SOLMEDYA – Diyanet İşleri Başkanlığı, 1 Ağustos’ta yayımladığı “Hayâ: Allah’ın Emri, Fıtratın Gereği” hutbesinde kadınların giyim özgürlüğünü hedef aldı. 8 Ağustos tarihli “Sılai Rahimle Bereketlenen Tatil” hutbesinde ise lüks ve israf vurgusu yapıldı. Bu ifadeler, başta kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinden tepki gördü.
Ancak Diyanet’in kendi içinde yaşanan skandallar, hutbelerdeki ahlak söylemiyle çelişti. Başkan Ali Erbaş’ın 2025 hac ziyaretinde özel olarak götürülen ütücülerden hizmet alması, hem “israf” eleştirisiyle hem de önceki hutbelerdeki kamu malı hassasiyeti vurgusuyla ters düştü.
Diyanet’in yurtdışındaki kuruluşu Avusturya Türk-İslam Birliği’nde (ATİB) ise “hac, kurban ve cuma bağışlarının eskort kızlar için harcandığı” iddiası ortaya çıktı. ATİB, yaptığı açıklamada iddiaları doğrulayarak sorumluların görevden alındığını duyurdu.
İlahiyatçı-felsefeci Prof. Dr. Şahin Filiz, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Toplumu yanlış ve çarpık dini yorumlarla baskılamak, İslam’ı sorunlara karşı duyarsızlığa alet etmektir. Atatürk’e kendi kurduğu kurumda rahmeti çok gören anlayış değişmedikçe, Diyanet kendini ne kadar hayalı ve ‘giyinik’ gösterse de inandırıcı olamaz” dedi.
CUMHURİYET






