Haber: Atilla YÜCEAK
Eski HDP Milletvekili Garo Paylan, Kürt meselesine ilişkin yürütülen diplomasi politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Büyük bir isyan ve hayal kırıklığı içinde konuşan Paylan, yaşananlara dair uyarılarını ulaştırabildiği her platformda dile getirmeye çalıştığını ancak bu çağrıların karşılık bulmadığını söyledi.
“Ne beni dinleyen var ne de arayıp soran” diyen Paylan, gelinen noktayı hem kişisel hem de siyasal açıdan ciddi bir kırılma olarak tanımladı. Kürt hareketinin mevcut durumunu “ciddi bir handikap ve büyük bir hata” olarak nitelendirdi.
“Yüz Binlerce Kürt Kuşatma Altında”
Paylan, özellikle uluslararası kamuoyunun sessizliğine dikkat çekerek bugün yüz binlerce Kürdün kuşatma altında olduğunu vurguladı. Buna rağmen yaşananların küresel ölçekte görünmez kılındığını ifade eden Paylan, şu sözlerle tepki gösterdi:
“Eğer bu tablo Amerika’da bile haber değeri taşımıyorsa, bu çok ciddi bir sorundur.
Yüz binlerce insan kuşatma altındayken dünyanın susması kabul edilemez.”
Paylan’a göre yaşananlar yalnızca bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda uluslararası siyasetin bilinçli bir görmezden gelme pratiğidir.
Avrupa Eleştirisi: “Siyasi Cüce”
Aylardır aynı uyarıları yaptığını dile getiren Paylan, Kürt hareketinin izlediği diplomasi stratejisini de sert sözlerle eleştirdi. Mevcut çabanın yüzde 90’ının Avrupa’ya yönlendirildiğini belirten Paylan, bu yaklaşımın sonuç üretmediğini söyledi.
“Avrupa siyasi bir cücedir.
Maalesef hiçbir etkisi yok.”
Bu sözlerle Avrupa merkezli diplomasi anlayışının Kürt meselesinde etkisiz kaldığını ifade eden Paylan, stratejik bir yön değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
“Ağırlık Washington’a Verilmeli”
Garo Paylan’a göre diplomatik mücadelenin ağırlık merkezi Amerika Birleşik Devletleri olmalıdır. Özellikle Washington’daki medya kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi, ABD Kongresi nezdinde etkin çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Paylan, bu alanda da ciddi bir eksiklik olduğunu söyledi.
“İnanın ben buradayım ama benimle bile kimse iletişime geçmiyor.
‘Bir dakika Garo, sen orada ne yapıyorsun, bizim için ne yapıyorsun?’
diyen dahi olmadı.”
Paylan, bunun yalnızca kişisel bir kırgınlık olmadığını, Kürt hareketi açısından stratejik bir zaaf olduğunu özellikle vurguladı.
Diplomasi Politikaları Yeniden Tartışılıyor
Garo Paylan’ın açıklamaları, Kürt sorununun uluslararası görünürlüğü, izlenen diplomasi politikaları ve küresel güç merkezleriyle kurulan ilişkilerin niteliği konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Paylan’ın sözleri, Kürt meselesinde mevcut diplomasi hattının yeniden ele alınması ve etkili bir uluslararası stratejinin acilen inşa edilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.






