Atilla YÜCEAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Emperyalizmin Bedelini Kim Ödeyecek?

Emperyalizmin Bedelini Kim Ödeyecek?

Emperyalizmin çıkarları uğruna ödenen bedelleri kim üstlenecek?

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Emperyalizmin çıkarları uğruna ödenen bedelleri kim üstlenecek?

Haklıdan yana değil, güçlüden yana saf tutanlar  ilkesizdir. Güç merkezi değiştikçe yön değiştiren bu anlayış, döne döne sonunda bir teslimiyete  dönüşür. Ortadoğu’nun yakın tarihi bunun sayısız örneğiyle doludur.

Bugün Halep’te yaşanan yeni katliamlar, tam da bu yanlış hesapların, kör ittifakların ve halktan kopuk siyasal aklın sonucudur. Kafa kesen siyasal İslamcı çeteler “ümmet kardeşliği” masallarıyla meşrulaştırılırken, Ortadoğu bir kez daha kan gölüne çevrilmiştir. “Körle yatan şaşı kalkar” sözü, bölgede acı bir gerçek olarak yeniden karşımıza çıkmaktadır.

Peki soralım:
Kürdün canı bu kadar mı ucuz?

Daha önce Türkiye’de “hendek süreci” adı altında yaşanan siyasal ve toplumsal yıkımın aktörleri, bugün Halep’te yaşananların sorumluluğundan nasıl kaçacaktır?

Halep’te yaşananlar, ister istemez Türkiye’deki hendek sürecini hatırlatıyor. Her iki örnekte de siyasal hedeflerle sahadaki askeri ve toplumsal gerçeklik arasındaki derin uçurum bilinçli biçimde görmezden gelindi. Strateji; güç dengeleri, toplumsal sonuçlar ve bölgesel gerçeklik hesaba katılmadan belirlendi.

Sonuç değişmedi:
Bedeli karar vericiler değil, siviller ödedi.

Halep’te yerle bir olan yalnızca iki mahalle değildir. Asıl yıkım; siyasal aklın rasyonel zeminden kopması, halka karşı dürüstlük ilkesinin terk edilmesi ve sorumluluk duygusunun aşınmasıdır.

Toplum adına hareket ettiğini iddia eden yapıların, toplumu koruyamaması hatta onu daha büyük bir felaketin içine sürüklemesi, derin bir meşruiyet krizine işaret etmektedir. Uzun süredir yaşanan tam da budur: Siyasetin, halkın yaşam hakkını önceleyen bir anlayış yerine; sembolik kazanımlar, hamasi söylemler ve kısa vadeli hesaplar üzerinden yürütülmesi.

Bu anlayış değişmediği sürece, kayıplar yalnızca coğrafya değiştirir; acı aynı kalır.

O dönem “Devletin bu kadar üzerimize geleceğini hesaplayamadık” diyerek özeleştiri dahi yapmaktan kaçınanların, bugün benzer hataları tekrarlaması daha ağır sonuçlar doğurmuyor mu?

Selahattin Demirtaş’ın ve HDP’nin siyasal alanda etkisizleştirilmesiyle sonuçlanan süreçten hiçbir ders çıkarılmadığı gibi; emperyal güçlerin ve bölgesel oligarşik işbirlikçilerinin vaatlerine bel bağlayan çizgi, bölge halklarını bir kez daha savunmasız bırakmıştır. Nitekim SDG liderinin “Amerika ve İsrail bize verdikleri sözü tutmadılar” itirafı, bu gerçeği tokat gibi ortaya koymaktadır.

Halep’te yaşananlar yalnızca askeri ya da diplomatik bir başarısızlık değildir. Bu tablo; yanlış ittifakların, kör güvenin ve halktan kopuk siyasetlerin kaçınılmaz sonucudur.

Bugün asıl soru şudur:
Bu tabloyu topluma nasıl açıklayacaksınız?

Bir gün ümmetçi, bir gün Alevici, bir gün Kürtçü postuna bürünüp siyaset yapan; elli türlü sosla sunulmuş ama bir türlü sosyalist olamamış, tuzu kuru oportünistlerin söylemleri ne Kürt halkında ne de Türkiye toplumunda karşılık bulmaktadır.

Ve hâlâ yanıtlanması gereken temel soru ortadadır:

Emperyalizmin çıkarları uğruna ödenen bedelleri kim üstlenecek?

Bu soruya verilecek yanıt, yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini de belirleyecektir.

 

 

Emperyalizmin Bedelini Kim Ödeyecek?
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin