Dr. Cihangir Dumanlı
Em. Tuğgeneral, Strateji Uzmanı
26 Ağustos hem Türklere Anadolu’nun kapısını açan Malazgirt utkusunun (1071) hem de kurtuluş savaşımızın kesin sonuç muharebesi olan Dumlupınar utkusunun (30 Ağustos 1922) başlangıcının yıldönümüdür.
Her ikisi de Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren önemli olaylardır. Kutlanması gerekir.
Anacak AKP iktidarınca Dumlupınar utkusunun görkemli törenlerle kutlanması iptal edilirken, Malazgirt ön plana çıkartılmakta, dinsel öğeler de katılarak ve parti etkinliği durumuna getirilerek daha büyük coşku ile kutlanmaktadır
Bu uygulama Dumlupınar’ı kazanan Başkomutandan ere kadar askerlere ve Orduyu büyük özveri ile destekleyen atalarımıza haksızlıktır.
Malazgirt’i önceleyerek Dumlupınar’ı gölgede bırakanlar, bulundukları yüce makamlara Dumlupınar sayesinde oturduklarının bilincinde olmalıdır.
Malazgirt’ten bu yana Anadolu’n siyasal coğrafyası çok değişmiş, son olarak Osmanlı İmparatorluğu yıkılmışken, bir kurtarıcı Anadolu’nun emperyalizm tarafından parçalanmasına engel olmuş, ulus egemenliğine dayalı tam bağımsız ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti‘ni kurmuştur.
Büyük Atatürk’ün söylediği gibi,
- Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Dumlupınar’da atılmıştır..
Dumlupınar kazanılmasa idi Lozan barış anlaşması yapılamaz, Cumhuriyet ilan edilemezdi. Dumlupınar’ın Cumhuriyet’le doğrudan ilişkisi varken, Malazgirt’in Cumhuriyet’le ilişkisi daha dolaylı ve uzaktır.
Bu nedenle 26 Ağustos’ta Malazgirt utkusu gerektiği gibi kutlanırken, 30 Ağustos’ta Dumlupınar utkusu da 2016 öncesinde olduğu gibi Zafer bayramı ve silahlı kuvvetler günü olarak görkemli törenlerle kutlanmalıdır.
Tüm devletlerin benzer tarihsel günleri, silahlı kuvvetlerinin katılımı ile görkemli bir biçimde kutlanmaktadır. Bizde de Dumlupınar utkusu aynı coşkuyla kutlanmayı hak etmektedir.
TSK’nın disiplin, eğitim ve teknoloji dizeyini ulusa ve dünyaya gösteren bu tür törenler, caydırıcılık sağlamanın yanında, gelecek kuşaklara tarih bilincinin aktarılması ve Ordu – Ulus bütünleşmesinin pekiştirilmesi bakımından da önemlidir.
30 Ağustos’larda resmi törenlerin dışında, ulusun serbest katılımı ile eğlenceli kutlamalar da yapılmalıdır.
Zafer bayramı ve Silahlı Kuvvetler Gününüz kutlu olsun!
=======================================
Dostlar,
Cumhuriyet Devrimi tarihimizin en yakın ve yetkin tanıklarından, dürüst yazar
Falih Rıfkı ATAY‘ın “Çankaya” adlı ünlü yapıtından vurucu bir alıntı yapalım…
“30 Ağustos, Türk tarihinin en büyük dönüm noktasıdır.
Millî tarihimiz çok büyük zaferlerle doludur,
fakat Türk milletinin yalnız kendi kendisini kurtarmakla kalmayarak esaret altındaki bütün şark milletlerinin de ufkunu açan bu zafer, tarihin en heybetli mucizesidir.”






