koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana …
…
Terörü desteklemek, ölümü kutsamak değil niyetimiz. Dediğimiz şu, bu ölümleri durdurabilir, bu topraklara bu kin ve nefret tohumlarımın ekilmesini engelleyebiliriz. Türkü söylediler diye, savunmanın tarafı oldular diye, size ters bir dünya görüşünün savunucuları diye, abartılı, hukuksal olarak bile kabul edilemez olduğu aşikar kararlara tepkilerine, bedenlerini ölüme yatırmalarına sessiz kalınamaz…
Hukuk herkes için var, adalet herkes için var. Bir çadır devleti kafası ile değil, çağdaş-demokratik normlara sahip bir hukuk anlayışı ve yaklaşımı ile yönetilmelidir devlet.
Bize gelince, dünya görüşünün odağına insanı, insanın yaşatılmasını, barışı eşitliği özgürlüğü koyan insanlar olarak bu manzaralar vicdanımızı sızlatıyor . Bir hayvanın ölmesi kadar, bir insanın göz göre göre ölmesinin vicdanlarda karşılık bulmamasını aklımız almıyor.
Yaşam felsefemizin temelini oluşturan Hasan Hüseyin Korkmazgil’in yukarıdaki şiirinin devamındaki gibi düşmanımıza bile öl demiyoruz!
..
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni






