Haber Atilla YÜCEAK
Araştırmacı-Yazar Ahmet Tuncer Sümer, 6’ncı kitabını İzmir Büyükşehir Belediyesi Huzurevi’nde kaleme alırken Sokak TV mikrofonuna samimi açıklamalarda bulundu.
Yüreğinde taşıdığı samimiyet, geçmişe duyduğu saygı ve vücut diline yansıyan içtenliğiyle Sümer,
yalnızca kalemiyle değil, mücadele dolu yaşamıyla da Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük mücadelesine ışık tutmuş değerli bir isim olduğunu bir kez daha anımsattı.
Bugüne kadar dört kitabı yayımlanan,
bir kitabı yayınevinde baskıda olan Sümer,
halen yeni bir eser üzerinde çalışıyor.
Onun yazdıkları sadece geçmişin notları değil;
Aynı zamanda geleceğe bırakılan bir yol haritası niteliği taşıyor.
68 Kuşağının Yol Arkadaşı!
Ahmet Tuncer Sümer,
1968 kuşağının en zorlu ve onurlu günlerinde Sinan Cemgil,
Deniz Gezmiş,
Mahir Çayan ve İbrahim Kaypakkaya ile aynı havayı solumuş,
aynı idealleri paylaşmış bir yol arkadaşı.
O dönemin acılarını, umutlarını,
düşlerini ve direnişini bire bir yaşamış,
bu uğurda büyük bedeller ödemiştir.
Onu farklı kılan ise yalnızca bu sürece tanıklığı değil;
Yine dimdik ayakta kalarak o günleri gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunu taşımasıdır.
Bugün birçok yol arkadaşı aramızda değil.
Denizler darağaçlarında, Mahir’ler Kızıldere’de,
Öldürülmeden önce son konuştuğu yoldaşı Sinan Cemgil ve arkadaşları Nurhak dağlarında sonsuzluğa yürüdü.
Ancak Ahmet Tuncer Sümer, onların sesini yaşatmaya devam ediyor.
Belki de bu nedenle,
Sokak TV’ye “ölmeden önceki son konuşan tanık” olma sorumluluğunu derinden hissettiğini dile getiriyor.
Onun anlattıkları yalnızca tarihsel bir anımsatma değil, aynı zamanda bir vicdan çağrısıdır.
Kitaplarıyla Sümer:
Devrim:
Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun Kuruluşu ve Kısa Mücadele Öyküsü
THKO’nun kuruluşunu, örgütlenme sürecini, gençlerin hayallerini ve verdikleri mücadeleyi belgeler ve yaşanmış anılarla anlatıyor.
Erikler Çiçek Açınca:
Nurhak’ı Hatırlamak
Nurhak Dağları’ndaki mücadelenin hem umut hem hüzün dolu öyküsünü aktarıyor.
Bir yandan yitirilen gençlerin hatırasını yaşatırken,
bir yandan da iç burkan bir veda niteliği taşıyor.
Adsız Kahramanlar:
Gülay Ünüvar (Özdeş) gibi isimsiz kalmış ama yürekli kahramanların hikâyelerini ölümsüzleştiriyor.
Deniz’leri Kurtarmak:
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ideallerini yeniden anımsatıyor.
Bu yapıt,
bir kuşağın özlemini ve bugüne ulaşan mücadele azmini temsil ediyor.
Devrimin Devrimcileri (Baskıda)
Yakında yayımlanacak olan bu eser,
Sümer’in tüm birikiminin ve tanıklığının özeti niteliğinde. Genç kuşaklara bırakılacak bir miras,
bir vasiyet olacak.
Bir Vicdanın Tanıklığı!
Sokak TV’ye verdiği samimi röportajda da görüldüğü gibi, Ahmet Tuncer Sümer’in her sözü yalnızca bir anı değil; “Unutmayın, unutturmayın” diyen bir haykırış gibi.
O, yalnızca bir araştırmacı-yazar değil;
Bir hafıza,
bir vicdan,
bir tarih ve en önemlisi bir insanlık değeridir.
Onun anlattıklarıyla yalnızca geçmişimizi öğrenmiyoruz, geleceğe dair de sorumluluk alıyoruz.
Onun sözleri bizi hem geçmişle yüzleştiriyor hem de yarına daha bilinçli bakmaya çağırıyor.
Bugün belki de en çok gereksinim duyduğumuz şey;
78 kuşağından Hasan Şensoy,
68 kuşağından Ahmet Tuncay Sümer gibi değerli insanların tanıklığıdır.
Çünkü hafızasını kaybeden bir toplum,
geleceğini de kaybeder.
İşte bu yüzden Ahmet Tuncer Sümer,
yalnızca 68 kuşağının değil; hepimizin saygın bir yol arkadaşıdır.
Tıklayıp videonun tümünü izleyelim mi!






