Alper AKÇAM
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yılmaz Kömürcü’ye Ve Ölçek Köyüne Selam…

Yılmaz Kömürcü’ye Ve Ölçek Köyüne Selam…

Benim Ölçek köyü ve köylüleriyle olan ilişkim, halka bakış açımın, halk karşısındaki aydın konumlanması konusundaki görüşlerimin da tam odağında yer alır. Ne abartacağım, ne de bir öngörüyle yaklaşacağım.

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

Benim yazılarıma, paylaşımlarıma fotoğraflarıyla katılır Yılmaz Kömürcü; bir de memleketten gönderdiği yorumlarla. Merak edenler olmuş kim olduğunu; buyursunlar görsünler…

Yılmaz Kömürcü, benim köylümdür. “Geçmiş Bir Zamandı”nın, “Doğruluk Pazarı”nın halk kahramanı (yattığı toprak incitmesin) Koço Kömürcü’nün de yeğeni.

Benim Ölçek köyü ve köylüleriyle olan ilişkim, halka bakış açımın, halk karşısındaki aydın konumlanması konusundaki görüşlerimin da tam odağında yer alır. Ne abartacağım, ne de bir öngörüyle yaklaşacağım. Ömür boyu olmaya çalıştığım gibi, köylülerim karşısında özü sözü bir, onlardan kopmamış, insana ve emeğe değer veren, bildiğince yol gösteren, gösterdiği yolda da onlarla birlikte yürüyen bir aydın olarak yaşamaya özen gösterdim.

1976 yılında yapılan bir orman kesimine karşı mücadele ederken, bizim köyün kesime karşı olma kararı aldığını öğrenen resmi yetkililer ve onların ihale verdiği kesimciler, taşımacılar komşu köy Beyrehatun’dan iki kamyon işçi ayarlamışlar ve onları Tulumba mezrasındaki orman binasında karşılayıp ormana götürmek üzere bir jandarma müfrezesi görevlendirmişlerdi. O sabah, ben ve aralarında Koço Kömürcü’nün de olduğu on altı Ölçek köylüsü olarak oraya gitmiş ve jandarma tehditlerine, dipçik göstermelerine rağmen onlarla konuşmayı başarmıştık. Beyrehatun muhtarı da köylüleri adına “Ölçeklinin olmadığı yerde kesime giden Beyrehatunlu şerefsizdir!” diyerek kamyonları çevirmiş, köylerine geri dönmüşlerdi. İlk romanım olan Geçmiş Bir Zamandı, benim devrimci genç bir hekim olarak köylüm karşısındaki duygularımı da açıkça ortaya koyar.

Beni “derdin alam ola”, “kadaların alam” diye karşılayan ve kucaklayan, etekleri süt kokuyu neneler, bibiler, cicalar, köyün ortasına Ardahan Kaymakamının da bir bölük jandarmayla birlikte gelip beni tehdit etmeye çalıştığı gün, aralarında Kor Kerim’in de (Kerim Çakmak) bulunduğu yiğit köylülerimle birlikte omuz omuza durup beni savunmuşlardı.

O günün üzerinden çok zamanlar geçti, Ölçek köyünün ortasından akan “köy çayı”ndan çok sular aktı. Dursun Akçam’ın sonsuzluğa uğurlanışından sonra orman için yer istendiğinde  “komüniste verecek yerimiz yok” diye edilen sözler de çıktı o köyden, seçim zamanları dağıtılan gizli paralardan alıp, bir çıkar sağlayıp “Dursun Akçam’ın ne hayrı varmış bu köye?” diyenler de… Kültürevi yapıldıktan sonra, “bunların gizli bir çuval parası var” biçiminde yayılan dedikodular da… Akçam ailesi olarak tamama yakını emekli aylığıyla geçinen, günümüz koşullarında mal varlığı ortanın da altında yer alan bireyleriz.

Özellikle 12 Eylül darbesi sonrası aralarında bulunamadığımız, ülke genelinde oluşan yozlaşmanın bir parçası olarak kimi konularda değişen köylülerin arkamızdan söylediklerine, bugün de devam eden kimi dedikodulara hiç aldırmadım. Bildiğim yolda yürüyen bir aydın oldum.

Benim yazdığım yazılardan sonra, Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı’nın hazırladığı bir kamyon deprem yardımını kendi kullandığı kamyonla Adıyaman’a götüren, Vakfımızın da üyesi Servet Sarıçam, köyle Ardahan arasındaki yola atılmış çöpleri de kendi elleriyle kamyonuna topladı, götürüp attı. Gidin bakın, eskisi gibi kirli, naylon ve kutu artıklarıyla kaplı değil o yol. Köylülerimiz de artık daha dikkatli. Bugünlerde eş dost ziyareti ve rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’a gitmiş eşi Devrim’le ilişkisinde de örnek ve demokrat bir Ölçekli olan Servet, şu anda kırka yakın büyükbaş hayvana tek başına bakıyor, doğuran ineklerle, doğan danalarla ilgileniyor. Bir türlü kendini toparlayıp tüzüğünü de hazırladığımız Ölçek Köyü Dayanışma Derneği’ni yaşama geçiremedi.

Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı’nın otuzun üstünde üyesi Ölçek Köyü’ndendir. Aramızdan ayrılmış köyümüzün devrimci öğretmeni Ahmet Çakmak’ın eşi Saltanat Çakmak öğretmenimizden, Kor Kerim’in biri Fransa’daki iki oğluna (Nuri İstanbul temsilcimiz),  önceki dönem muhtarlarımızdan Metin Sarıçam’a, Özay Sarıçam’a, Turgut, Tuncay, Turgay Şentürk’ten kendisi de benim ömürlük yoldaşım bibimoğlu İlimdar’a, Hafiz kardeşimin kızı Zeynep’e, vefalı mücadele insanı Cevdet Şentürk’ün çocukları Derya, Murat, Gökhan’a kadar, Şentürkler çoğunluk oluşturur. Kendi başına “Yazar Alper Akçam Ve Dursun Akçam Kültür Ve Sanat Vakfı Grubu”nu kurup binlerce üye toplayan bibimoğlu Metin’e (çınar büyüklerim Adalet bibim ve eşi Cemal Eniştemiz’e), Aslan Dursun ve diğer yakınlarına, daha birçok üyemiz var ve etkinliklerimizde yer alırlar.

Aramızda hiçbir çıkar ilişkisi yoktur. Tüm Ölçek köylülerine dünyanın en değerli, en içten selamı olsun. Dursun Akçam Vakfı’na üye olanlara da olmayanlara da…

Kimse de benim yanımda dünyadaki ve ülkemizdeki olumsuz gelişmelerden ötürü halkımızı, milletimizi suçlamasın, aydınlarımız önce kendine baksın…

Yılmaz Kömürcü’den ve Ölçek köylülerinden, bütün güzel insanlara, dostlara bir günaydın sesi olsun bu sabah…

Gününüz aydın olsun…

29 Ocak 2026, Alper Akçam (Not: Bugün Ankara Çiğdem Mahallesi Çankaya Belediyesi Emekliler Evi’nde dostlarla söyleşi ve imza için buluşacağız)

29 OCAK.jpg

Yılmaz Kömürcü’ye Ve Ölçek Köyüne Selam…
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin