Cemil DEVECİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Türk Devrimi

Türk Devrimi

Türk Ordusunun önünden kaçarak ve geçtiği yerleri yakıp yıkarak İzmir’e, denize ulaşabilen Yunan askerleri bulabildikleri araçlarla kendilerini adalara atmaya çalışıyorlardı.

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Türk Ordusunun önünden kaçarak ve geçtiği yerleri yakıp yıkarak İzmir’e, denize ulaşabilen Yunan askerleri bulabildikleri araçlarla kendilerini adalara atmaya çalışıyorlardı.

Limanda bulunan İngiliz gemilerine binmek isteyen yunan askerleri, gemilere alınmıyor; binmekte ısrar edip kayalıklarda gemilere yaklaşanlar denize atılıyor. Hatta gemilere hücum eden kalabalığa karşı gemilerden ateş açılıyor.

 

Yunan ordusunu teşvik edip İzmir’e çıkartan İngilizler, şimdi onları kaderlerine terk ediyordu. Yerli Rum kayıkçılar da soydaşlarından aşırı ücretler istiyordu.

Huylu huyundan vazgeçmemiş; ABD’nin özellikle Ortadoğu’da kullanışlı aparatların birini alıp, birini bıraktığı bu günlerde tarihten bir sayfanın hatırlanmasında fayda umuyorum. Aradan yüz yıl geçmesine karşın ders alınmış görünmüyor da…

 

Şimdi diğer sayfaya geçiyorum: Anadolu’yu işgale kalkışan, işgal ettiği her yeri yakıp yıkan Yunan Ordusunun esir düşen generalleri Türk Baş komutanı tarafından ağırlanıp, teselli ediliyordu. Ve hatta Mustafa Kemal, İzmir’e geldiğinde kalacağı evin kapısında kendisini karşılayanlar merdivenlere Yunan Bayrağı sermişler, Yunan kıralı Konstantin’de bu evde kaldı bu merdivenleri Türk Bayrağını çiğneyerek odasına çıktı; biz de onların bayrağını merdivenlere serdik diyenlere; Mustafa Kemal; ‘Hata etmiş, ben bu hatayı tekrar edemem Bayrak, ulusunun şerefidir. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez. Kaldırınız’ diyerek Yunan Bayrağını kaldırtmıştır.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Anzak Analarına mektubunu da hatırlatarak, sonuca gelmek istiyorum.

‘Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.

 

Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır’.

 

Türk Devriminin önderi, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ diyerek önce ülkesini işgal eden Yunanistan olmak üzere sınırlarındaki tüm ülkelerle Barış Antlaşmaları imzlalamıştır.

 

Özgür, bağımsız ve barış içinde yaşamak isteğiyle büyük bedeller ödenerek kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetinin bir benzeri yoktur.

 

Büyük Meydan Savaşından sonra çevreyi gezen Mustafa Kemal Paşa gördüklerine; ‘ Bu manzara insanlık için utanç vericidir. Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz. Sorumluluk bize ait değildir’, demiştir. Ve savaşın ancak ve ancak vatan savunması için yapılacağının da altını çizmiştir.

 

O Ulusal Kurtuluş savaşıdır ki, İtilaf devletlerinin desteği ve azmettirmesiyle Yunan Ordusu İzmir, Aydın, Manisa ve  Anadolu içlerine doğru işgale başlamış, İstanbul ve Anadolu’nun dört bir yanı itilaf devletleri tarafından işgal edilmiş; Kuvayi Milliyeciler, Müdafai Hukuk Cemiyeti çatısı altında Mustafa Kemal Paşa’nın öncülüğünde, kadın/erkek-Genç/yaşlı  özgürlük mücadelesi verirken bir yandan da 11.Mayıs 1919- 21 Kasım 1923 tarihleri arasında İtilaf Devletleri ve Osmanlı Sarayı destekli ülkenin değişik yerlerinde 40 ayaklanma/isyan ile mücadele etmişlerdir.

Ulusal Kurtuluş savaşının bir benzeri olmadığı gibi Türk Devriminin de bir benzeri yoktur.

 

Cumhuriyet tarihimizin altın sayfalarından seçtiğim bu satırların belleklere kazınması, yüreklerde hissedilmesi gereken günlerden geçiyoruz. Hatırlatayım istedim…

 

 

 

Türk Devrimi
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin