Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. “Maaşlar vekile gitti” çığlığı: Mürsel Sinan’dan emekli isyanı!

“Maaşlar vekile gitti” çığlığı: Mürsel Sinan’dan emekli isyanı!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Haber: Atilla YÜCEAK

 

 

 

Türkiye’de milyonlarca emeklinin yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verdiği bir dönemde,

halk ozanı Mürsel Sinan sazını eline aldı, sözü yüreğine dayadı ve suskun kalabalıkların sesi oldu.

 

“Maaşlar vekile gitti” dizeleriyle başlayan şiiri, yalnızca bir sanat metni değil; geçim derdiyle kıvranan emeklilerin haykırışı, kırgınlığı ve öfkesidir.

“Bu nice düzendir bu nice ahlak

Milletin hakları vekile gitti…”

Ozanın sözleri bir meydan okuma niteliğinde.

“Asıl biz vekiliz” diyen milyonların iradesine rağmen bütçeden pay alamayan, her zam döneminde biraz daha ezilen emeklilerin dramını ironik ama sert bir dille anlatıyor.

 

“Gariban emekli yine yedin gol” derken hayat pahalılığına, “Bütçenin tamamı vekile gitti” derken adaletsiz gelir dağılımına dikkat çekiyor.

 

Hastane koridorlarından çayıra uzanan bir hüzün!

Şiirde geçen “Emekli şok oldu gitti acilden” dizesi,

ekonomik baskının yalnızca cüzdanı değil sağlığı da vurduğunu anlatıyor.

Çarşıda, pazarda, hastane kuyruğunda; her yerde aynı tablo:

Artan faturalar

Yetişmeyen maaşlar

Bitmeyen zamlar

“Varımız yoğumuz vekile gitti” diyen Sinan, yalnız ekonomik değil, ahlaki bir sorgulama da yapıyor.

 

İroninin en sert hali: “Emeklinin kilosu”

Ozanın ikinci şiiri ise acı tebessümle okunan bir taşlama:

“Ey emeklim sakın kilo almayın”

Sanki maaşlar kiloya göre belirlenecekmiş gibi bir ironi kurarak, emeklinin sofrasındaki eksilmeyi gözler önüne seriyor:

“Bir ekmeği on dilime bölelim

Son maaşı alamadan ölelim…”

Bu dizeler gülümsetmiyor; Boğazı düğümlüyor.

Satır aralarında açlık, yoksunluk ve çaresizlik var.

 

Ünlülük değil, sanatçılık

Mürsel Sinan’ın metinleri, “Ünlü” olma kaygısıyla değil, “Sanatçı” sorumluluğuyla yazılmış eserler.

Ünlülük vitrindir;

Sanatçılık duruştur.

Sinan, rüzgara göre konuşmuyor;

Rüzgara karşı saz çalıyor.

 

Toplumsal yaraya parmak basan her dize,

bir vicdan çağrısı niteliğinde.

Bugün çok isim unutulabilir; Halkın acısını dillendiren gerçek sanatçılar, hafızalarda yer eder.

 

“Hey canım emeklim bağır ha bağır…”

Şiirin son bölümü adeta bir ağıt ve çağrı:

“Hey canım emeklim bağır ha bağır,

seni kim duyar ki kulaklar sağır…”

Bu sözler, milyonların sessiz çığlığına dönüşüyor.

 

Türkiye’de emekliler yalnızca geçim sıkıntısıyla değil, duyulmama duygusuyla da mücadele ediyor. Ve bir halk ozanı, onların yerine konuşuyor.

Mürsel Sinan’ın dizeleri gösteriyor ki; bazen bir saz, bir meclisten daha güçlü olabilir.

 

Bazen bir türkü,

bin rapordan daha fazla gerçeği anlatır.

Ve bazen bir şiir,

bir ülkenin yürek yangınının aynası olur.

 

“Maaşlar vekile gitti” çığlığı: Mürsel Sinan’dan emekli isyanı!
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin