1. Haberler
  2. Gündem
  3. Askeri Liseler Açılsın

Askeri Liseler Açılsın

15 Temmuz hain darbe girişiminin hemen ardından ve sonrasında alınan önlemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) gücüne ve saygınlığına önemli darbeler vurulmuştur. Bu kapsamda; üst düzey komuta yapısı anayasaya aykırı olarak değiştirilmiş, general / amiral yükseltme sistemi siyasallaştırılmış, askeri sağlık sistemi kaldırılmış, askeri mahkemeler kapatılmış, zorunlu askerlik süresi kısaltılarak eğitim zayıflatılmış ve subay eğitim sistemi bozulmuştur.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Dr. Cihangir Dumanlı
Emekli Tuğgeneral, Hukukçu

15 Temmuz hain darbe girişiminin hemen ardından ve sonrasında alınan önlemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) gücüne ve saygınlığına önemli darbeler vurulmuştur. Bu kapsamda; üst düzey komuta yapısı anayasaya aykırı olarak değiştirilmiş, general / amiral yükseltme sistemi siyasallaştırılmış, askeri sağlık sistemi kaldırılmış, askeri mahkemeler kapatılmış, zorunlu askerlik süresi kısaltılarak eğitim zayıflatılmış ve subay eğitim sistemi bozulmuştur.

  • TSK’da yapılan değişimler, ulusal güvenliğimizi zayıflatıcı niteliktedir.

Darbe girişiminin hemen ardından 31 Temmuz 2016’da yayımlanan 669 sayılı olağanüstü hal kararnamesi (OHAL-KHK) ile Harp Akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatılmış; harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları Kuvvet Komutanlıklarının kuruluşundan çıkartılarak Milli Savunma Bakanlığı’na (MSB) bağlı sivil bir rektörün yönetimindeki Milli Savunma Üniversitesi’ne (MSÜ) bağlanmıştır. Harp Akademileri de Enstitü yapılarak aynı üniversiteye bağlanmıştır. Böylece, yüzlerce yıldır iyi subay yetiştiren subay eğitim sistemi bozulmuştur.

Askeri Liseler

Askeri liseler, Harp Okullarının temel öğrenci kaynağıdır. Harp Okulu öğrenci sayısı askeri lise mezunları ile tamamlanamadığında sivil liselerden öğrenci alınır.

Askerlik salt bir meslek değil, bir yaşam biçimidir.

Lise çağındaki gençler bu yaşam biçimini askeri liselerde benimserler. Ömür boyu sürecek silah arkadaşlığının temelleri buralarda atılır. Askeri liselerde, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Anadolu ve fen liseleri eğitim programı yanında yabancı dil ağırlıklı eğitim verilir. Buna ek olarak; temel askerlik eğitimi, disiplin, silah arkadaşlığı, özveri, dayanıklılık, paylaşma ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılık gibi temel değerler kazandırılır. Askeri liselerden Harp Okullarına gelen öğrenciler, sivil liselerden gelenlere göre Harp Okulu eğitimine daha çabuk uyum sağlarlar. Ayrıca bu öğrenciler, 5 yıllık bir güvenlik denetiminden geçmiş olarak gelirler.

Askeri liseler; düşük gelir dilimindeki ailelerin çocuklarının ücretsiz, iyi eğitim aldıkları, iyi bakıldıkları, üniversite ve meslek güvencesi olan eğitim kurumlarıdır. TSK’nın subaylarının büyük bölümü küçük burjuva ve emekçi sınıfı ailelerden gelmektedir. Bu da Ordu-Ulus bütünleşmesini pekiştiren bir etkendir.

Askeri liselerin temel işlevi, subay eğitiminin niteliğini yükseltmektir.
Nitelikli subaylar, Ordunun kuvvet çarpanıdır.

Kurtuluş Savaşı’ndaki komutanlarımız; askeri ortaokul, askeri lise, harp okulu, harp akademisi ve kıta stajından sonra 1. Dünya Savaşı’nın çeşitli cephelerinde deneyim kazanmış subaylardır. Komutanları bu nitelikte olmayan Yunan ordusu, denk güçte olmasına karşın Türk komutanlar karşısında bozguna uğramıştır. Savaşın sonucunu subay eğitimi niteliğindeki fark belirlemiştir. Balkan Savaşı’nda yeni kurulmuş devletler karşısında bozguna uğrayan Osmanlı ordusunun, aynı nitelikteki asker ve silahlarla 3 yıl sonra Çanakkale’de dünyanın en güçlü orduları karşısında utku kazanmasının nedeni, subay niteliğinin yükseltilmesidir.

Askeri liselerin neden kapatıldığı açıklanmamıştır

Bu okullara gereksinim kalmadığı savı geçersizdir. Deniz Lisesi’ne 1773’ten, Kuleli ve Işıklar liselerine 1845’ten beri gereksinim varken, bu gereksinimin 2016’da kalmadığı  savı inandırıcı değildir. Askeri liselerin kapatılması, yüzlerce yıllık tarihsel birikimin yok edilmesidir.

Askeri liselerin darbe girişimine tepki olarak kapatılması, bu okulların darbe ile bağlantılı oldukları savıyla yapıldığını düşündürmektedir.

  • Askeri liselerde demokrasiye aykırı eğitim verildiği ve darbe öğretildiği savı
    gerçek değildir.

Bu okullar bağımsız değildir, eğitim programları bağlı oldukları kurumların denetimi altındadır. Kaldı ki, böyle bir eğitim verilse bile, çare okulları kapatmak değil, yanlışı düzeltmek olmalıdır.

15 Temmuz hain darbe girişimini yapan az sayıdaki subayın bir kısmı askeri lise kökenli olabilir, ancak onlara karşı koyup demokrasiyi savunan çok sayıdaki subay da askeri lise kökenlidir. Bu okulların kapatılması için ileri sürülen gerekçeler geçersizdir.

Subay eğitiminin niteliğinin düşürülmesi ancak düşmanların işine yarar.

Sevr Antlaşması’nda da askeri okul sayılarının azaltılması öngörülmüştür.

Hukuksal Durum

Askeri liselerin OHAL Kararnamesi ile kapatılması hukuka aykırıdır.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bağlayıcı kararlarına göre (K. 1991/1 ve K. 1991/2) OHAL kararnameleri, olağanüstü halin gerekleri kapsamını aşamaz ve olağanüstü hali gerektiren ortamın düzeltilmesi amacıyla çıkartılabilir. Etkileri olağanüstü halin süresi sonunda devam edecek kalıcı düzenlemeler kararname ile değil, yasa ile yapılır. AYM bu kararla, erkler ayrılığı ilkesine göre, Yürütme’nin Yasama erkinin yetki alanına girmesini önlemektedir.

Sonuç                    :

Yukarıdaki gerekçelerle;

  • Kapatılan askeri liseler açılmalıdır.
  • Var olanlara ek olarak yurdun çeşitli bölgelerinde yeni askeri liseler kurulmalıdır.
  • Askeri liselerin öğrenci sayısı harp okullarının gereksinimini karşılayacak düzeyde olmalıdır.
  • Aynı gerekçelerle ve TSK’nın ulaştığı teknoloji düzeyi dikkate alınarak,
    astsubay hazırlama okulları da açılmalıdır.
  • Ulusal güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren bu konuda siyasal ve toplumsal muhalefet tarafından duyarlılık oluşturulmalı, iktidara demokratik baskı yapılmalıdır.
  • Olası iktidar değişiminde konu öncelikle ele alınmalıdır.

================================
Bizim teknik hukuksal katkılarımız         :

Yayımlanma: Çıkarılan OHAL-KHK’ları Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Meclis’e Sunulma: Anayasa gereği, bu kararnameler yayımlandıkları gün TBMM onayına sunulmuştur.
Yasalaşma: Meclis, kendisine sunulan bu KHK’ları görüşmüş, üzerinde değişiklikler yapmış veya olduğu gibi kabul ederek yasalaşmalarını sağlamıştır. Bu düzenlemeler, TBMM tarafından onaylandıktan sonra artık “OHAL-KHK’ statüsünden çıkıp doğrudan yasa statüsü kazanmış, kalıcılaşmıştır. (1982 Anayasası 16/4/2017-6771/16 md.ile mülga md.121; 16/4/2017-6771/12 md. ile değişik m.119) 

10 Ocak 1991 tarihli ve E.1990/25, K.1991/1 sayılı karar ile Mahkeme, “Anayasa’da OHAL KHK’ları
yargı denetimi dışındadır” hükmüne karşın, gerçekte “OHAL KHK”sı niteliği taşımayan düzenlemelerin denetlenebileceğini kabul etmiştir. AYM’nin OHAL-KHK’ları hakkındaki yerleşik içtihadının temelini oluşturan en önemli kararlardır. Bu kararlarda Yüksek Mahkeme; bir düzenlemenin “OHAL-KHK” sayılabilmesi için olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda çıkarılması ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı olması gerektiğini hükme bağlamıştır. AYM, yukarıda değindiğimiz 2 kararıyla
şu “üçlü testi” getirmiştir: 

1.Konu Uygunluğu: Düzenleme sadece OHAL’i gerektiren durumla ilgili mi?
2.Amaç Uygunluğu: Düzenleme, OHAL’i gerektiren tehdidin ortadan kaldırılması
amacına yönelik mi?
3. Süre Uygunluğu: Düzenleme sadece OHAL süresince geçerli olacak geçici bir tedbir mi,
yoksa kalıcı bir düzenleme mi?

AYM bu kararlarında; kalıcı düzenlemelerin (süreklilik taşıyan yapısal değişikliklerin) KHK ile yapılamayacağını, bunların yasama organı (Meclis) tarafından yasayla yapılması gerektiğini
netlikle belirtmiştir.

Dolayısıyla, bu OHAL-KHK’lerinin büyük bölümü yasama organınca kabul edilerek yasalaştırılmıştır. Ancak hukuk öğretisinde (doktrininde) ve AYM kararlarında sıkça tartışılan temel öge, bu tür
düzenlemelerin “olağanüstü halin gerekli kıldığı durumlar” (süreklilik arz eden kalıcı düzenlemeler) ile sınırlı kalıp kalmadığı konusudur. AYM’nin yerleşik içtihadı, OHAL süresini aşan kalıcı düzenlemelerin, OHAL’in bitiminden sonra da yürürlükte kalacak biçimde KHK ile yapılmaması gerektiğini öngörmektedir.

Askeri Liseler Açılsın
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!