1. Haberler
  2. Gündem
  3. Bir Milletin Sessiz Yürüyüşü: Azerbaycan Türklerinin Anadolu’ya Göç Dramı

Bir Milletin Sessiz Yürüyüşü: Azerbaycan Türklerinin Anadolu’ya Göç Dramı

Kafkasya, 19. yüzyılın başlarından itibaren Rus Çarlığı’nın kalıcı hâkimiyet kurma politikalarının hedefi oldu.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Yaylaklardan Sürgün Yollarına, Aras’ın Ötesinden Anadolu’ya Uzanan Bir Hikâye

1. Kafkasya’da Başlayan Fırtına (1800–1920)

Kafkasya, 19. yüzyılın başlarından itibaren Rus Çarlığı’nın kalıcı hâkimiyet kurma politikalarının hedefi oldu.
Bu süreç, sadece Çerkezlerin değil, bölgedeki bütün Türk boylarının da kaderini değiştirdi.
Azerbaycan Türkleri —ki çoğunluğu Oğuz kökenli (Peçenek, Avşar, Bayat, İmir, İğdir, Gacar, Salur, Eymür) ve kısmen Kıpçak Türkleridir— asırlardır konar-göçer bir hayat sürdürmekteydi.
Yaylak ve kışlak düzenine dayalı bu özgün yaşam biçimi, Rusların bölgeye yerleşmesiyle bozuldu.

Rus yönetimi, Kafkasya’da dengeyi değiştirmek için bölgeye Hristiyan nüfusu toplu şekilde yerleştirme politikası yürüttü.
Yaylak yurtlarına, inanç bakımından Hristiyan olan çeşitli topluluklar “Ermeni” adı altında kaydedilerek yerleştirildi.
Tarihi belgeler, bu dönemde birçok Hristiyan inançlı Türk’ün, idari kayıtlarda “Ermeni” olarak gösterildiğini ve soyadlarının Türk kökenlerini yansıttığını ortaya koymaktadır.
Bu zoraki nüfus mühendisliği, Kafkasya’nın etnik dokusunu kökten değiştirdi.

2. Çarlığın Çöküşü ve Yeni Bir Sürgün: 1917–1920

1917 Ekim Devrimi sonrasında Rusya’da otorite boşluğu doğdu.
Kafkasya’da kısa süreli bir umutla Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kuruldu (1918–1920).
Ancak bu genç cumhuriyet, Bolşevik ordularının işgali ve Ermeni silahlı çetelerinin saldırılarıyla kısa sürede yıkıldı.
Özellikle Nahçıvan, Gence, Karabağ, Zengezur ve Revan (bugünkü Erivan çevresi) bölgelerinde binlerce Türk köyü yakıldı, katliamlar yaşandı.

Bolşevik yönetimi, köylüleri “kulak” (kapitalist, vatan haini) damgasıyla topraklarından sürdü.
Gulag kamplarına gönderilenler, ya da “Kolçomak” ilan edilenler, bir gecede “düşman” ilan edilip mallarına el konuldu.
Bu dönemde Azerbaycan Türklerinin önemli bir kısmı, Aras Nehri’ni geçerek Kars, Iğdır ve Ardahan üzerinden Anadolu topraklarına sığındı.
Bu göç, hem siyasi baskıdan hem de hayatta kalma mücadelesinden doğan zorunlu bir hareketti.

3. İlk Durak: Kars ve Iğdır

Kars, 1920’ye kadar Osmanlı, Rus, Gürcü ve Ermeni yönetimleri arasında el değiştiren bir sınır kenti konumundaydı.
Azerbaycan’dan gelen muhacirler, Selim, Kağızman, Tuzluca ve Sarıkamış ilçelerine yerleştiler.
O yıllarda “muhacir köyleri” olarak anılan yerleşimler arasında Mollamustafa, Yukarı Kotanlı, Karakale, Arpaçay’ın Koçköyü gibi köyler öne çıktı.
Bu köyler, Anadolu’nun doğusunda yeni bir kültürel damar oluşturdu.

4. Anadolu’ya Dağılan Umut

Cumhuriyet döneminde devlet, bu göçmenlerin yerleşimini organize etti.
Kars ve Iğdır’dan sonra birçok Azerbaycan Türkü Anadolu’nun iç kesimlerine yönlendirildi.
Bugün Türkiye’nin birçok yerinde “Azeri, Kafkasyalı, Nahçıvanlı” olarak bilinen topluluklar, bu göçün mirasıdır.

Göçmenlerin yoğun olarak yerleştirildiği bölgeler şunlardır:

  • Erzurum: Pasinler, Horasan, Karaçoban çevresi
  • Sivas: Zara ve Şarkışla köyleri
  • Kayseri: Develi ve Tomarza yöresi
  • Konya: Kulu ve Cihanbeyli (bugün hâlâ Azeri köyleri mevcuttur)
  • Ankara: Haymana, Polatlı, Kalecik
  • Yozgat, Tokat, Amasya: Kafkas kökenli kültürel izleri taşır
  • İzmir, Eskişehir: 1950’lerde ikinci dalga iç göçle ulaşan yeni yerleşim alanları

5. Kültürlerini Korumak İçin Sessiz Bir Direniş

Göçmenler yalnızca evlerini değil, dillerini, müziklerini, geleneklerini de beraberlerinde getirdiler.
Kars, Ardahan ve Iğdır’da duyulan Azeri lehçesi, o göçün canlı bir yadigârıdır.
Köy düğünlerinde yankılanan “Ağlama Gözlerim”, “Aras Üstü Göverir” gibi türküler, Aras’ın iki yakası arasındaki ayrılığın sembolü hâline gelmiştir.
Her tandırda, Kafkasya’dan taşınan bir sıcaklığın izleri yanmaya devam eder.

6. Sonuç: Azerbaycan Türklerinin Yeniden Doğuşu

Azerbaycan Türklerinin göç hikâyesi, sadece bir yer değiştirme değil; bir kimliğin yeniden inşasıdır.
Tarihi belgeler, 1920’lerde yalnızca Kars vilayetine yaklaşık 30 bin Azerbaycan Türkü’nün sığındığını gösteriyor.
Bir kısmı Türkiye vatandaşlığı alarak burada kaldı; bir kısmı ise Sovyet sınırları kapandıktan sonra yurtlarına bir daha dönemedi.

Bugün onların torunları, Türkiye’nin dört bir yanında sessizce bu hafızayı yaşatıyor.
Unutulmamalıdır ki, “Azeri” diye bir millet yoktur — Azerbaycan Türkleri vardır.
Bu sessiz yürüyüş, iki kardeş halkın kaderini aynı coğrafyada birleştirmiş, Anadolu’yu yeniden şekillendiren büyük bir insanlık hikâyesi olarak tarihe kazınmıştır.

&&&&&

Tarihsel Ek ve Kaynaklar

1. Rus Yayılmacılığı ve Kafkasya’nın Demografik Dönüşümü (1800–1917)

  • Kaynak: Allen, W.E.D. & Muratoff, P. Caucasian Battlefields: A History of the Wars on the Turco-Caucasian Border, 1828–1921. (Cambridge University Press, 1953)
    → Rusların 19. yüzyıl başında Güney Kafkasya’yı kalıcı hâkimiyet altına alma politikalarının, yerel Türk topluluklarını yaylak ve kışlak düzenlerinden kopardığını belgeler.
  • Kaynak: Hovannisian, R. The Republic of Armenia, Vol. 1 (1918–1919). (University of California Press, 1971)
    → 19. yüzyılın sonlarından itibaren Hristiyan unsurların “Ermeni” kimliğiyle topluca iskân edilmesi, bölgedeki Müslüman Türk nüfusun sistematik olarak azaltıldığını gösterir.
  • Kaynak: Tadeusz Swietochowski, Russian Azerbaijan, 1905–1920: The Shaping of a National Identity in a Muslim Community (Cambridge, 1985).
    → Birçok Hristiyan Türk’ün resmî kayıtlarda “Ermeni” olarak yazıldığına, buna rağmen soyadlarının Türkçe kökenli kaldığına dikkat çeker.

2. Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ve Bolşevik İşgali (1918–1920)

  • Kaynak: Mehmet Emin Resulzade, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Doğuşu ve Yıkılışı (İstanbul, 1923).
    → Resulzade’nin anıları, Bolşevik işgalinin ardından Türk köylülerinin “kulak” ve “karşı-devrimci” damgasıyla sürgün edildiğini, on binlercesinin Aras’ı geçerek Anadolu’ya sığındığını anlatır.
  • Kaynak: Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Arşivi, Kars Vilayeti Mülteci Raporları (1921–1923).
    → Kars’a sığınan 30.000’e yakın Azerbaycan Türkünün geçici iskânı, iaşe yardımları ve nüfus tespiti kayıt altına alınmıştır.
  • Kaynak: TBMM Zabıt Ceridesi, 1923 yılı oturumları.
    → Kars, Iğdır, Ardahan ve çevresine yerleştirilen Kafkas göçmenleriyle ilgili görüşmelerin tutanaklarını içerir.

3. Anadolu’daki Yeni Yerleşim Alanları ve Kültürel Devamlılık

  • Kaynak: Kars Valiliği İl Kültür Müdürlüğü Arşivi, Göçmen Köyleri Envanteri (1924–1935).
    → Kars ve çevresindeki 42 köyün Azerbaycan Türkleri tarafından kurulduğu veya yeniden iskân edildiği kaydedilmiştir.
  • Kaynak: Kulu Belediyesi (Konya), Yöre Halkının Kökeni Üzerine Sözlü Tarih Derlemeleri, 1998.
    → Kulu ve Cihanbeyli çevresinde yaşayan toplulukların 1920 sonrası Kars ve Nahçıvan kökenli oldukları saptanmıştır.
  • Kaynak: Gence Üniversitesi Sosyoloji Bölümü, Azerbaycan Diasporası Çalışmaları Raporu (2010).
    → Türkiye’nin 47 ilinde Azerbaycan Türkü nüfusun kültürel izlerini belgelemektedir.

4. Dil, Müzik ve Kimlik Devamlılığı

  • Kaynak: TRT Arşiv, Kafkasya’dan Anadolu’ya Türküler serisi, 1984.
    → “Aras Üstü Göverir” ve “Ağlama Gözlerim” türkülerinin göç döneminde oluştuğu, Kars ve Iğdır kökenli halk ozanları tarafından derlendiği kaydedilmiştir.
  • Kaynak: Atatürk Üniversitesi, Türk Halk Bilimi Dergisi, 2017/2.
    → Göçmen köylerinde kullanılan dilin, Azerbaycan Türkçesinin Kars ağzına özgü varyantını koruduğu tespit edilmiştir.

Son Söz

Bu belgeler, Azerbaycan Türklerinin göç hikâyesinin yalnızca bir “sığınma” değil, büyük bir tarihsel kimlik direnişi olduğunu ortaya koyar.
Rus Çarlığı ile başlayan asimilasyon politikaları, Sovyet döneminde sürmüş; fakat bu halk, Anadolu’da dilini, kültürünü ve onurunu koruyarak yaşamaya devam etmiştir.

📝 Editör Notu

Bu haber dosyası, SolMedya’nın “Bellek Dosyası” serisi kapsamında hazırlanmıştır.
Serinin amacı, Anadolu coğrafyasının kültürel dokusuna yön veren tarihsel olayları; tanıklıklara, arşiv belgelerine ve akademik kaynaklara dayanarak yeniden hatırlatmaktır.

Bir Milletin Sessiz Yürüyüşü: Azerbaycan Türklerinin Anadolu’ya Göç Dramı” başlıklı bu araştırma, Kafkasya’da 19. yüzyıl başından itibaren başlayan Rus işgalleri, demografik dönüşümler ve Sovyet devrimleri sonucunda yaşanan göç dalgalarının Anadolu’daki yansımalarını belgeliyor.

Bu çalışma, aynı zamanda “Azeri diye bir millet yoktur, Azerbaycan Türkleri vardır” vurgusuyla tarihsel gerçekliğin altını çizmektedir.
Göç eden toplulukların Anadolu’da yeniden kök salışları, bir halkın hafızasında süren sessiz ama onurlu yürüyüşün hikâyesidir.

📍 Hazırlayan: SolMedya Haber Merkezi
📚 Araştırma ve Derleme: Burhanettin Yılmaz- Yücel Tanrıkulu
🗓️ Yayım Tarihi: Kasım 2025

 

 

 

Bir Milletin Sessiz Yürüyüşü: Azerbaycan Türklerinin Anadolu’ya Göç Dramı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!