Haber: Atilla YÜCEAK/ SOL HABER/ORDU
SOLMEDYA – Başta Perşembe Yaylası olmak üzere Ordu’nun birçok yaylasında doğanın adım adım yok edildiğini vurgulayan Tokgöz, yaşananları “bir doğa talanı değil, açık bir yaşam kıyımı” olarak nitelendirdi.
Tokgöz açıklamasında, Perşembe Yaylası’nın yanı sıra Çambaşı Yaylası, Keyfalan Yaylası ve bölgedeki birçok doğal alanın geri dönüşü olmayan bir yıkımla karşı karşıya olduğunu belirtti.
“Bu yaylalar sadece yeşil alanlar değildir; atalarımızın izidir, çocuklarımızın geleceğidir, nefes aldığımız son sığınaktır” diyen Tokgöz, doğaya yapılan müdahalenin insan hayatını doğrudan tehdit ettiğini ifade etti.
Maden projeleri uğruna ormanların kesildiğini, derelerin kurutulma riskiyle karşı karşıya bırakıldığını ve içme suyu kaynaklarının kirletildiğini vurgulayan Tokgöz, “Bir ağacı kestiğinizde sadece odun elde etmezsiniz; bir canı, bir ekosistemi, bir geleceği yok edersiniz” sözleriyle tepki gösterdi.
Açıklamasında duygusal bir çağrıya da yer veren Tokgöz, “Bugün susarsak yarın çocuklarımız bize ‘neden korumadınız?’ diye soracak.
O zaman ne diyeceğiz? ‘Biz seyrettik’ mi?” ifadeleriyle sessizliğin büyük bir bedel doğuracağına dikkat çekti.
Siyasi görüş ayrılıklarının bir kenara bırakılması gerektiğini belirten Tokgöz, doğa mücadelesinin ortak bir vicdan meselesi olduğunu vurgulayarak, “Bu artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Ya birlikte doğamızı koruyacağız ya da hep birlikte kaybedeceğiz” dedi.
Tokgöz, tüm yurttaşları Perşembe Yaylası ve Ordu’nun diğer yaylaları için ses yükseltmeye çağırarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Toprak susarsa biz de susarız. Su kirlenirse biz de kirleniriz. Doğa yok olursa biz de yok oluruz.
Gelin, bu talana hep birlikte ‘dur’ diyelim!”






