– Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), son dönemde belediyelerine yönelik art arda gelen operasyonlar ve siyasi tartışmaların ardından “ara seçim” formülünü yeniden ve daha güçlü bir şekilde gündeme taşıdı. Parti yönetimi, yaşanan sürecin çözüm adresinin sandık olduğunu vurgulayarak, iktidara “kaçmayın, millet karar versin” çağrısı yaptı.
Anayasa’ya göre ara seçime gidilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) en az 30 milletvekilliğinin boşalması gerekiyor. Halihazırda 8 sandalye boş bulunurken, CHP’nin 22 milletvekilini daha istifa ettirmesi halinde bu sayı yakalanabiliyor. Ancak kritik nokta, bu istifaların Meclis Genel Kurulu tarafından onaylanma zorunluluğu. Meclis çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olması, sürecin önünde ciddi bir siyasi bariyer oluşturuyor.
CHP kulislerinde yalnızca genel ara seçim değil, il bazlı seçim senaryoları da tartışılıyor. Özellikle İstanbul, Bursa ve Antalya gibi belediyelere operasyon yapılan illerde milletvekillerinin istifasıyla yerel düzeyde sandığın kurulması fikri öne çıkıyor. Bu hamleyle iktidara “Bu illerde halkın karşısına çıkın” mesajı verilmesi hedefleniyor.
Öte yandan, Ekrem İmamoğlu’nun milletvekili yapılması üzerinden yeni bir siyasi yol açılabileceği iddiaları da yeniden gündeme geldi. Daha önce Tunceli üzerinden tartışılan bu senaryonun, mevcut siyasi ve hukuki gelişmeler ışığında tekrar değerlendirildiği belirtiliyor. Ancak geçmişte Can Atalay örneğinde olduğu gibi, milletvekilliğinin tek başına özgürlük sağlamayabileceği yönündeki tartışmalar da sürüyor.
CHP kurmayları, yaşanan süreci yalnızca bir seçim tartışması olarak değil, “demokrasi ve hukuk mücadelesi” olarak tanımlıyor. Parti kaynakları, iktidarın yargı üzerinden siyaseti şekillendirdiğini savunarak, “dizayn edilmiş bir muhalefetle seçim yapılmasının anlamı olmayacağını” dile getiriyor.
CHP yönetimi ise tüm bu tartışmaların ötesinde temel hedefin net olduğunu vurguluyor: Sandığın korunması ve halkın karar verme hakkının işletilmesi. Parti, ara seçim çağrısının aynı zamanda kamuoyuna bir mesaj olduğunu belirterek, “Kim sandıktan kaçıyor, kim istiyor millet görecek” görüşünü öne çıkarıyor.
Anayasal takvime göre ise Türkiye’de ara seçim yapılabilmesi için son tarih 2027 Nisan olarak öne çıkıyor. Bu süreçte atılacak adımlar, yalnızca Meclis aritmetiğini değil, Türkiye siyasetinin yönünü de belirleyecek nitelikte görülüyor.
#CHP #AraSeçim #Siyaset #TBMM #Ekremİmamoğlu #Demokrasi #Seçim #Türkiye #Hukuk #Gündem
Editör Notu:
CHP’nin ara seçim çıkışı, mevcut siyasi gerilimin sandık üzerinden çözülmesi gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ancak Meclis çoğunluğu ve yargı-siyaset ilişkisi gibi başlıklar, Türkiye’de demokratik mekanizmaların ne ölçüde işler olduğu sorusunu da beraberinde getiriyor. Tartışmanın özü, yalnızca bir seçim değil; halk iradesinin ne kadar belirleyici olacağı meselesidir.






