SOLMEDYA – Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik buhranı, art arda gelen askeri uçak kaza kırımlarını ve toplumsal ruh sağlığındaki çöküşü ele almak üzere toplandı. Ancak oturuma, iktidarın gerçek sorunların üzerini örtmek için sık sık başvurduğu “inanç sömürüsü” ve “mağduriyet siyaseti” damga vurdu.
Antidepresan Kullanımı ve Ekonomik Çöküş Yeni Yol Partisi ve İYİ Parti sözcüleri, TÜİK verilerine dayanarak toplumun içine sürüklendiği karamsarlığı rakamlarla ortaya koydu. Antidepresan kullanımının 70 milyon kutuyu aşması ve gençlerin gelecek kaygısı nedeniyle evlenememesi, “aile” vurgusu yapan iktidarın yarattığı toplumsal tahribatın kanıtı olarak sunuldu. Ayrıca, Gürcistan’da ve Balıkesir’de düşen askeri uçakların karakutu süreçlerindeki kapalılık ve et fiyatlarındaki fahiş artışlar, halkın güvenliğinin ve tenceresinin sahipsiz kaldığını bir kez daha gösterdi.
“Okulda Fişleme Mi, Din Eğitimi Mi?” Yurttaşın geçim derdi konuşulurken tartışmanın fitilini, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği ve çocuklardan ibadetlerini fotoğraflayıp belgelemelerini isteyen genelge ateşledi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, 7-8 yaşındaki çocukların “iftara kalktın mı, namaz kıldın mı?” sorularıyla fişlenmesinin pedagojiye ve anayasaya aykırı olduğunu vurguladı. Emir, iktidarın her sıkıştığında 28 Şubat ve laiklik tartışmalarını “temcit pilavı” gibi halkın önüne getirdiğini belirterek, “İktidarınız çöktükçe bu tartışmaları büyüterek haklı çıkamazsınız” dedi.
AKP’den Bildik Savunma: “Laiklik Diyerek Başörtüme Saldırıyorsunuz” Eleştiriler karşısında söz alan AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, somut eleştirilere yanıt vermek yerine konuyu yine “başörtüsü mağduriyetine” çekti. Okullardaki dinsel etkinliklere yönelik eleştirileri, “inanan insanlara hakaret” olarak niteleyen Usta, muhalefeti “laiklik adı altında zulüm yapmakla” suçladı. CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ise “Laiklik denilince sadece başörtüsü mü anlıyorsunuz?” diyerek, tartışmanın çocukların korunması ve eğitim sistemiyle ilgili olduğunun altını çizdi.
İsrail’le Ticaret ve “Meydanlarda Gözyaşı” Eleştirisi Dış politikada ise iktidarın “iki yüzlü” tutumu eleştirilerin hedefindeydi. CHP’li Emir, kürsüden iktidara seslenerek, “Meydanlarda ‘Ey Netanyahu’ diye bağırıp arkada İsrail ile çatır çatır ticaret yapmaya devam ettiniz. Filistin politikası Trump’ın onayına rehin bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.
Editör Notu:
Meclis çatısı altında yaşanan bu tartışma, sadece iki siyasi partinin atışması değil, Türkiye’nin içinden geçtiği “sis perdesi” siyasetinin bir özetidir.
- Gündem Değiştirme Mühendisliği: Halkın ana gündemi olan açlık sınırı altındaki asgari ücret, 70 milyon kutuya ulaşan antidepresan kullanımı ve şüpheli uçak kazaları gibi hayati konular; iktidar tarafından bilinçli bir şekilde “başörtüsü” ve “28 Şubat” parantezine hapsedilmektedir.
- Çocukların Geleceği: Okullardaki “çizelge ve fişleme” uygulamaları, eğitimin bilimsel ve laik niteliğinden koparılarak siyasal birer araca dönüştürüldüğünün kanıtıdır.
- Samimiyet Testi: Meydanlarda Filistin için “gözyaşı” dökülürken, limanlardan İsrail’e giden gemilerin ve ticari anlaşmaların devam etmesi, muhafazakâr tabanın dini hassasiyetlerinin nasıl birer “siyasal sermaye” olarak kullanıldığını açıkça göstermektedir.
Kısacası: Yoksulluk ve adaletsizlik konuşulmasın diye, toplumun en hassas olduğu inanç değerleri birer savunma kalkanı olarak kullanılmaya devam ediyor.






