BU ATEŞİN, BU KANIN, BU DUMANIN ÇÖZÜMÜ : LAİK, DEMOKRATİK, ONURLU, BAĞIMSIZ CUMHURİYETTİR
Bugün 3 Mart. Bir Kültür Devrimi olan Cumhuriyetimizin temelini 3 Mart 1924 günü çıkarılan üç yasa oluşturmuştur. Bu tarihte Hilafet kaldırıldı, “Şer’iye ve Evkaf Bakanlığı” kapatıldı, Eğitim Ve Öğretimde Birlik yasaları çıkarıldı. Cumhuriyetimizin teminatı bu yasalardır. İkiyüzlü politikacıların kötüye kullandıkları “Bekası” tanımlaması, bu yasalara uyulması ile mümkündür.
Bugün Orta Doğu ve Yakın Asya kan gölüne döndürülmüş durumdu. Pervasız bir saldırganlık çoluk çocuk demeden insanların üstüne bomba yağdırılıyor, emperyalizmin onlarca yıldır yürüttüğü ve beslediği Şarkiyatçı politikaların, İslam üzerinden siyasetin dolaylı bir sonucu olan İran Mollalar Rejimi de binlerce evladını acımasızca katlettikten sonra şimdi de saldırgan İsrail ve ABD’ye karşı kendini koruyabilmek için ateşe ateşle karşılık vermek zorunda kalıyor.
Bu işin lamı cimi yoktur değerli yurttaşlar. Son yıllarda iyice azdırılıp yoldan çıkarılar cemaat ve tarikatlar aracılığıyla, iktidar koltuğunu koruyabilmek için kutsal değerlerimizi oyuncak edenler, laik Cumhuriyetimizin ve hukuk devletimizin temelleri sarsmaya, Türkiye’yi Orta Doğu’yu ve Yakın Asya’yı yakıp kavuran bataklığa doğru sürüklemek istiyorlar.
El birliği ile, güç birliği ile bu hayasız saldırılara ve çirkin oyunlara karşı durmak zorundayız. Cumhuriyetin sorunu İslam inancı ile değildir. Selam olsun dinine Hazreti Ömer adaleti ile, Hasan Hüseyin kardeşliği, yezit oyunlara direnme gücüyle bağlı kalmış olanlara. Selam olsun yüreğiyle, ruhuyla inananlara. Yazıklar olsun o kutsal değerleri iktidar ve çıkar için kullananlara… İnançların kalpte korunabilmesi için politika sahnesine alet edilmemesi, Laiklik ilkesine sonuna kadar bağlı kalınması gerekiyor.
Cumhuriyet değerlerimize dört elle sarılanlara, öz kültürümüzü, sanatımızı, özgür ve eleştirel düşüncemizi ayakta tutmak için çalışanlara da selam olsun. Önceki gün Bursa’da Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bursa Şubesi ve Osmangazi Belediyesi’nin konuğu olarak Hasan Ali Yücel ve günümüz kültürel sorunları üzerine konuştum. Benden önce sahne alan Dilek Sevültekin Görgülü yönetimindeki Mandolin Topluluğu, salondaki kalabalığa inanılmaz bir müzik dinletisi sundu. Gitar, keman ve bağlamanın da katıldığı bu “resital” tüm insanlık damarlarımıza bir duygu seli yaşattı. Çok sesli müzik ile Anadolu kadim ezgilerinin kucaklaştığı bir beceri ve yeteneğin hayranı olarak gıptayla dinledim…
İzleyenlerin büyük bir canlılık ve coşkuyla izledikleri konuşmam sonrasında aralarında Osmangazi ve Gemlik Belediye Başkanları’nın da bulunduğu katılımcılara Anadolu Rönesansı ve diğer kitaplarımı imzaladım. En önce Anadolu Rönesansı adeta kapış kapış götürüldü.
YKKED Bursa Şube Başkanı, değerli yol arkadaşım Jülide Akköprü ve yönetim kurulu üyelerine candan alkışlar olsun. Üye sayıları 400’ü aşmış, gençlerimiz de etkinliklerde gönüllü olarak yer alıyorlar. Bizler Ankara’da derneğimize “uzmanlık derneği” tanımlaması yapıp kendimize züğürt tesellisi verirken, Jülide arkadaşımız öncülüğünde Bursa Şubesi bir kitle derneğine dönüşmüş.
Umutsuzluk, karamsarlık yok, olmamalı! Güzel ülkemizi, gelecek günlerimizi bu karanlıktan çıkarabilmek, laik, bağımsız, demokratik Cumhuriyetimizi yaşatabilmek ve çocuklarımıza, torunlarımıza barışın, kardeşliğin, gerçek adaletin egemen olduğu bir gelecek bırakabilmek için her birimize çok görev düşüyor. En yakınımızdaki Cumhuriyet örgütüne, parti olur, dernek olur, sendika olur, birleştirici ve kucaklayıcı bir anlayışla katılarak mücadele eden insanlara omuz vermeli, varlığımızı yalnız düşüncemizle değil davranışlarımızla da ortaya koymalıyız.
Yazıklar olsun insanlığı ateşle, dumanla kanla boğanlara…
Yazıklar olsun Gâzi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarından armağan laik Cumhuriyetimizin temellerini oymaya çalışanlara…
Selam olsun gelecek güzel günler için el ele, kol kola duranlara…
03 Mart 2026, Alper Akçam



