“Milletimize Hatırlatmaya Devam Edeceğiz! Unutturmayacağız!”
Kamuoyunda yeniden gündeme gelen “sahte diploma” olaylarıyla ilgili dikkat çeken bir değerlendirmede bulunan Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi (DESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, Adalet Bakanı’ndan Cumhurbaşkanı’na, MİT’ten BTK’ya kadar tüm yetkili kurumları göreve çağırdı.
Avcı, yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti:
MİLLETVEKİLLERİNDEN BAŞLAYARAK TÜM YÖNETİM KADROSUNUN DİPLOMA VE DENKLİKLERİ DERHAL İNCELENSİN
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerine, liyakatine ve gençliğinin geleceğine yönelik organize ihanet şebekelerini unutturmayacağız. Halkımıza hatırlatmaya, yetkilileri göreve çağırmaya ve olayın takipçisi olmaya devam edeceğiz” diyen Avcı, sahte diploma skandalının bir “suç dalgası” değil, devletin en mahrem sistemlerine sızılmış sistematik bir sahtekârlık ve dijital çöküş girişimi olduğunu vurguladı.
Avcı, “YÖK’ün, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın diploması hakkındaki soru önergesine verdiği cevap, bu skandalın devletin en üst kademelerine kadar uzandığını kanıtlamıştır” dedi.
SAHTE DİPLOMA ALMAK, DÜZENLEMEK VATANA İHANETTİR!
“Sahte diploma, kimlik, pasaport ve e-imza skandalı bir devlet krizidir” diyen Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk gençliğinin alın terini çalan, Türk diplomalarının uluslararası itibarını yerle bir eden bu alçaklığın adı sadece sahtecilik değil; vatana ihanettir!
Milletimize ilan ediyoruz: Bu skandalı unutmadık, unutturmayacağız! Liyakatsizliğin kökünü kazıyana dek her platformda hesap sormaya devam edeceğiz.”
E-DEVLET UYGULAMASI YOL GEÇEN HANINA DÖNMÜŞ!
Avcı, e-Devlet sisteminin çeteler tarafından adeta bir suç makinesine dönüştürüldüğünü belirterek, “Devletin dijital kalesi olan e-Devlet, yol geçen hanına dönmüştür. Sahte belgeler gerçekmiş gibi işlenmiş, devlet mührü gasp edilmiş, vatandaşın verileri çetelerin oyuncağı haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.
“Sahte unvanlarla hakim, savcı, doktor, mühendis, öğretmen olan bu gölge ordu, vatandaşın adalet, sağlık ve eğitim hakkını doğrudan tehdit etmektedir.
Sahte bir hâkimin verdiği müebbet hapis, sahte bir doktorun yaptığı ameliyat, sahte bir mühendisin inşa ettiği bina — bu, bir millete kurulan en büyük tuzaktır!”
ADALET BAKANINA ÇAĞRI: YARGI ONURUNU KURTARIN!
DESAM Başkanı, Adalet Bakanlığı ve yüksek yargı organlarını acilen harekete geçmeye çağırdı:
“Sahte hâkim ve savcılar derhal tespit edilmeli, kamudan uzaklaştırılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Yargı, kendi onurunu temizlemek zorundadır!”
MİLLİ EĞİTİM BAKANINA ÇAĞRI: GENÇLİĞİN GELECEĞİ ÇALINDI!
Avcı, Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK’ün yıllardır süren bu skandala göz yumduğunu belirtti:
“Üniversiteler, MEB ve YÖK; sahte belgelerle unvan, profesörlük ve öğretmenlik kazananları derhal tasfiye etmeli, bu kadrolar liyakatli gençlerimize açılmalıdır.
Türk üniversitelerinin itibarı geri kazanılmalıdır. Bilim ve liyakat yeniden eğitimin temeli olmalıdır.”
BTK, MİT VE EMNİYET’E ÇAĞRI: BU SESSİZLİK NE ANLAMA GELİYOR?
“Devletin sinir sistemini koruma görevi olan MİT ve Emniyet İstihbarat, on yılı aşkın süredir devam eden bu dijital işgali nasıl tespit edemedi?
BTK, MİT ve Emniyet yöneticileri bu sessizlik karşısında millete hesap vermelidir.
Bu ya akıl almaz bir beceriksizliktir ya da içeriden bir iş birliğidir!”
DESAM Başkanı, güvenlik reformunun zorunlu hale geldiğini, siber güvenlik altyapısının yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TARİHİ ÇAĞRI: GÖLGE DÜŞMESİN!
Gürkan Avcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan seslenerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu, sıradan bir adli vaka değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına yönelmiş bir tehdittir.
Soruşturmaların siyasi gölgelerden arındırılması, devletin itibarını koruma sorumluluğu Sayın Cumhurbaşkanı’na aittir.
TİKA ve MİT Başkanlığı yapmış, şu anda Dışişleri Bakanı olan Hakan Fidan hakkındaki YÖK raporu dahi bu skandalın vahametini ortaya koymaktadır.
Şeffaflığı sağlayın; bu ihanet ağının siyasi ve bürokratik bağlantıları kim olursa olsun ortaya çıkarılmalıdır!”
ÇÖZÜM VİZYONU: LİYAKATLE YENİDEN İNŞA
DESAM Başkanı Avcı, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı:
- Bağımsız Soruşturma Komisyonu kurulmalı; TBMM çatısı altında, siyasi müdahaleden uzak biçimde tüm boyutlarıyla araştırılmalıdır.
- Blockchain teknolojisi kullanılmalı; diploma, kimlik ve seçmen kayıtları değiştirilemez, güvenli bir sistemde korunmalıdır.
- Sorumlular istifa etmelidir. On yıl süren bu ihanet zincirine göz yuman tüm bakanlar ve bürokratlar görevden çekilmelidir.
“TÜRK MİLLETİ UYUMA, AYAĞA KALK!”
Avcı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu çöküş düzeni Türk gençliğinin umutlarını çalmaya devam edemez.
DESAM olarak biz, bu harami düzeni yıkmak; liyakati, adaleti, hakkaniyeti ve bilimi yeniden devletin temeline yerleştirmek için mücadele edeceğiz.
Türk milleti uyuma, ayağa kalk! 21. yüzyılın lider Türkiye’sini sahteciliğin değil, bilimin, liyakatin ve adaletin üzerine inşa edelim!”







