– Tuzla’da aylardır devam eden emsal artışı ve imar kararları tartışmalarında herkes birbirini suçlüyor. Belediye Başkanı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alıyor, muhalefet belediyeyi suçluyor, sosyal medyada ise milyarlarca liralık rant iddiaları dolaşıyor.
Ancak bütün bu tartışmaların arasında dikkatlerden kaçan çok önemli bir gerçek bulunuyor.
Meclis kararları.
Çünkü resmi kayıtlara bakıldığında ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Bir tarafta Tuzla Belediye Meclisi’nde alınan kararlar…
Diğer tarafta ise aynı kararların İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülmesi…
İşin ilginç yanı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde AK Parti, CHP ve MHP gruplarının ortak iradesiyle Tuzla’dan gelen bazı imar düzenlemeleri uygun bulunmuyor veya farklı değerlendirmeye tabi tutuluyor.
Fakat aynı süreçte Tuzla Belediye Meclisi’nde, Belediye Başkanının İBB’nin yaklaşımını eleştiren konuşmasının ardından kararların oy birliğiyle kabul edildiği görülüyor.
İşte tam bu noktada kamuoyunun sorması gereken soru başlıyor.
Eğer İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki aynı siyasi partilerin temsilcileri bu düzenlemelere itiraz ediyorsa, Tuzla’daki aynı partilerin meclis üyeleri neden oy birliği oluşturuyor?
Bu yalnızca siyasi bir çelişki değildir.
Bu durum, karar alma süreçlerinin nasıl işlediğinin de sorgulanmasını gerektiriyor.
Daha da dikkat çekici olan ise tartışılan son kritik toplantıda CHP’li bazı meclis üyelerinin oturumlara katılmaması, bir meclis üyesinin ise ikinci oturum başlamadan meclis salonunu terk etmesi yönündeki kamuoyuna yansıyan bilgiler. Dikkat çeken önemli bir ayrıntıda, her toplantıyı yöneten meclis başkanı Gökhan Can’ın bu toplantıda meclisi yönetmemesi…
Bu durum tamamen tesadüf müdür?
Yoksa alınacak kararların siyasi sorumluluğundan uzak durma tercihi midir?
Bu soruların cevapları yalnızca ilgili meclis üyeleri tarafından verilebilir.
Ancak cevap verilmesi gereken tek konu bu değildir.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan çok sayıda haber, özellikle emsal artışları, plan değişiklikleri ve yüksek yoğunluklu yapılaşmalar üzerinden oluşabilecek ekonomik değer artışlarına dikkat çekmektedir.
Şehir plancıları, hukukçular ve bazı sivil toplum kuruluşları, plan değişikliklerinin belirli bölgelerde olağanüstü değer artışları oluşturabileceğini ifade etmektedir.
Muhalefet partileri ise bu kararların belirli kişi veya şirketlere avantaj sağlayabileceğini ileri sürmektedir.
Bu iddiaların tamamı bağımsız denetime muhtaçtır.
Ancak burada gözden kaçan başka bir gerçek daha vardır.
Eğer gerçekten kamuoyunda konuşulduğu gibi usulsüz plan değişiklikleri yapılmışsa, bu kararların sorumluluğu yalnızca belediye başkanına ait değildir.
Çünkü belediye meclisi kararları çoğu zaman oy çokluğu, hatta bazı dosyalarda oy birliği ile kabul edilmektedir.
Dolayısıyla;
“Ben haberim yoktu.”
“Ben bilmiyordum.”
“Karşıydım.”
şeklindeki açıklamalar, kullanılan oylarla birlikte değerlendirilmek zorundadır.
Demokrasilerde siyasi sorumluluk yalnızca belediye başkanına ait değildir.
Meclis üyeleri de kullandıkları her oyun hesabını kamuoyuna vermek zorundadır.
Bugün kamuoyunda konuşulan milyarlarca liralık rant iddiaları doğruysa, bu iddiaların aydınlatılması bağımsız yargının ve denetim kurumlarının görevidir.
Yanlışsa da bunun yine resmi belgelerle ortaya konulması gerekir.
Çünkü şehirlerin geleceğini belirleyen imar kararları yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakların yaşamını da etkiler.
Tuzla’da bugün tartışılması gereken asıl konu sadece emsal değildir.
Asıl tartışılması gereken;
aynı siyasi partilerin İstanbul’da farklı, Tuzla’da farklı tavır sergilemesinin gerekçesidir.
Kamuoyu bunun makul ve belgeli bir açıklamasını beklemektedir.
Şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü, yerel yönetimlerin vazgeçilmez ilkeleridir.
Bu nedenle Tuzla’da alınan bütün imar kararları, hangi partiden gelirse gelsin, hangi dönemde alınmış olursa olsun; teknik raporları, plan notları, meclis oylamaları ve ilgili komisyon tutanaklarıyla birlikte kamuoyuna açık şekilde değerlendirilmelidir.
Çünkü şehirler siyasi tartışmalarla değil, hukuk ve kamu yararı ilkesiyle yönetilir.
BECLİS ÜYELERİ
- Eren Ali Bingöl (CHP) – Komisyon Başkanı
- Ali Ekber Kızılkan (CHP)
- Filiz Akyol Akar (CHP)
- Gökhan Can (CHP)
- Hasan Özdemir (CHP)
- Ülkü İnal (CHP)
- Murat Kant (AK Parti)
- Tülay Kalav (AK Parti)







