1. Haberler
  2. Gündem
  3. Halil Çivi; Türkiye’de kadın cinayetleri vahşetinin öksüz bıraktığı annesiz çocuklar ve yarattığı ağır psiko-sosyo- ekonomik ve kültürel sorunlar

Halil Çivi; Türkiye’de kadın cinayetleri vahşetinin öksüz bıraktığı annesiz çocuklar ve yarattığı ağır psiko-sosyo- ekonomik ve kültürel sorunlar

Türkiye' de kadın cinayetleri nedeniyle annesiz kalan çocukların yaşamları ve karşılaştıkları temel sorunlar üzerine yeterli, sistematik resmi bilgi eksikliği vardır. Eğer yeterli bilgi varsa da ben ulaşamadım. 

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Prof. Dr. Halil ÇİVİ
İnönü Üniv. İİBF Eski Dekanı

 

Türkiye’ de kadın cinayetleri nedeniyle annesiz kalan çocukların yaşamları ve karşılaştıkları temel sorunlar üzerine yeterli, sistematik resmi bilgi eksikliği vardır. Eğer yeterli bilgi varsa da ben ulaşamadım.

Ancak, “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu” verilerine göre, ülkemizde, 2023’te 318 ve 2024’te 394 kadın cinayeti islenmiştir. Bu cinayetlerden, 2023’te 162 ve 2024’te 210, toplam 372 çocuk annesiz kalmıştır. Yıllardır bu cinayetler artarak sürüyor. Gerekli ve etkili önlemler alınmadığı taktirde süreceğe benziyor.

Ayrıca bu cinayetlerin % 72 kadarı kadınların eşlerince işlendiğine göre, anneler mezara giderken babalar da hapse giriyor. Peki bu çocukları nasıl bir dünya ve nasıl bir gelecek bekliyor? Burada bir duygudaşlık (empati) yapmak gerekir; acaba bu çocukları nelerle karşılaşıyorlar?

A- KONUNUN PSİKOLOJİK – SOYSAL, HUKUKSAL, EKONOMİK
ve KÜLTÜREL YAPISI

Bir kadın cinayeti işlemek salt o kadınının çocuğunu ya da çocuklarını annesiz bırakmak değildir. O çocukların geleceklerini, gelecekle ilgili umutlarını ve gelecek güvencelerini de çalmaktır. O çocukların anne sevgisini ve koruma kalkanını yok etmektir. Çocukları evlerinden, yuvalarından, ailelerinden koparmaktır. Barınma, gelir, eğitim, sağlık vb. sosyo-ekonomik güvencelerini ellerinden almaktır. Mesleksiz ve işsiz kalmalarının kapısını aralamaktır. Ayrıca onları çile, yoksulluk, sıkıntı, ızdırap dolu bir gelecek ve karabasan dolu rüyalara boğmaktır. Ruhlarını  zehirlemek ve derinden  yaralamaktır. Güvensiz ve umutsuz duygu labirentlerinde bir ömür tüketmelerinin kötü tohumlarını ekmektir. (AS: Yaşamın ilk yıllarında anne yoksunluğuözgüven gelişimini çok olumsuz etkiliyor.) 

Annesi cinayete kurban giden çocukların hepsi aynı yaşta, aynı cinsiyette ve aynı aile ve çevre desteği koşullarında değildir. Ancak yine de, ortalama olarak, bu çocukları bekleyen temel sorunları aşağıdaki gibi kümelenip açıklanabilir.

1- Anneleri Cinayete Kurban Giden Çocuklarda Gözlemlenen Psikolojik ve Duygusal Sorunlar

– Derin travmalar ve stres bozuklukları: Olaya ve olayla ilgi haber ve söyleşilere tanıklık etmiş olmanın yarattığı yıkıcı ruhsal gerilimler.
– Annenin mezarda, babanın hapiste olmasının yarattığı hiçlik, kimsesizlik, psikolojik çöküntüler. Çocukla anne arasında en temel bağ olan anne simgesinin yok olması, güven bunalımı. Herkese ve her şeye karşı güvensizlik.
– Kimlik bunalımı: “Ben kimin çocuğuyum? Annesiz – babasız kaldım, herkesin annesi, ailesi var, benim yok..” diye başlayan sorgulamalar.
– Çocuğun, eğer anne katili babası ise babaya ya da katile karşı duyduğu hınç, öfke ve suçluluk krizleri. Annesini katilden koruyamamanın yarattığı çaresizlik… Bunlara bağlı olarak içindeki suçluluk ve saldırganlık tohumlarının yeşermesi.

2~ Söz konusu Çocukların Ailede ve Sosyal Çevrede Karşılaşabileceği
Sosyal Sorunlar

– Ailenin parçalanması. Çocuğun velayetinin kime verileceği konusunda ortaya çıkan yasal sorunlar.
– Yakın aile bireyleri arasında ortaya çıkan tartışma ve çekişmeler. Anne ve baba tarafları arasındaki velayet kavgaları.
– Toplum tarafından kötü damgalanma. Cinayete kurban giden bir annenin çocuğu olma. Annesinin iffetinin tartışma konusu yapılması.
– Cinayet sonrası birden çok çocuk olması durumunda, resmi kurumlarca çeşitli nedenlerle kardeşlerin birbirinden ayrılmak zorunda kalması. Psikolojik yalnızlaşma ve bunalım.

3-   Ekonomik Boyut ya da Ekonomik Sorunlar

– Baba yoksul ve işsizken, çalışan ve gelir getiren bir annenin cinayet kurbanı olması durumunda ortaya çıkan maddi yoksulluk ve yoksunluklar.
– Maddi zorluklar nedeniyle, eğimden kopma ve sağlık hizmetlerinden yararlanamama riski.
– Maddi yetersizlikler ve duygusal çöküntüler, toplumsal damgalanma ve aşağılanma korkusu nedeniyle eğitimi, okulu bırakma…
– Barınılan aile evinin dağılması. Nerede ya da kimlerle yaşayacağının belirsiz olması.

4- Hukuksal ve Kurumsal Sorunlar.

– Velayet sorunu. Anne katili baba ise, çocuğun ya da çocukların velayetinin ivedilikle birisine ya da bir kamu kurumuna devredilmesi.
– Çocuk ya da çocuklar için iyi koruma ve doğru rehberlik eksikliği.
– Bu çocuklara yönelik psikolojik yardım ve travma sağaltım eksikliği.
– Bu çocukları koruyacak olan resmi devlet kurumları arasında eşgüdüm eksiklikleri. Çünkü konu, adalet, hukuk, sosyal güvenlik ve eğitim gibi farklı alanların birbirinden haberli ve eşzamanlı olarak çalışmasını gerektirmektedir.

5 – Uzun Erimli Olarak Ortaya Çıkan Toplumsal Sorunlar

– Toplumdaki şiddet, saldırganlık, zorbalık gibi suç eğilimleri riskinin tetiklenmesi. Şiddet ve cinayet sarmalının bir kısır döngüye dönüşmesi.
– Erginlik (Rüşt) öncesi, erken yaşta evliliklerin artması. Başta kızlar olmak üzere, bu çocuklara karşı cinsel istismarların ortaya çıkması. (AS: Çocuk gelinler, çocuk anneler!)
– Sahipsizlik, yoksulluk ve güvensizlik nedeniyle bu çocukların her türlü sömürüye ve suça yönelmeye hazır duruma gelmesi.
– Bu çocukları kuşatan toplumsal güvensizlik halkalarının birbirini tetiklemesi. Onlar açısından gelecek umudu ve güvencesinin yok olması.
– Bu çocukların belleklerinde ve duygularında biriktirdikleri yoğun umutsuzluklar, çaresizlikler, çözümsüzlükler… ve aşırı korkular nedeniyle ilişkide oldukları kişilerden ya çok korkmaları ya da onlara aşırı bağlanmaları. Onlara kul köle olmaları.

B- ÇÖZÜM YA DA ÇIKIŞ YOLU VAR MIDIR?

Konuya kısa ve uzun erimli olarak bakılabilir. Şurası kesindir: Bu sorun cinayete kurban giden kadınların geride bıraktıkları çocukların sorunlarıdır. Eğer kadın cinayetleri önlenirse bu sorun da olmaz. Sorun kendiliğinden yok olur. Öyleyse kadın cinayetlerinin mutlaka önlenmesi gerekir.

Bu nedenle kadınları, ailesel, sosyo-kültürel, ekonomik, hukuksal, siyasal, yönetsel, eğitimsel… her alanda erkeklerle eşit hak ve hukuka kavuşturmak gerekir. Erkek egemen, feodal, aşiret kültüründen, topluluk olmaktan, eril baskıdan… sıyrılarak, kadın-erkek hak ve toplumsal cinsiyet eşitliğine giden bir toplumsal yapı oluşturmaktır.

Uzun erimli gerçek çözüm budur. Hep birlikte bir anlayış devrimine, çağdaş, özgürlükçü ve bilimsel eğitime, eğitimin değiştirici ve dönüştürücü gücüne ve işlevine gereksinim var.

Kısa erimde ilk yapılacak iş ise 6284 sayılı yasayı en katı ve yasanın ruhuna
en sadık biçimde ödünsüz olarak her aşamada uygulamaktır. Uygulamadan kaldırılan “İstanbul Sözleşmesi“ni yeniden yürürlüğe koymak ve içtenlikle uygulamaktır.

Anneleri cinayet kurbanı gitmiş mağdur çocuklar için de şunlar yapılabilir :

1- Mağdur çocuklara odaklanmış psikolojik travma merkezleri kurmak. Çocuğu ilk cinayet gününde hemen cinayet yerinden uzaklaştırarak, onları bu merkezlerde rehabilite edip (esenlendirip) taşıdıkları örselenme (travma) yükünü hafifletmek.

2- Bu çocuklar için ayrıksız, koşulsuz ve karşılıksız yeterli burs vermek. Eğitim dışında kalmalarını önlemek. Onları mutlaka meslek sahibi yapmak.

3-  Bu çocuklarla ilgili olarak, geniş bir toplumsal farkındalık yaratabilmek için, yazılı ve görsel basında öğretici ve eğitici programlar düzenlemek.

Çocukların kamuoyunda ayıplanması ve etiketlenmesini önlemek.

4- Bu çocuklara sürekli yakın duracak onlara yol ve yön verip destek olacak, mentörler (rehberler) ya da danışmanlar sağlamak.

5- Bu çocuklara mesleklerine göre istihdam (işe yerleştirme) ve gelir olanakları yaratmak. İşe alınmada pozitif ayrımcılık yapmak.

Son Söz                                                  :

Bir devlet bu vb. çocukların annelerini ne denli güvenli yaşatabiliyor; göz yaşlarını ne denli çabuk dindirebiliyor, onları ne denli hızlı ve iyi eğiterek meslek, iş ve gelir sahibi yaparak topluma kazandırabiliyorsa; o ölçüde iyi bir sosyal devlet olacaktır.

Halil Çivi; Türkiye’de kadın cinayetleri vahşetinin öksüz bıraktığı annesiz çocuklar ve yarattığı ağır psiko-sosyo- ekonomik ve kültürel sorunlar
+ - 0
Advert

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin