SOLMEDYA – CHP’nin 2023 Kurultayı sonrası yaşanan liderlik değişiminin ardından başlayan iç tartışmalar, 30 Haziran’da görülecek olan “kurultay iptali davası” ile yeni bir kırılma noktasına yaklaştı. Bu süreçte, parti içi kimi figürlerin Kemal Kılıçdaroğlu’na dönük sert söylemleri dikkat çekiyor. Kimi siyasi gözlemciler bu saldırgan üslubun arkasında sadece ideolojik ayrışma değil, kişisel siyasi ikbal hesapları olduğunu öne sürüyor.
“Kılıçdaroğlu’na saldırmak kolay hedef oldu”
Parti kaynaklarına göre, Kılıçdaroğlu’nun aktif görevde olmaması ve yargı sürecindeki pasif pozisyonu, bazı siyasetçiler için eleştirilerin merkezine alınmasına olanak sağladı. Ancak partideki birçok deneyimli isim bu tür saldırıların CHP’ye zarar verdiğini ve seçmende güvensizlik yarattığını savunuyor.
Özellikle sosyal medyada, “ihanet”, “hançer”, “çöküş” gibi kelimelerle tanımlanan eleştiriler, parti kültürü açısından ciddi bir kırılma olarak yorumlanıyor. Mansur Yavaş ise parti içinde sağduyu ve birlik çağrısı yaparak dikkat çeken bir pozisyonda duruyor. Yavaş’ın son açıklamasındaki şu ifadeler öne çıkmıştı:
“Bu süreçte önceki genel başkanımız, mevcut genel başkanımız ve tüm partililerin tek yumruk halinde bir ve bütün durması en büyük arzumdur… Aksi halde ben dahil hiçbirimizin siyaset yapmasının bir anlamı kalmaz.”
Kılıçdaroğlu cephesi sessiz ama takipte
Kılıçdaroğlu’nun ise davaya ilişkin doğrudan bir açıklama yapmaması, ancak kamuoyunda çıkan haberlere ilişkin yakın çevresinden “ilkesel duruş” vurgusu yapılması dikkat çekiyor. CHP kulislerinde, Kılıçdaroğlu’nun olası bir kararla yeniden göreve iade edilse dahi aktif bir siyasal pozisyonu sürdürmektense, “görevi devretmiş bir devlet adamı” refleksiyle davranacağı konuşuluyor.
Ancak bu ihtimalin dahi bazı isimleri “tedirgin ettiği” ve bu yüzden saldırgan söylemlerin artırıldığı ifade ediliyor.
CHP’de yaşanan bu gerilim sadece bir liderlik meselesi değil; partinin geleceğini hangi ilke ve kadrolarla şekillendireceğiyle ilgili. Ancak değişim adına yapılan her çıkış, eğer Kılıçdaroğlu’na yönelmiş kontrolsüz saldırılarla şekillenirse, bu sadece kişisel ikballerin gölgesinde yürüyen bir parçalanma süreci haline dönüşebilir.
Siyaset sahnesinde ilke ve nezaket, kısa vadeli ikbal hesaplarından daha kalıcıdır. CHP’nin seçmeni bunu defalarca göstermiştir.






