Haber: Tahir Çalgüner
Anıtkabir’in 1944 yılında başlayıp 1953 yılında tamamlanan 9 yıllık inşa süreci ile Nuri Osmaniye Camii’nin yaklaşık 7 yıllık aşamalı yapım süreci karşılaştırılırken, özellikle “belli zamanlarda malzeme seçimi” ve “aşamalı ilerleme” vurgusu dikkat çekiyor.
Bazı yorumlarda, bu yapıların gökyüzü ile sembolik bir bağ kurduğu, hatta Anıtkabir’in konumunun Sirius yıldızının izdüşümü ile ilişkilendirildiği iddia ediliyor. Aynı çerçevede yapıların yalnızca görünen mimarisiyle değil, “yer altı unsurları” ve “enerji hatları” ile de anlam kazandığı öne sürülüyor.
Öte yandan tarihçiler ve mimarlık uzmanları, bu tür iddiaların bilimsel bir temele dayanmadığını, yapıların planlama ve inşa süreçlerinin arşivlerde açık şekilde yer aldığını belirtiyor. Uzmanlara göre Anıtkabir, dönemin mimari anlayışı ve ulusal anıt geleneği doğrultusunda tasarlanırken; Nuri Osmaniye Camii de klasik Osmanlı mimarisinin modern yorumlarından biri olarak inşa edildi.
Tartışmalar sürerken, kamuoyunda bu tür iddiaların bilgi ile yorum arasındaki çizgiyi yeniden gündeme getirdiği görülüyor.







