SOLMEDYA – CumhuriyetHalk Partisi Tuzla İlçe Başkanlığı kongresi öncesinde delege seçimlerinde yaşanan tablo, parti tabanında ciddi tartışmalar yarattı. Üyelerin %85’inin sürecin dışında bırakıldığı ve yalnızca %15’lik bir katılımla delege yapısının şekillendiği iddiası, örgüt içi demokrasinin zedelendiği eleştirilerini beraberinde getirdi.
Örgüt İradesi mi, Dayatma mı?
Tuzla’da yapılan delege seçimleri, partililerin geniş kesiminde “örgüt yok sayıldı” tepkisine yol açtı. CHP’nin temel ilkesi olan örgütlü irade ve üyelerin eşit söz hakkı anlayışının devre dışı bırakılması, kongreye gölge düşüren en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Partililer, bu tabloyla ilçe yönetiminin dar bir çevre tarafından şekillendirilmesinden rahatsız.
Adaylıkta İki İsim: Çelik ve Zengin
Kulislerde öne çıkan isimlerden biri, eski ilçe yöneticisi ve Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün yakın çalışma arkadaşı Rıza Çelik’in hala yönetimde bulunan oğlu Aydın Çelik oldu. Hâlihazırda yönetim içinde ve örgüt tabanında güçlü bir desteğe sahip olan Çelik’in adı, uzun süredir adaylık için dillendiriliyordu. Özellikle de delege seçimlerinde devre dışı bırakılan %85’lik kesimin önemli bir bölümünün de Aydın Çelik’e sıcak bakıldığı konuşuluyor.
Ancak dengeleri değiştiren gelişme, Bingöl’ün işaret ettiği isim olan Hasan Ulvi Zengin’in adaylığını resmen açıklaması oldu. Bu durum, kongre öncesinde dengeleri hareketlendirdi.
Eren Ali Bingöl’ün Belirleyici Rolü
Şimdi gözler Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e çevrilmiş durumda. Bingöl’ün, partisinin iç dengelerini ve örgütün sesini ne ölçüde dikkate alacağı, kongrenin sonucunu büyük ölçüde belirleyecek.
Örgüt içinde birçok isim, Bingöl’ün yalnızca kendi ekibiyle hareket etmemesi gerektiğini, aksine tüm üyeleri kapsayan, kucaklayıcı bir yönetim anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini dile getiriyor. Aksi durumda, %85’lik bir kesimin dışlandığı bir kongreden çıkacak yönetimin meşruiyeti tartışmalı olacaktır.
Kongreye Doğru: Olası Senaryolar
14 Eylül Pazar günü yapılacak kongrede üç olasılık konuşuluyor:
- Hasan Ulvi Zengin’in destekle güçlenmesi: Bingöl’ün açık desteğiyle Zengin, yönetimi eline alabilir.
- Aydın Çelik’in tabandan yükselmesi: Devre dışı bırakılan %85’lik kesimin desteğiyle Çelik’in sürpriz çıkışı, kongreye damga vurabilir.
- Üçüncü bir ismin çıkışı: Örgütü tamamen kucaklayacak, her iki aday dışında ortak bir ismin öne çıkması.
Sonuç: Örgütün Sesi Belirleyici Olacak
Tuzla CHP’de asıl tartışma, isimlerden çok örgütlü iradenin yok sayılıp sayılmadığı etrafında dönüyor. Partililerin büyük bölümü, “CHP, ancak tabanının sesine kulak verirse güçlenir” görüşünü savunuyor. Bu nedenle, kongre sonrası hangi aday kazanırsa kazansın, ortaya çıkacak yönetimin örgütü kucaklama yeteneği en önemli ölçüt olacak.
Şimdi gözler, Tuzla siyasetine yön veren isimlerden biri olan Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’e çevrilmiş durumda. Bingöl’ün, parti içi dengeleri gözeterek ve örgütün sesini dikkate alarak alacağı tavır, seçim sonucunu belirleyici olacak.
14 Eylül Pazar günü yapılacak kongrede, Bingöl’ün Hasan Ulvi Zengin ile devam edip etmeyeceği, yoksa Aydın Çelik veya örgütün içinden çıkabilecek başka bir adayla “kucaklayıcı bir yönetim” tercihi yapıp yapmayacağı, CHP Tuzla’da büyük merak konusu.
Örgüt içinde ise hâkim olan görüş şu: “CHP, üyelerinin tamamını kucaklayan, dayatmalardan uzak bir yönetimle yoluna devam etmelidir.”






