyleyeceğim…” demeyen anne var mı?
Çocuğu karnında taşıyan, doğuran ve büyüten anne olduğu halde, ceza verme ve ödüllendirme yetkisi babaya aittir. Baba hakem, hakim, savcı ve polistir. O ne derse o olur, çünkü baba erkektir!
Şimdi gelelim işin diğer boyutuna…
Anneler kız çocuklarını, “Kadın dediğin kocasına yemek yapmalı, söküğünü dikmeli” diyerek, bir aşçı ve terzi gibi yetiştirirken, erkek çocuklar bisiklete biniyor, maça gidiyor. Çarşı pazar dolaşarak, yaradanın bahşettiği nimetlerden yararlanıyor.
Dünyaca ünlü aşçıların neredeyse tamamı erkek olduğu halde, “İyi bir koca karısına yemek pişirmeli” diyen bir anne ve baba görülmemiştir. Çünkü; bırakın bir erkeğin kadına hizmet etmesini, ev işlerinde yardımcı olması bile racona aykırıdır!
Sofra hazırlanırken baba televizyon izleyip, tesbih çekmekte, erkek evlat müzik dinleyip, arkadaşlarıyla sohbet etmektedir. Sofrayı hazırlayan anne, anneye yardım eden kız evlattır. Erkek oturacak, kadın hizmet edecektir. Erkeğe hizmet, kadının asli görevidir!
Kız ve erkek çocuklar arasında adaletsizlik saymakla bitmez…
Baba ocağında -neredeyse- köle gibi yetiştirilen kız evlat, evlenirken, şu sözlerle uğurlanır; “Kocana itaat edeceksin. Bu evden gelinlikle çıkıyorsun ama, dönüşün kefenle olur!”
Bu söz, kız çocuklarının evlendikten sonra, ailesi tarafından gözden çıkarıldığının göstergesi değil mi?
Kadın dövülüyor…
Kadına sövülüyor…
Kadın cinayete kurban gidiyor…
Dünün “Koca hem döver, hem sever…” masalı, günümüz Türkiye’sinde, “koca hem sever, hem öldürür.” şekline dönüşüyor.
Demek ki neymiş?
Bir kadın cinayete kurban gidiyorsa, bunun sorumlusu, ailesidir. O aileler ki, kızlarının çektiği acıları görmezden, çığlıklarını duymazdan gelir.
Kadınları omuzlar üzerinde yükseltip, başlara taç eden laik, demokratik cumhuriyet kültüründen, kadınların kurşun ve bıçak darbeleriyle can verdiği karanlık bir ülkeye sürüklendik.
Katillere hak ettiği cezayı vermeyen ve İstanbul Sözleşmesi’ni unutturmaya çalışanlar da, kadın cinayetlerinden aileler sorumludur.
Allah’ın adaletini dilinden düşürmeyenler, size, anladığınız dilden soruyorum; yarın hakkın divanında, bu hak ve hukuksuzluğun hesabını nasıl vereceksiniz?
“Kimsenin önünde eğilme kızım, tacın düşmesin” diyen babalara saygıyla…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Advert
POPÜLER FOTO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.