Advert
Alper AKÇAM
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Günümüzün Sorunu: Sorumsuz Aydınlarımız!

Günümüzün Sorunu: Sorumsuz Aydınlarımız!

İnsan öncelikle yediği ekmeğe, içtiği suya, kendini yetiştiren doğaya ve topluma karşı nankörlük etmemeli.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

İnsan öncelikle yediği ekmeğe, içtiği suya, kendini yetiştiren doğaya ve topluma karşı nankörlük etmemeli.

Günümüzün sorunu, nankör, bencil ve vicdan muhasebesi yapmaktan kaçan aydınlarımızdır. Hele de hayatımızın çoğaltıcı gücü olan sanatın ve edebiyatın içine sızmış, orada edindiklerini kendi şöhreti ve çıkarı doğrultusunda ince bir zekâ ile kullanan, insanlığın kültür donanımını alınır satılır bir metaya dönüştürmek isteyen yazarlarımız, şairlerimiz, aydın geçinenlerimiz, kan gölüne dönmüş, emperyalist saldırganlıkların mazlum halklar ve ülkelerin zenginlikleri üzerinde terör estirdikleri bugünkü kara günlerde herkesten ve her şeyden daha çok sorumluluk taşıyorlar…

“Türk Romanında Karnaval”dan başlayarak halk kültürümüz ile edebiyatımızın arasındaki canlı bağları görünür kılmaya çalışırken edebiyat alanında kendi öznel bakış açıları ve densizlikleri ile dolanan birilerinin de ipliğini pazara çıkarmaya çalışmıştım. Ülkemiz 20. Yüzyıl sonu, 21, yüzyıl başında büyük bir ivme kazanmış emperyalist oyunlarla Orta Çağ ve Orta Doğu bataklığına sürüklenmeye çalışırken onlara gönüllü olarak “yardım ve yataklık” yapan birileri içimde isyan ateşleri yakıyor, büyük öfke duyguları içinde bunalıyordum. “Anadolu Rönesansı” o günden bugüne uzanan o karanlık gidişe karşı bir uyarı sesi, bir uyanış ışığı olmaya çalışmıştı.

“Dillerine Kurban / Orhan Kemal’de Diyalojik Perspektif”, “Dilin Dört Atlısı”, “Romanlarımızda Kurtuluş Savaşı ve Kadınlarımız”, “Aynanın İçi Aynanın Dışına Karşı / Attilâ İlhan Üzerinden Cumhuriyet Kültür Tarihi”, “Amin Maalouf İle Geçmişten Günümüze / Edward Said’e Selam İle” sonraki karşılaştırmalı edebiyat, eleştirel deneme ve araştırmalarımın başlığı oldu.

2000 yılından başlayarak, adanarak girdiğim kültür ve edebiyat dünyasında hayatın güzelliklerini, zenginliklerini çoğaltan öyküler, romanlar, şiirler de düşün dünyamdaki yelpazenin farklı renk ve sesleri olarak okurla buluştular.

Aylar önce görüştüğümüz, Hollanda’da yaşayan, henüz yüz yüze gelemediğimiz Adnan Velioğlu’nun öncülüğü, birçok yakınıyla onlarca yıldır tanıştığım Fikret Küçükosmanoğlu’nun da katılımıyla Hollanda’da bir dizi söyleşi ve imza günü yapma konusunda anlaşmıştık. 11 Mart günü sürpriz olarak karşımıza çıkan ve 14 Mart günü ameliyata giden o önemli sağlık sürecinde, en büyük kaygım bu tasarımın gerçekleşememesi olmuştu. Ameliyattan önce doktorumla pazarlığımı yaptım (!), sonrasında kendimi adım adım oraya gidebilecek ve dostlarımla buluşabilecek duruma getirmeye çalıştım. Bir hafta sürecek program bitiminde, Türkiye dönüşünde de yoğun bir etkinlikler dizisi içinde olacağım.

Bugün yolculuk var… Edebiyat ve kültür birikimimizi yâd ellerde ülkelerinin özlemiyle ve kültürüyle iç içe yaşayan güzel dostlarla paylaşacağız.

Adalet ve özgürlükler için verilen mücadelenin oturacağı temel kültür olmalı, sanat olmalı, dürüst ve sorgulayan akılla yaşamayı başaran, iyiliği, güzelliği, doğruluğu, derlenişçi bir anlayışla kavramış kuşaklar yetiştirmek olmalı…

Gününüz aydın olsun sevgili dostlar!

 

02 Nisan 2026, Alper Akçam

2026 04 02 HOLLANDA.jpg

Günümüzün Sorunu: Sorumsuz Aydınlarımız!
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin