1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Siyasi Ahlak, Halk İradesine Saygıdır

Siyasi Ahlak, Halk İradesine Saygıdır

Siyasi ahlak mı? Ahlaklı siyaset mi? Asıl mesele, halkın iradesine duyulan saygıdır.

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Siyasi ahlak mı? Ahlaklı siyaset mi? Asıl mesele, halkın iradesine duyulan saygıdır. Ahlak; bireyin kendisiyle, toplumla ve tüm varlıklarla ilişkisini düzenleyen değerler bütünüdür. Bu değerler; aileden, eğitimden ve kültürel etkileşimden beslenir. Dolayısıyla, ahlaki çöküşü konuşmadan önce bu zemini doğru analiz etmek gerekir.

Ahlaklı davranış; doğruluk, güvenilirlik, fedakârlık, hesap verebilirlik ve sorumluluk gerektirir. Bu değerler yoksa, toplumsal çözülme kaçınılmazdır. Yaşanan olaylar değil, olaylara yüklenen anlamlar belirleyicidir. Siyasi ahlakı olmayan toplumlar süreçleri değil, sadece sonuçları tartışır.

Temiz Siyaset, Temiz Toplum

Siyaset; halkın sorunlarına çözüm üretme sanatıdır. Kamu hizmetidir. Eğer siyaset kurumu şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkın iradesine saygı gibi temel değerleri dışlarsa, kişisel ikballer halkın önüne geçer. Seçme-seçilme hakkı sadece oy kullanmakla sınırlı kalırsa, halk seçimini yapar ama seçilenler istediğini yapar.

Bu noktada halk, sonuçlara odaklanır ama o sonuçlara götüren nedenleri sorgulamaz. Kişiler partinin önüne geçer, güç zehirlenmesi yaşanır. Parti içi demokratik işlerlik yerini “Ben bilirim, ben yaparım” anlayışına bırakır. Bu, siyasi ahlakın çöküşüdür.

Parti İçi Demokrasi Olmadan Halkın İradesi Oluşmaz

Delege seçimlerinden PM/MYK süreçlerine kadar halkın iradesi yok sayılıyorsa, demokrasi sadece bir vitrin olur. Atama ile aday belirleyen partiler, parti içi demokrasiyi rafa kaldırır. Bu da “kim kimin adamı” gibi kısır çekişmeleri doğurur. Defalarca aynı yerden atanarak aday gösterilenler kendini “bulunmaz kutlu kumaş” ilan eder.

Demokratik ahlak ve sorumluluk olmadan temiz siyaset, temiz toplum ve dürüst yönetim mümkün değildir. Parti üyeleri, hak ve sorumluluklarını demokratik ahlak içinde yerine getirmelidir. Demokrasi isteyen her parti, önce kendi içinde demokrasiyi hayata geçirmelidir.

CHP’de Kongre Süreci: Umudu Korumak

CHP, halkın yükselen umududur. Bu umut, parti içi çekişmelere kurban edilmemelidir. Genel Merkez, delege seçimlerini her mahallede dikkatle izlemelidir. “Delegeyi ben seçerim” dayatmaları demokratik ahlaka aykırıdır. Parti içinde kendini partinin üstünde gören anlayışlar, “Ben şu kişiyi delege yapmam” diyebilecek noktaya gelmiştir. Bu, parti içi zaafiyettir.

CHP artık lider sultasında değildir. Eski alışkanlıklarla mahalle, ilçe ve il düzeyinde “lider” havasına girenler, bu ülkeye ve halka ağır bedeller ödetmiştir. CHP’li üyeler, delege seçimlerinde özgür iradeleriyle hareket etmelidir. Unutulmamalıdır ki partilerin aldığı oy oranı sadece üyelerinin değil, halkın desteğidir.

Aydın Örneği: Halkın İradesi Kişilere Mahkûm Edilemez

31 Mart 2024 seçimlerinde CHP, Aydın’da %50.03 oy oranıyla 344.003 oy alarak büyükşehir belediyesini kazanmıştır. Meclis üyeliği dağılımı: CHP 56, AKP 19, MHP 6, İYİ Parti 2. Bu başarıyı sadece bir kişiye indirgemek, halkın iradesine saygısızlıktır.

“Topuklu Efe” lakabıyla ünlenen kişinin istifası, halkın iradesini hiçe sayan bir pazarlık sürecinin sonucudur. Mesele kişiler değil, kişiliklerdir. Bu tür olaylar ne ilktir ne de son olacaktır. Önemli olan, siyasi etik ve halkın iradesine duyulan saygıdır.

Yeni “Topuklu Efeler” mi, Demokratik Ahlak mı?

Bu istifa, Aydın’da ve kongre sürecinde yeni pozisyonların ve kulislerin önünü açabilir. Ancak mesele, CHP’nin iktidar yolculuğunda halkla birleşik cepheyi mi kuracağı, yoksa kişisel hesaplara mı teslim olacağıdır.

Delege seçimlerinden başlayarak tüm süreçlerde öz-denetim ve üyelerin yoğun katılımı sağlanmalıdır. Parti üyesi olsun olmasın, katkı sunacak herkesle kucaklaşmak gerekir. Parti, örgütlerine; örgütler ise üyelerine güvenerek yol almalıdır. Merkezi atamalar ve dayatmalar terk edilmelidir.

Efeler Tükenmez

Yeni “Topuklu Efe” vakalarının yaşanmaması için geçmiş tercihler ve gelinen aşama iyi analiz edilmelidir. Halkın iradesini gasp edenleri konuşmak yerine, bu tür durumların tekrar yaşanmaması için neler yapılmalı sorusuna odaklanmalıyız.

CHP, hiçbir kişinin şahsi hesaplarına mahkûm edilemez. Halkın çözüm bekleyen sorunlarına odaklanmak gerekir. Gençten yaşlıya, işçiden esnafa, eğitimciden basın emekçisine kadar tüm halkımız çözüm bekliyor. Çözüm, CHP ile halkın birleşik gücüdür.

Unutmayalım: Efe olmak tarihi bir onurdur. Kişisel ikbal için değil, vatan için can verendir. Efeler tükenmez. Çünkü Mustafa Kemal’in devrimci izinde yürür Efeler

Siyasi Ahlak, Halk İradesine Saygıdır
+ - 0
Advert

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin