Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. 53 Yıllık İğnenin İzinde: Kartal’ın Son Ustasının Ellerinde Hayat Bulan Gömlekler

53 Yıllık İğnenin İzinde: Kartal’ın Son Ustasının Ellerinde Hayat Bulan Gömlekler

Kartal Uzunkaya İş Merkezinde 53 yıldır terzilik yapan Ekrem Gültekin, yalnızca gömlek diken bir usta değil; emeğin, sabrın ve yerel kültürün taşıyıcısı olarak yaşamını sürdürüyor.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Kartal Uzunkaya İş Merkezinde 53 yıldır terzilik yapan Ekrem Gültekin, yalnızca gömlek diken bir usta değil; emeğin, sabrın ve yerel kültürün taşıyıcısı olarak yaşamını sürdürüyor.

Kartal Uzunkaya İş Merkezi’nin dar koridorlarında yıllara meydan okuyan bir ışık hâlâ sönmüyor. 53 yıldır terzilik yapan Ekrem Gültekin, yalnızca gömlek diken bir usta değil; emeğin, sabrın ve yerel kültürün taşıyıcısı. 1972’de Malatya’da başlayan yolculuğu, 1980’den beri İstanbul Kartal’da, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin sessiz direnişine dönüşmüş durumda. Gültekin’in atölyesi, hem siyasetçilerin hem de halkın uğradığı bir zanaat mabedi olmaya devam ediyor.

İstanbul’un metalik temposuna rağmen hâlâ nefes alan bazı köşeler var. Kartal’daki Uzunkaya İş Merkezi işte o köşelerden biri. Bir pasajın loş ışıkları arasında, kapısında gösteriş olmayan küçük bir dükkân… İçeride ise yarım asrı aşan bir sessiz direnişin sahibi: Ekrem Gültekin.

Usta, 17 Nisan 1972’de Malatya’da ilk makasını eline aldığında belki de bugün hâlâ aynı sabırla kumaş bükeceğini bilmiyordu. Ama makasın soğuk çeliğinde bir kader vardı. O kader, 1980’de onu İstanbul’a getirdi ve Kartal’ın dar koridorlarında kendine bir ömürlük yer açtı.

Bugün, pasajın içinden geçen herkes aynı tabloyla karşılaşıyor: Şerit metre omzunda, gözlerinde yılların bilgeliği, makinesinin başında bir usta. Emeği, adeta kumaşların içine işleyen bir zanaatkâr. Gültekin, yalnızca gömlek dikmiyor; bir kültürü hayatta tutuyor.

Siyasetçilerden belediye başkanlarına, meclis üyelerinden iş insanlarına kadar birçok kişi onun diktiği gömlekleri giydi. Ama Gültekin’e göre mesleğin özünü ünlü isimler değil, emeğin kendisi taşıyor:

“Her gömleğin bir hikâyesi vardır,” diyor. “Kimi yemin törenine gider, kimi bir babanın kız isteme heyecanına… Bizim işimiz sadece dikiş değil, insanın hayatına kendi emeğimizle dokunmak.”

Zaman değişti, seri üretim her yeri sardı, gençler zanaate yüz çevirdi. Tezgahta yıllardır aynı dikkatle çalışan bu usta ise kaybolan mesleklerin son nöbetçilerinden biri olarak direniyor:

“Çırak yok. Sabır isteyen iş kalmadı. Ama ben ölçü alabildiğim sürece bu meslek ölmez.”

Gömleğin doktoru Gültekin’in atölyesi, yalnızca bir terzi dükkânı değil; modern hayatın hızlı tüketimine karşı sessiz bir anıt. İğnenin, ipliğin ve insan emeğinin hafızası… Kartal’ın kalabalığı içinde, aynı ışık her sabah yeniden yanıyorsa, bu ışık Ekrem Gültekin’in 53 yıllık alın terinin ışığıdır.

Ustanın hikâyesi, bir meslek hikâyesinden daha fazlası:
Bu, emeğin, sabrın ve yerel kültürün hâlâ nefes aldığını kanıtlayan bir direniş hikâyesidir.

 

53 Yıllık İğnenin İzinde: Kartal’ın Son Ustasının Ellerinde Hayat Bulan Gömlekler
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!