SOLMEDYA – Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı, parti programında yapılan kapsamlı değişikliklerin ardından ikinci gününde genel başkanlık seçimiyle devam ediyor. Kurultayın en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise, Silivri’de tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun kurultaya gönderdiği mesaj oldu.
İmamoğlu’nun sözleri, salonda yapay zekâ ile oluşturulmuş bir video aracılığıyla delegelere iletildi.
“Bu kurultay seçimlerden önceki son kavşaktır”
Mesajına “Partimizin 39. Kurultayını Silivri zindanından saygıyla, sevgiyle selamlıyorum” diyerek başlayan İmamoğlu, yaklaşan sürecin ağırlığına vurgu yaptı:
“Cumhuriyet Halk Partisi 31 Mart 2024 seçimlerinden birinci parti olarak çıktıktan sonra yaşadıklarımız, Türkiye’nin tarihsel bir eşikte olduğunu gösteriyor. 23 yıldır ülkeyi yönetenler, kaybetmeye mahkûm oldukları iktidarı bırakmaya hazır değil.”
İmamoğlu, 19 Mart 2024’ten bu yana yaşananların, iktidarın demokratik yollardan gerçekleşecek bir iktidar değişimini kabullenmekte zorlandığını ortaya koyduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Türkiye’yi iktidarların demokratik seçimler yoluyla değiştiği bir ülke olmaktan çıkarmaya çalışıyor olabilirler. Böyle bir eşikteyiz. Ama biz her zamankinden daha gür bir sesle ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ demeye devam edeceğiz.”
“Yeni program milletin yolunu açacak”
İmamoğlu, CHP’nin 39. Kurultayı’nın yalnızca parti içi bir süreç olmadığını, Türkiye’nin yakın geleceğini şekillendireceğini ifade etti:
“Bu kurultay, seçimlerden önceki son olağan kurultayımızdır. O nedenle önemi çok büyüktür. Yeni programımız partimize yön verirken, ülkemize de yol gösterecek. Seçeceğimiz yeni yönetimle partimizi güçlendirirken milletin de yolunu açacağız.”
“Bu mücadele bir kişinin değil, Cumhuriyetin ikinci yüzyıl mücadelesidir”
Silivri’den kurultaya hitap eden İmamoğlu, mesajının sonunda mücadele kararlılığını vurguladı:
“Bizim mücadelemiz bir kişinin veya bir makamın mücadelesi değildir. Bu, Cumhuriyetin ikinci yüzyılını demokrasiyle taçlandırma mücadelesidir. Baskı, korkunun değil; değişimin habercisidir. Başaracağız, birlikte başaracağız.”






