SOLMEDYA – Terör elebaşısı Fetullah Gülen’in 2024’te yaşamını yitirmesinin ardından FETÖ’nün dağıldığı yönündeki iddialar bir kez daha boşa çıktı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın son dönemde bakanlıklar ve TSK içindeki mahrem yapılara yönelik operasyonları, örgütün yeniden yapılandığını ortaya koydu. Gazetemiz Cumhuriyet, FETÖ’nün Gülen sonrası dönemde Necip Fazıl Kısakürek’in İdeologiya kitabında geçen “Baş Yüceler Şûrası” modeline benzer biçimde “Baş Yüceler Konseyi” tarafından yönetildiğini kamuoyuna taşımıştı.
Bu yapının içinde Şerif Ali Tekalan, İlhan İşbilen, Suat Yıldırım, Mehmet Ali Şengül, Erdoğan Tüzün, İsmet Aksoy, Bahattin Karataş, Hüseyin Kara, Ali Bayram, Abdullah Aybaz, İsmail Küçükçelebi ve Ekrem Dumanlı gibi isimlerin yer aldığı biliniyor. Cumhuriyet’in daha önce yayımladığı haberlerde, bu şûranın örgüt adına “takiye” politikasını sürdürdüğü ve farklı cemaatler ile siyasi yapılara sızmayı hedeflediği ortaya konmuştu.
Cumhuriyet’in 24-28 Eylül 2025 tarihleri arasında yayımlanan “Yeni paralel yapılar” yazı dizisinde; FETÖ’nün başta Menzil, İsmailağa, Erenköy ve İskenderpaşa cemaatleri olmak üzere çeşitli İslamcı çevrelere sızma girişimleri gündeme getirilmişti. Bu stratejinin örgüt içi literatürde “hurur” olarak adlandırıldığı ifade edilmişti.
Son günlerde ise örgütün ABD’nin New Jersey eyaleti merkezli yeni bir yapılanmayla farklı bir takiye hattı oluşturduğu dikkat çekti. “Yeni Herkül” adını kullanan bu yapı, ilk olarak “kamuoyuna açık özür mektubu” başlığıyla bir açıklama yayımladı. Kendilerini “Hizmet Hareketi” olarak tanımlayan örgüt mensupları, geçmişteki eylem ve söylemlerin devlete ve toplumsal huzura zarar verdiğini ileri sürerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan ve yurttaşlardan özür dilediklerini duyurdu.
Bu açıklamanın ardından, Zaman gazetesinin eski yazarlarından Ahmet Altan Turan’ın yaşamını yitirmesi üzerine yayımlanan taziye mesajında, örgüt yönetiminde yer alan Ekrem Dumanlı açıkça hedef alındı. Mesajda, “zor zamanlarda kaçmak yerine onuruyla hapis yatan” ifadeleriyle örgüt içi hesaplaşmaya işaret edildi.
Yeni Herkül’ün yayımladığı son bildiride ise dikkat çekici bir çağrı yer aldı. Bildiride, örgütün geçmişteki sorumluluğunun “Âli Heyet” olarak adlandırılan Baş Yüceler Şûrası’na ait olduğu savunularak, hapiste bulunan FETÖ mensuplarının ve Türkiye’de yaşayan örgüt üyelerinin koşullarının iyileştirilmesi için “devletle resmi ve kurumsal görüşmeler” yapılması talep edildi. Yapı, bu yönde bir süreç başlatılması halinde kendisini “askıya alacağını” da duyurdu.
Güvenlik kaynakları ve kulislerdeki değerlendirmelere göre, “Yeni Herkül” çıkışı örgütün yeni bir takiye ve pazarlık arayışına girdiğini gösteriyor. Özür dili ve geçmişi inkâr söylemiyle kamuoyu zemini yoklanırken, asıl hedefin FETÖ’cülerin affı ve infaz rejimi üzerinden yeni bir siyasi-hukuki alan açmak olduğu değerlendiriliyor.






