Haber: Atilla YÜCEAK
SOLMEDYA – Kocaeli’nin Derince ilçesindeki Çenesuyu İlkokulu’nda teneffüs zilinin ilahi ile değiştirilmesine karşı çıkan veli Soner Akbal’ın gözaltına alınması kamuoyunda tepki yarattı. Gecenin ilerleyen saatlerinde gözaltına alınan Akbal, savcılığın adli kontrol talebine rağmen sulh ceza hakimliği tarafından koşulsuz serbest bırakıldı.
Kocaeli Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Kocaeli Şube Başkanı Ayşe Irmak, yaşanan sürecin yalnızca bir veliye yönelik işlem olmadığını, laik ve eşit eğitim hakkına dönük bir baskı girişimi olduğunu söyledi.
Irmak, “Soner Akbal’ın yaptığı tek şey, çocuğunun eğitim gördüğü bir kamu okulunda laiklik ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini hatırlatmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesi devleti laik bir hukuk devleti olarak tanımlar. 10. madde ise eşitliği güvence altına alır. Devlet okulları hiçbir inanç grubunun sembolik alanı değildir” dedi.
Ramazan ayında ilahi çalınmasının farklı inançlara, mezheplere ve inançsız yurttaşlara yönelik ayrımcı bir uygulama olduğunu belirten Irmak, “Eğitim kurumları dini telkinin değil, bilimsel ve pedagojik gelişimin alanıdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) Kocaeli İl Sözcüsü Dr. Merve Uzuner Keskin de birçok okulda benzer uygulamaların yaygınlaştığı yönünde bilgiler aldıklarını belirterek, bunun 1924’te ilan edilen laik eğitim anlayışıyla açık bir çelişki olduğunu söyledi. Keskin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın uygulamalarını eleştirerek, “Ramazan etkinliği adı altında oruç çizelgesi tutturmak, öğrencileri ders saatinde camiye götürmek ve zil seslerini ilahilerle değiştirmek laiklik karşıtıdır” dedi.
Soner Akbal’ın avukatı Av. Eray Akbal ise müvekkilinin çocuğunun maruz kaldığını belirttiği akran zorbalığı nedeniyle okul yönetimiyle görüşmeye gittiğini, yaşanan tartışmayı kayıt altına aldığını ve ardından hakkında soruşturma başlatıldığını aktardı. Gözaltı işleminin gece saatlerinde yapılmasına dikkat çeken Akbal, “Bu tür suçlamaların toplumun aydınlık yüzüne karşı bir tehdit mekanizması olarak kullanılmasını reddediyoruz” dedi.
Basın açıklamasında CHP il ve ilçe yöneticileri, TKP il yöneticileri, Eğitim-İş Kocaeli Şubesi ve çeşitli demokratik kitle örgütleri de yer aldı. Eğitim-İş Şube Başkanı Ersin Tolga Başbay, “Adalet mülkün temelidir. Adalet herkese lazımdır” diyerek sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Açıklama, “Laik cumhuriyeti savunuyoruz, laik ve bilimsel eğitim istiyoruz” sözleriyle son buldu.
Editör Notu
Türkiye’de son yıllarda eğitim alanı, siyasal iktidarın ideolojik müdahalelerinin en yoğun hissedildiği başlıklardan biri haline gelmiştir. Devlet okullarında dini referanslı uygulamaların yaygınlaşması, yalnızca pedagojik bir tartışma değil; anayasal düzen, laiklik ilkesi ve yurttaşlık eşitliği meselesidir.
Bir velinin anayasal hakları hatırlattığı için gece yarısı gözaltına alınması, yargı süreçlerinin kamusal eleştiriye karşı bir baskı aracına dönüşüp dönüşmediği sorusunu da beraberinde getirmektedir.
Bu olay, eğitim politikaları üzerinden derinleşen politik krizin, yargı-demokrasi geriliminin ve toplumdaki büyük ideolojik ayrışmanın güncel bir yansımasıdır. Laik ve bilimsel eğitim talebi ise yalnızca bir kesimin değil, kamusal eğitimin eşitlik temelinde sürdürülmesini savunan tüm yurttaşların ortak talebi olmaya devam etmektedir.






