Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. VELİ – DER’den: “Kaybolan Çocukluğu ve Eğitim Hakkını Yeniden Kazanalım Çalıştayı

VELİ – DER’den: “Kaybolan Çocukluğu ve Eğitim Hakkını Yeniden Kazanalım Çalıştayı

Çocukların laik, bilimsel, kamusal ve eşit eğitim hakkı için yürüttüğü mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Haber: Atilla YÜCEAK

SOL MEDYA/KOCAELİ

  – VELİ – DER Öğrenci Veli Derneği:

Çocukların laik, bilimsel, kamusal ve eşit eğitim hakkı için yürüttüğü mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

Dernek, 30-31 Ağustos 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği “Kaybolan Çocukluğu ve Eğitim Hakkını Yeniden Kazanalım Çalıştayı”nda, Türkiye’de çocukların eğitim hakkına erişimde yaşadığı sorunları ve eğitim politikalarındaki eksiklikleri kapsamlı bir şekilde ele aldı.

Çalıştay sonrası yapılan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi.

Çalıştay’da belirlediğimiz mücadele programımızın yeni bir basamağını hem kamuoyunun hem de yetkililerin dikkatine sunmak amacıyla “Okul öncesi eğitim ayrıcalık değil, haktır” mottosu ile harekete geçmeyi hedefledik. Bu kapsamda Şubat ayında 18 ilden 1350 veli ve 1120 ilkokul öğretmeni ile yürüttüğümüz saha araştırmamız, okul öncesi eğitimdeki yapısal eşitsizlikleri somut verilerle ortaya koymaktadır. Araştırmamız, çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte okul öncesi eğitim gereksinimi ile ailelerin ekonomik koşulları ve kamusal kapasitenin yetersizliği arasındaki uyumsuzluğu göstermekte; sonuç olarak, çocukların bu haktan eşit ve etkili biçimde yararlanamadığını açıkça ortaya koymaktadır.

 

“Okul Öncesi Eğitim Hakkının” tüm çocuklar için erişilebilir, laik, bilimsel ve kamusal bir hak olarak hayata geçirilmesini mücadele programımızın en önemli basamağı olarak hayata geçirmek ve taleplerimizi görünür kılmak için, Bolu Veli-Der Şubemizin öncülüğünde alanında uzman akademisyenlerin ve velilerin katılımıyla bir çalıştay düzenledik.

Bu çalıştay ve diğer tüm çalışmalarımız aracılığıyla veliler ve öğretmenler arasında dayanışmayı güçlendirerek, çocukların eşit ve nitelikli eğitim hakkı için mücadele ağımızı genişletiyoruz. Çünkü çocukların eğitim hakkı, her bireyin doğuştan kazandığı evrensel bir haktır ve devletin bu hakkı koruma, geliştirme ve eşit biçimde sunma yükümlülüğü vardır.

Mevcut Durum ve Sorunlar!

Türkiye’de okul öncesi eğitim zorunlu değildir. Bu nedenle erişim, kamusal kapasitenin yetersizliği ve ekonomik engeller nedeniyle sınırlıdır. Oysa öğretmenler olarak biliyoruz ki 0-6 yaş dönemi, çocuğun bilişsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimi için kritik bir dönemdir. Ancak yetersiz kamu politikaları nedeniyle milyonlarca çocuk beslenme, sağlık ve eğitim desteklerinden yoksun kalmaktadır. 

 

Türkiye’de toplam 17 bin 640 okul öncesi eğitim kurumu bulunmakta ve özel kurumların payı her geçen gün artmaktadır. Yani okul öncesi eğitimde hem öğrenci sayısı hem kamusal kapasite her geçen gün gerilemektedir. 

Okul öncesi eğitimde öğrencilerin kurum türlerine göre dağılımına bakıldığında, bir önceki yıla kıyasla en keskin değişikliğin resmi anaokulları ile ilköğretim okullarına bağlı resmi anasınıflarında olduğu görülmektedir. Resmi anaokullarındaki öğrenci sayısı, 788 bin 557’den 482 bin 161’e gerileyerek bir önceki yıla kıyasla %38,9 azalmıştır. 

İlköğretim okullarına bağlı anasınıflarındaki öğrenci sayısı ise 598 bin 125’ten 753 bin 982’ye yükselerek 2023-24 eğitim-öğretim yılı verilerine kıyasla %26,1 artmıştır. 

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı 4-6 yaş Kur’an kursları, belediyelerce ve derneklerce açılan kreşlerin yer aldığı kurum türü olan toplum temelli kurumlara kayıtlı öğrenci sayısı ise önceki yıla göre %24,9 artış göstererek 152 bin 983’e yükselmiştir.

 

2023-24 yılında, bir önceki yıla kıyasla öğrenci sayısı ciddi artış gösteren üç kurum türünde ise (3-6 yaş oyun odası kurs programı, çocuk destek eğitimi kurs programı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 191. maddesine göre açılan kurumlar) öğrenci sayıları sert şekilde gerilemiştir. 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu’nun 191. maddesine göre açılan kurumlardaki öğrenci sayısı, 2024- 25 eğitim-öğretim yılında, bir önceki yıla kıyasla %75,8 azalarak 41 bin 462’den 10 bin 43’e, 3-6 yaş oyun odası kurs programındaki öğrenci sayısı %83,8 azalarak 32 bin 921’den 5 bin 336’ya ve çocuk destek eğitimi kurs programındaki öğrenci sayısı ise %74,6 azalarak 7 bin 130’dan bin 810’a gerilemiştir.

 

Kamusal erken çocukluk hizmetleri sınırlı: Binlerce çocuk için belediye kreşleri önemli bir seçenek oluştururken özel kreş ücretleri 25–50 bin lira bandında. 

Tüm bu verilere ek olarak Veli-Der, “Okul Öncesi Eğitim Veli ve Öğretmen Algısı Araştırması”yla, okul öncesi eğitimin hem çocukların gelişimine olan katkısını hem de çocukların bu haklarına erişimde karşılaştıkları engelleri anlamayı amaçlamıştır. 18 ilden 1350 veli ve 1120 ilkokul öğretmeninin katıldığı saha çalışmamızın bulguları şunları göstermektedir:

Velilerin %30’unun okulu haneye yakın değildir; ulaşım ve servis kullanımı çocukların eğitim hakkına erişimini sınırlamaktadır.

 

Aile bütçesine yüklediği maliyet, erişimdeki en büyük engel olarak öne çıkmaktadır. Velilerin %73,6’sı ücretsiz okul öncesi eğitim seçeneklerinin yetersiz olduğunu belirtmiştir.

Velilerin %70,4’ü çocuklarını öncelikle kamu okullarına göndermek istemektedir; ancak mevcut okul sayısı ve kontenjanlar yetersizdir. Bu erişim sorunları açısından iller arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir.

Araştırmaya katılan veliler ve öğretmenler, okul öncesi eğitimin çocuklar üzerinde güçlü ve olumlu gelişimsel etkileri olduğunu aktarmaktadır. Velilerin %96,2’si çocukların öz bakım ve el becerilerinde gelişim gözlemlerken, %88,7’si duygusal düzenlemede ilerleme bildirmiştir. Öğretmenler de okul öncesi eğitim almış çocuklarda dikkat süresinin arttığını, problem çözme ve sosyal becerilerin güçlendiğini, kelime dağarcığı ve kendini ifade etme becerilerinin geliştiğini rapor etmektedir.

 

Bu veriler, okul öncesi eğitimin bireysel tercihlerden ziyade yapısal eşitsizlikler, ekonomik baskılar ve kamusal kapasite eksikliği ile şekillendiğini göstermektedir. Üstelik son dönemde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen politikalarla, eğitimde ideolojik müdahaleler ve dini içeriklerin yaygınlaşması 3-5 yaş grubunda laik ve bilimsel eğitim hakkını tehdit etmektedir.

 

Politika Talepleri!

 

Çocuğun yaşamının ilk yıllarında fiziksel, zihinsel ve sosyal-duygusal gelişimi, büyük ölçüde ailesi ve çevresinden aldığı desteklere bağlıdır. Bu dönemde yeterli ilgi ve uygun uyaranlardan yoksun kalmak, kalıcı gelişimsel kayıplara yol açabilir. Bu nedenle erken çocukluk eğitiminin zorunlu hale getirilmesi, her çocuğun sağlıklı ve eşit bir şekilde gelişebilmesi için hayati öneme sahiptir.

Zorunlu ve parasız okul öncesi eğitim!

 

5 yaş için zorunlu, 3-4 yaş için ücretsiz ve erişilebilir okul öncesi eğitim sağlanmalıdır.

Kamusal kapasite artırılmalı, bütçe ve kaynaklar eşitsizlikleri giderecek biçimde yeniden planlanmalıdır. Nitelikli ve bilimsel eğitim

Okul öncesi zorunlu eğitim kamusal bir hak olarak sadece Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilmelidir. Programlar çocuk merkezli, oyun temelli, çoklu zekaya uygun ve sosyal-duygusal öğrenmeyi destekleyen içeriklerle güçlendirilmelidir.

Öğretmenlerin niteliği artırılmalı, hizmet içi eğitimler güçlendirilmelidir. Özgür ve kapsayıcı eğitim ortamı sağlanmalıdır.

 

Erişilebilir ve güvenli ortam!

 

Anaokulları ve kreşler, tüm çocuklar için güvenli, sağlıklı ve erişilebilir mekânlar olmalıdır. Okul öncesi eğitim kurumları çocuklar için koruyucu ve önleyici çocuk koruma politikalarının merkezinde yer almalı ve vakit kaybetmeden “Okul Sosyal Hizmeti” hayata geçirilmelidir. 

Mahalle bazlı okul öncesi kurumları yaygınlaştırılmalı, mekânsal ve ekonomik engeller ortadan kaldırılmalıdır.

Aile ve toplum katılımı!

 

Erken çocukluk eğitiminde aile katılımı desteklenmeli, özellikle baba katılımı artırılmalıdır.

Bakım verenlerin güçlendirilmesi, mahalle merkezleri ve topluluk temelli yaklaşımlarla mümkün kılınmalıdır.

Laik ve ideolojiden bağımsız eğitim

Okul öncesi eğitim her türlü ideolojik ve dini müdahaleden arındırılmalı; laik eğitim ilkesi korunmalıdır.

Tarikat ve özel yapıların okullarda faaliyet yürütmesi engellenmeli, eğitim yalnızca bilimsel ve pedagojik temellere dayandırılmalıdır.

 

Öğrenci Veli Derneği olarak çağrımız:

Okul öncesi eğitim, çocuğun tüm gelişim alanlarını kapsayan dönüştürücü bir süreçtir. Sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimin temelini atan bu dönem, her çocuğun eşit fırsatlara sahip olmasını sağlayacak kritik bir basamaktır. Kamusal ve eşit erişim sağlanmadığı sürece, eğitim yoluyla kuşaklararası eşitsizlik derinleşerek devam edecek ve toplumun geleceği ciddi şekilde olumsuz etkilenecektir.

Biz Öğrenci Veli Derneği olarak şunu savunuyoruz:

Tüm dünyada zorunlu temel eğitimin parçası olan okul öncesi eğitime referansla; 2021 yılında yapılan 20. Eğitim Şurası tavsiye kararları ve 2023 vizyon belgesinde yer alan okul öncesi 5 yaş için okullaşma oranını % 100’e çıkarma hedefi bir an önce gerçekleştirilmelidir.

Yine 2021 yılında kurum açma kapatma yönetmeliğinde yapılan değişiklikle köylerde okul öncesi kurum açma yönetmeliğinde yapılan ve müjde diye topluma sunulan 10 öğrenci şartının 5’ e düşürülmesi yolundaki değişikliğin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

Her çocuk için zorunlu, parasız, laik ve bilimsel okul öncesi eğitim derhal hayata geçirilsin!

Çocuklarımızın geleceği için; okul öncesi ayrıcalık değil, haktır!

Okul öncesi eğitim, her çocuğun hakkıdır; eşit erişim sağlamak devletin asli görevidir!

Veli-Der olarak “Hiçbir çocuk yalnız bırakılmayacak, hiçbir veli yalnız yürümeyecek” diyoruz. Biz, veliler, öğretmenler ve toplum olarak bu hakkın savunucusu olmaya devam edeceğiz. Laik, bilimsel ve kamusal okul öncesi eğitim hakkı, yalnızca çocukların değil, ülkemizin geleceği için de vazgeçilmez bir önceliktir. Bu hak için mücadele etmek ve her çocuğun potansiyelini gerçekleştirebildiği eşit bir topluma ulaşabilmek en temel sorumluluğumuzdur. Bizim için okul öncesi eğitim, salt bir hazırlık süreci değil; toplumsal adaletin, fırsat eşitliğinin ve çocuk haklarının somut göstergesidir. 

VELİ – DER’den: “Kaybolan Çocukluğu ve Eğitim Hakkını Yeniden Kazanalım Çalıştayı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin