Haber: Atilla Yüceak – Sol Medya
Vedat Küçük: “Türkiye bir asgari ücretliler ülkesi haline geldi”
DİSK Kocaeli Bölge Temsilcisi ve Genel-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Vedat Küçük, Sol Medya’ya yaptığı açıklamada ekonomik kriz, enflasyon ve asgari ücrette yaşanan adaletsizlikleri değerlendirdi. Küçük, Türkiye’nin bir asgari ücret ülkesine dönüştüğünü belirterek, “İşçiler ve emekçiler olarak bu koşullarda yaşamak istemiyoruz!” dedi.
“Asgari Ücret Kuşa Döndü”
2025 yılı için belirlenen asgari ücretin yüksek enflasyon karşısında eridiğini vurgulayan Vedat Küçük, şu ifadeleri kullandı:
“2025 yılı asgari ücreti kuşa döndü. Yüksek enflasyon, işçilerin alım gücünü iyice düşürdü. İşsizliğin ve pahalılığın yoğunlaştığı bir dönemde, emekçiler her geçen gün daha da zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Yılda yalnızca bir kez yapılan asgari ücret artışı, bu ortamda kabul edilemez. Enflasyon farkı acilen gündeme alınmalıdır.”
“Türkiye Asgari Ücretliler Ülkesi Oldu”
Vedat Küçük, Türkiye’de asgari ücretin sembolik olmaktan çıkıp ortalama ücret haline geldiğine dikkat çekti:
“Asgari ücret, işçi sınıfının yalnızca küçük ve istisnai bir kesimini kapsaması gerekirken, bugün Türkiye’de özel sektörde çalışanların yüzde 50’si asgari ücret ya da ona çok yakın ücretlerle çalışmaktadır. Her üç işçiden ikisi, asgari ücretin yüzde 20 fazlası ya da altında ücret almaktadır. Kadın işçilerde bu oran daha da yüksektir.”
DİSK-AR’ın araştırmalarına ve Merkez Bankası raporlarına da atıfta bulunan Küçük, asgari ücretin ortalamaya dönüşmesinin bilimsel olarak da doğrulandığını söyledi.
“Ücretler Baskılanıyor, Yoksulluk Derinleşiyor”
Ücretlerin bilinçli olarak baskılandığını ifade eden Küçük, bu politikaların tüm toplumu yoksullaştırdığını belirtti:
“Ülkeyi yönetenler, hepimizi yoksullukta eşitleyen politikalar izliyor. İşçisi, emekçisi, emeklisi; herkes asgari yaşam koşullarına mahkûm ediliyor. Oysa asgari ücret, dünyanın pek çok ülkesinde sembolik bir düzeydeyken, bizde ortalamaya dönüşmüş durumda. Türkiye işçi sınıfı bunu hak etmiyor.”
“Çözüm: Sendikalaşma ve Toplu Sözleşme Hakkı”
Asgari ücretin toplumda bu denli hayati bir mesele haline gelmesinin, sendikal hakların zayıf olmasından kaynaklandığını söyleyen Küçük, şöyle devam etti:
“Bir ülkede sendikalı işçi sayısı ne kadar azsa, toplu sözleşme kapsamı ne kadar sınırlıysa, o ülkede asgari ücretle çalışanların oranı artar. Türkiye’nin bu tabloyu değiştirmesi için sendikalaşmanın önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekiyor. Bu hem emekçiler için hem de ülkemizin demokrasisi için hayati bir konudur.”
DİSK olarak hem insan onuruna yaraşır bir ücret talep ettiklerini hem de işçi sınıfının asgari ücrete mahkûmiyetine son vermek için mücadele ettiklerini dile getirdi.
“Asgari Ücret Belirleme Süreci Antidemokratik”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısına da sert eleştiriler getiren Küçük, şu ifadeleri kullandı:
“Komisyonda DİSK olarak yer almıyoruz. Ama asıl sorun yapının kendisidir. Sayısal üstünlük işveren ve iktidar temsilcilerinde. Hiçbir itiraz mekanizması yok. Oysa bu masa, aslında devletin toplumla yaptığı en büyük toplu sözleşmedir. Demokratikleştirilmesi şarttır. Grev hakkını da içeren gerçek bir toplu pazarlık mekanizması oluşturulmalıdır.”
Küçük, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte asgari ücretin artık tek kişinin kararıyla belirlendiğini ve bunun demokrasi krizinin bir sonucu olduğunu vurguladı.
“Asgari Ücret Meselesi, Memleket Meselesidir”
Sözlerini çarpıcı bir soruyla bitiren Vedat Küçük, Türkiye’nin nasıl bir ülke olmak istediğine karar vermesi gerektiğini söyledi:
“Soru şudur: Tüm emekçilerin hakkını aldığı, emeği ve geleceği hakkında söz sahibi olduğu bir Emeğin Türkiyesi mi? Yoksa uluslararası piyasada ucuz işgücü cenneti olarak sunulan bir ülke mi? Biz DİSK olarak bu soruya emeğin yanıtını veriyoruz. Masada olmasak da sokakta, işyerlerinde, meydanlarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.”








