Özgür KARAKAYA
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3.       Kutuplaşma

      Kutuplaşma

Sözlüğümüze göre:  Kutuplaşma ‘birbirine karşıt gruplara ayrılmak’ demektir.

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Sözlüğümüze göre:  Kutuplaşma ‘birbirine karşıt gruplara ayrılmak’ demektir.  İki karşıt uçta yoğunlaşmadır.  Fikir, düşünce, nesnelerin zıt yönde hareket ederek uzaklaşmasıdır. Kutuplaşma, bir itiştir,  mıknatıs  görevi  görür.  Negatif iyonların yüklenmesini getirir insana.   Elde kalan iki uçtur.  Bu uçlar arasında sınır katıdır. Birinden diğerine geçiş olanaksızdır.  ‘Kireçlenmeye benzeyen bir durum ortaya çıkar. Ve  insanların birbirinden kopmasıdır.  Öteye itilmesidir.

Bitmek  bilmeyen bir tehdit algılaması üzerine kurulu,  sürekli yok edilme korkusu yaşayan  görüş  yer alır.  Mesela, iki inatçı koçun çarpışmak üzere birbirinden uzaklaşması, kutuplaşmaya verilebilecek en güzel örneklerdendir.  İki koç, birbirinden öyle uzaklaşırlar ki, zannedilir ki  birbirlerine küstüler ve gidiyorlar,  hâlbuki yalnızca birbirlerine yapacakları vuruşun şiddetini artırmak için birbirlerinden uzaklaşmaktadırlar.

Tarih boyunca da  kutuplaşmalar her daim yaşanmıştır.  Siyasi, etnik, dini, mezhepsel, gelir eşitsizliği, ekonomik ve toplumsal koşullar, eğitim düzeyini de  kapsar.   Ortaklaşma zemininden uzaklaşmayı ve zihinsel olarak ayrışmayı içeren bir kavram olarak da  karşımıza çıkmaktadır.

Diğer insanlara yani karşıt durumda olanlara güvenmemek onlardan zarar geleceğine inanmak duygusu yer alır.  Bir öteki yaratarak, polemiklerle toplumu ayrıştırmaktır. Seçmenin korkularla elde tutulması ve tarafın belirlenmesidir.  Kendi varlığını koruyabilmek için karşı tarafı kötüleştiren, empati duygusunu kemiren bir olgudur.

Toplumda yarılmayı çatışma iklimini getirerek dili yüreği de esir almaktadır.  Baskıyı da beraberinde getirir. Kutuplaşma her doğruyu kendi tarafında,  her yanlışı da karşı tarafta aramaya zorlamaktadır.  Bu süreçte  insanların kendi kuytusuna çekilmesi  vardır. Gerilimi, kaosu, karmaşayı, belirsizliği  kapsamaktadır.  Ne o liderin ne de diğer liderin söylemleri karşı tarafa ulaşmaz.  Resmin bütünü görülmez.  Mağduriyetlerden ötürü kendisini üstün görme yer alır.

Yabancılara karşı da olumsuz görüşleri de güçlendirir.  Aynı zamanda toplumda azınlıklar, mülteciler ve diğer marjinalize gruplara yönelik tahammülsüzlüğü de   getirir.    Uygun olmayan ajitasyon dilini ortaya çıkarır .  Süreçleri anlamak, eleştiriyi doğru yerden kurmaya çalışma yer almaz.

Önceden var olan önyargılar, kalıplar ve klişeler pekişerek, yenileri de eklenmektedir. Yüzeysel konuşmalar da yapılarak, genelleyerek ,  istisnaları örnek gösterilir.  Akıldan uzaklaşarak  güdülerle davranılmasıdır.   Yönlendirilmeye açık olma durumudur.

Taraflar arasında sosyal mesafe,  hoşgörüsüzlük, ahlaki üstünlükte yer almaktadır. Bizden olanlar ve olmayanların söylemini de içine alır.  Hangi tarafa yarar, hangi tarafa zarar verir?  soruları ön plana çıkar. Eğer bizdense ihalelere fesat  karıştırabilir, yolsuzluk yapabilir, rüşvet  de  alabiliri getirir.

Fakat bizden olmayanların iyi bir şey yapamaz anlayışı  da yer alır.  Çünkü kutuplaşmış ortamlarda her olay iki grup arasında bir rekabet aracı haline gelmektedir.  Kanaat önderleri pozisyonlarını belirledikten sonra diğerleri de aynı tavrı benimsemektedirler.

Mantık, liyakat gibi kavramlar yer almaz.  Çözüm kendi kutbunun liderinde aranmaktadır.  Kutuplaşma yargıya olan güveni de etkilemektedir.  Medyadaki çeşitliliğin kaybolmasını getirmektedir.  Demokrasinin temel dayanağı olan ve kontrolü ve dengeyi sağlayan kurumlar da  hoş karşılanmaz.

Kutuplaştırıcı siyaset, siyaseti  kazan-kaybet temelinde yapılandırır.  Ortak ‘’biz’’e ulaşmayı zorlaştırarak,  bir yere  varılmamayı getirir.  Gerçek toplumsal hayatta beraber kazanmak mümkündür.

Kutuplaşmaya karşı yapılması gerekenler:  Taraflar arasında diyalog yaratılmalıdır. Geçmişle yüzleşmek çok önemli bir yol açmadır.  Farklılıklar birbiriyle temas halinde olmalıdır.  Şiddet dili yüksek perdeden ve ‘ama’sız reddedilmelidir.

Kutuplaşmayla değil dayanışmayla hareket edilmelidir.  İnsanların amacı çalıştıkları yerde,  aile de , arkadaş ortamında, ortak yarar mutluluk yaratacak düşünceler ve ilişkiler geliştirilmelidir. Sanat etkinliklerine önem verilmelidir.

Hak ve özgürlüklere çoğulcu yaklaşan, özgürlüğe ötekine karşı sorumluluk ilkesiyle bakabilen,  özgürlüğün ve sınırlarının hukuken güvence altına alınan  bir görüşle yaklaşılmalıdır.  Ötekileştirmenin önüne geçilmelidir.

Kutuplaşma yerine ortak çıkarları görerek hareket edilmelidir.  Ortak çıkarları geliştirerek ulusal huzuru, toplumların mutluluğunu artırmalıdır.  Kolektif bilinç tüme yayılmalıdır. Ortak dünyalar inşa edilmelidir.

 

Empati yapabilme, tartışma, müzakere önemsenmelidir.  Toplumda bize aykırı düşünce, duygu ve davranışların bulunması yanlış ve tehlikeli değil,  faydalı ve gereklidir. Gökkuşağının tüm renklerinin bir arada olması gibidir.  Sosyal bütünleşmeyi gerçekleştirerek   tam anlamıyla demokrasi kültürü yerleşmelidir…

 

Özgür Karakaya

ozgur694@hotmail.com

      Kutuplaşma
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin