Bu haftanın da öncekilerden hiçbir farkı yok.
Yaşanılanlar tekrardan öte değil, değişen hiçbir şey yok.
İşçi emekli mutsuz, çiftçi esnaf çaresiz, gençler umutsuz…
İktidar ise karanlığı aydınlık, yokluğu varlık, çöküşü çıkış olarak gösterme çabasında.
Süslü sözlerle yaratmaya çalıştığı pembe dünyada gerçeklerin karanlığını yaşıyoruz.
İnsanın içini karartan bu çelişkiler içinde,
Toplum olarak gülmeyi unuttuğumuzu düşündüm.
Mutsuzlukla, umutsuzlukla, çaresizlikle yaşamaktan,
Gülmeyi, gülümsemeyi unuttuk.
*
En son ne zaman güldüğünüzü anımsıyor musunuz?
Bu soruya kendi adıma yanıt vermekte zorlandım.
Her alanda yaşanan sıkıntılar, sorunlar, zorluklar, yokluklar şiddet… karşısında,
Uzun süredir sevinmeyi, mutlu olmayı, gülmeyi unuttuk.
Bugün sokakta yürürken birbirinden korkan, çekinen,
Sinirli, kızgın, gergin, asık yüzlü insanlar haline geldik.
Soralım kendimize,
Neden gülmüyoruz, neden gülmeyi unuttuk?
Neden gergin, kızgın, öfkeli bir toplum olduk?
*
Herkesin kendi yaşam koşullarına göre bu sorulara farklı yanıtları olsa da,
Yaşamın her alanında var olan ve her geçen gün ağırlaşan sorunları yaşayan,
Sorunların çözüleceğine olan inancını ve umudunu yitiren,
Geleceğe olan hayallerinden, beklentilerinden uzaklaşan…
İnsanın, insanların yüzü gülebilir mi?
*
Bu noktada başka sorular da geliyor akla.
Bu sorunları yaratan ve çözmesi gerekenler kim?
Yanıt basit, ülkeyi yöneten siyasi iktidarlar.
Sorunları yaratanlar, sorunları çözüp halkın yüzünü güldürürler mi?
Yanıt, kendilerini besleyen ve güçlü kılan düzeni yok etmezler
Tek yetkili RTE’yi ve iktidarın temsilcilerini hiç gülümserken, gülerken gördünüz mü?
Gergin ve asık yüzler, kızgın ve nefret dolu bakışlar, hakarete varan öfkeli sözler…
Gülmesini bilmeyenler, halka karşı yüzü gülümsemeyenler,
Halkın yüzünü güldürebilirler mi?
*
Çok değil 40, 50 yıl önceki eski Türkiye’de,
Koşullar ne kadar sert ve zor olsa da,
Bizleri gülümseten, güldüren mizah sanatı vardı,
Siyasi ve toplumsal olayları eleştiren sanatçılar, yazarlar, çizerler vardı,
Sorunları çözemedikleri için kendilerini eleştiren mizaha gülebilen,
Sanatçıya, yazara, çizere kızmayan, hoş görülü,
Birbirlerine hakaret etmeden konuşan, tartışan liderler, siyasiler vardı.
Neşemiz, sevincimiz, umudumuz vardı ve yaşama gülümseyebiliyorduk.
*
RTE-AKP iktidarının politikası ve hedefi,
Çaresiz, geleceğinden umutsuz, kaderine razı ve kendisine boyun eğen bir toplum yaratmaktır.
İktidar bu amacına ulaşırken,
Aslında neşemizi, sevincimizi, geleceğe umudumuzu yok etti, gülmemizi çaldı.
Mutluluğu ve umudu yaşamak için yaşama gülmek, birbirimize gülümsemek zorundayız.
Neşemizi, sevincimizi, gülmemizi çalanlara verilecek en güzel yanıt,
Che Guevara’nın sözlerindedir.
“Gülmek DEVRİMCİ bir eylemdir.
Dik dur ve gülümse, bırak neden gülümsediğini merak etsinler…”
Yaşama hep birlikte gülümsemek umudu ve dileğiyle…
*
Yaşama gülümseyen değerli yol arkadaşım Ersin Ertürk’e saygıyla…




Çok haklısınız . Ancak , bizler kolay yenilecek insanlar değiliz . Çünkü Devrimci ruhumuzu kimse yok edemez . Ülkemizden bir MKA geçti
Sevgili Tevfik Kızgınkaya’ya aynen katılıyorum. Zor olsa da iktidardakilerin inadına biz hayata gülümsemeye çalışalım. Hiç değilse içimizdeki sevgiyi öldürmemiş oluruz ki; insan ancak sevgiyle yaşar. Sizce de öyle değil mi?
Sevgili Tevfik Kızgınkaya’ya aynen katılıyorum. Zor olsa da iktidardakilerin inadına biz hayata gülümsemeye çalışalım. Hiç değilse içimizdeki sevgiyi öldürmemiş oluruz ki; insan ancak sevgiyle yaşar.
gülmek insana mahsustur