Selim ilçesine bağlı Başköy köyü, bugün sıradan bir Anadolu yerleşimi gibi görünse de, 111 yıl önce Allahuekber Dağları’nın eteğinde tarihin en ağır insanlık dramlarından birine tanıklık etti. Bu topraklar, 1914 kışında Sarıkamış Harekâtı sırasında, on binlerce Mehmetçiğin kurşun atmadan, düşmanla çarpışmadan; soğuğa, açlığa ve imkânsızlığa yenik düşerek şehit olduğu büyük felaketin sessiz şahididir.
Allahuekber Dağları yalnızca bir coğrafya değil; Başköy’ün belleğidir, Selim’in vicdanıdır.
Başköy’ün Sessiz Tanıklığı
Başköy’ün yaylaları, patikaları ve dağ etekleri, o günlerde Mehmetçiğin geçtiği güzergâhlardandı. Genç askerler, dizlerine kadar kara bata çıka ilerlerken, bu dağlar onları bağrına bastı; ama aynı zamanda mezarları oldu. Köy halkı, yıllar boyunca karlar eridiğinde ortaya çıkan künyeleri, postalları ve kemikleri görerek büyüdü.
Bu nedenle Allahuekber faciası, Başköy için sadece bir tarih değildir;
nesilden nesile aktarılan bir acıdır.
Anma: Unutmadık, Unutturmayacağız
Bugün burada, Başköy’de, Allahuekber Dağları’na bakarken şunu haykırıyoruz:
Bu topraklarda yatanlar birer rakam değildir.
Onlar, analarının duasıyla yola çıkan, cephe yüzü görmeden şehit düşen çocuklardır.
111 yıl önce Selim ve Sarıkamış sınırları içinde, Allahuekber Dağları’nda koyun koyuna yatan 90 bin Mehmetçik, bu vatanın bedelinin ne kadar ağır ödendiğini bizlere göstermiştir.
Onları anmak, sadece bir tören değil;
tarihsel bir sorumluluktur.
Allahuekber Dağları Sarıkamış’tan İbaret Değildir
Bugün Allahuekber Şehitleri anılırken, çoğu zaman yalnızca Sarıkamış adı öne çıkarılır. Oysa bu felaketin coğrafi ve tarihsel merkezlerinden biri de Selim ilçesi ve Başköy’dür.
Başköy’ün sırtını dayadığı Allahuekber Dağları, binlerce askerin son nefesini verdiği yerdir. Bu gerçeği görmezden gelmek, tarihin bir bölümünü kar altında bırakmaktır.
Eğer bu ülke geçmişiyle yüzleşecekse,
eğer şehitlerine hakkıyla sahip çıkacaksa,
Başköy’ün adı da Allahuekber anlatılarında yerini almalıdır.
Son Söz
Başköy’den Allahuekber Dağları’na baktığımızda gördüğümüz şey yalnızca karla kaplı zirveler değildir. Orada bir neslin donmuş nefesi, bir milletin ödenmiş bedeli vardır.
Allahuekber Şehitleri’ni rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyoruz.
Ve bir kez daha söylüyoruz:
Unutmadık, unutturmayacağız.



