SOLMEDYA – 105 yıl önce Erzurum’da “Ya istiklal ya ölüm” diyen irade, bugün rant ve rıza düzenine teslim oldu. Manda istemeyen milletin torunları, ihale kuyruklarında bekliyor.
Erzurum Kongresi’nin üzerinden tam 105 yıl geçti.
23 Temmuz 1919’da, Anadolu’nun işgale karşı başkaldırdığı bir dönemde, Erzurum’da toplanan bir avuç yorgun ama inançlı insan, “ya istiklal ya ölüm” diyerek tarihin seyrini değiştirdi. Arkalarında devlet yoktu, düzenli ordu yoktu. Ama bir şey vardı: Onur, haysiyet ve bağımsızlık şuuru.
Peki ya bugün?
Aynı topraklarda 105 yıl sonra, o milletin torunları, başka bir yolda yürüyor.
O gün, manda ve himayeyi “şerefsizlik” sayan bir millet vardı.
Bugün, dış güçlerin programlarına gönüllü çalışan, emir alan bir yapıya dönüştük.
Erzurum’da alınan kararları artık çocuklar ezberliyor, büyükler unutturuyor.
Mustafa Kemal’in dimdik duruşuna övgüler düzülüyor ama ilk fırtınada eğiliyoruz.
Halkın iradesi bir zamanlar tek kıstasken, şimdi sadece sandıkta bir istatistiğe dönüştü.
Kongre kararlarından konkordato haberlerine, bağımsızlık fikrinden yatırımcının kim olduğuna bakmaksızın biat etmeye uzanan bir zihniyet dönüşümü yaşanıyor.
O büyük yürüyüş yarım kaldı. Çünkü yolun yarısında yön değiştirildi.
Bağımsızlık hedefi, reklam panolarında eridi.
Milli egemenlik iradesi, “kim gelirse gelsin yatırım gelsin” anlayışında yok oldu.
Değerlendirme:
Bugün Erzurum sadece bir şehir değil, bir duruştur.
Ama o duruş, bir müzenin köşesinde hatıra olarak saklanıyor.
Yeniden ayağa kalkmak için, önce o duruşu geri almalı, Erzurum’un ruhunu yaşatmalıyız.







