Ümit Kocasakal çizgi roman hastası çıktı! 6 maddelik ideolojik olmayan saptama…

Gazeteci Ahmet Hakan, İstanbul Barosu Başkanlığı seçimini kazanan Ümit Kocasakal hakkında 6 maddelik ideolojik olmayan bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. Kocasakal’ın kişilik özelliklerine dikkat çeken Hakan, baro seçimlerinin genel siyasete yansımasına dair yapılan yorumları eleştirdi.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

– Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, İstanbul Barosu Başkanlığı seçimlerini kazanan Prof. Dr. Ümit Kocasakal ile ilgili 6 maddelik ideolojik olmayan bir değerlendirme kaleme aldı. Kocasakal’ın renkli kişiliğinden hitabet gücüne, çizgi roman merakından siyasetteki durumuna kadar dikkat çeken ayrıntıları paylaşan Hakan, baro seçimlerinin genel siyasete etkisine dair yorumları da eleştirdi.

‘BATI KARŞISINDA EĞİLİP BÜKÜLMEZ’

Hakan, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“SAPTAMA BİR: İbrahim Kaboğlu ne kadar renksiz ne kadar sıkıcı ne kadar esprisizse… Ümit Kocasakal o kadar renkli, o kadar matrak, o kadar esprili biridir. Acaba bunun da etkisi olmuş mudur fark atarak kazanmasında?

SAPTAMA İKİ: Şöyle biridir Ümit Kocasakal: Coşkulu bir ruh halindeyse çok eski bir Türk Sanat Müziği eserini eliyle düm-tek düm-tek diye ritim tutturarak seslendirebilir. Rindmeşrep bir yönü vardır yani.

SAPTAMA ÜÇ: Bilmiyordum, sonradan öğrendim: Meğer çizgi roman hastasıymış. Adamdaki şu orijinalliğe bakar mısın: Marvel evrenine bir santim bile yüz vermiyor ama gümbür gümbür çizgi roman biriktiriyor.

SAPTAMA DÖRT: İstanbul Barosu’nu üç kez kazandı, sonra kendi isteğiyle bıraktı. On yıl sonra yeniden aday oldu, yeniden kazandı. Ama CHP’nin genel başkanı olmak için yeterli imzayı bile toplayamadı. Şöyle bir sorunu var: Baroda hep kazanıyor, siyasette yarışamıyor bile.

SAPTAMA BEŞ: Kalpak daima başındadır: Batı karşısında eğilip bükülmez, el ovuşturmaz, Batı’dan medet ummaz, Batı’ya karşı efelenmeyi sever. Bu açıdan da İbrahim Kaboğlu’nun tam zıddıdır.

SAPTAMA ALTI: İbrahim Kaboğlu’nun hitabeti: Mıy mıy, enerjisiz, donuk, inişsiz çıkışsız, tekdüze, bezdirici bir hitabet. Ümit Kocasakal’ın hitabeti: Her konuşması, Sartre’ın Nobel’i ret konuşmasını andırır. Gümbür gümbürdür. En alelade konuyu anlatırken bile sanki “büyük insanlık ideali”ni anlatır gibidir.

‘AYNI TERANE’

BARO seçimleri için…

Önemsiz demiyorum. Tabii ki önemli. Bir mesajı yoktur demiyorum. Tabii ki vardır.

Fakat her baro seçiminde aynı teraneyi işitmekten de çok sıkıldım.

“Barodaki değişim, bilmem neyin ayak sesi” falan.

Bu tür teranelerin ardından tunç yasa şöyle işler: Ayak sesleri işitilir ama sonunda Tayyip Erdoğan kazanır.”

 





Abonelik

Sol Medya'ya destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!