Cemil DEVECİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Orta Doğu Sınırında / Türkiye

Orta Doğu Sınırında / Türkiye

Orta Doğu’nun dünü, bu günü geleceği üzerinde yazıyor, düşünce üretiyor, önerilerde bulunuyorken beklenen oldu, ABD-İsrail ikilisi İran’a saldırdı ve savaş başladı. Uzun yıllardır hazırlık yapıyor ve ortamı gergin tutuyorlardı.

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Orta Doğu’nun dünü, bu günü geleceği üzerinde yazıyor, düşünce üretiyor, önerilerde bulunuyorken beklenen oldu, ABD-İsrail ikilisi İran’a saldırdı ve savaş başladı. Uzun yıllardır hazırlık yapıyor ve ortamı gergin tutuyorlardı. Bu sefer ki, öncekilerden farklı ve tüm cephelerde açılmış bölge savaşı niteliğinde. 12 gün savaşında edilgen olan İran bu kez hem saldırıları karşılıyor ve hem de ABD üstlerinin olduğu tüm ülkeleri bombalıyor.

Orta Doğu’nun kanayan yaralarından biri olan İsrail, bölgeyi kendi güvenliği ve çıkarlarına uygun şekillendirmeye çalışıyor. Her ne kadar ABD/Trump’ı yanına almışsa da bu defa durum bölge için farklı sonuçlar doğurmaya gebe görünüyor.

İran, 1.7 milyon kilometrekare coğrafi alanı, 90 milyon nüfusu, 2500 yıllık tarihiyle bölgenin en köklü devleti. Nüfusun yüzde 50’si Farisi, yüzde 40’ı Türk, yüzde 6’sı Arap geri kalanı da diğer etnik unsurlardan oluşuyor.

Nüfusunun yarısına yakını Türk olan İran’ın Türkiye ile sınırı 560 kilometredir.

Savaş tüm bölgeye yayılmıştır; İran, Türkiye hariç bölgedeki ABD üssü olan tüm ülkeleri bombalayarak savaşı Orta Doğu’ya yaydı. İspanya hariç; İngiltere başta olmak üzere, Almanya, Fransa ve İtalya İsrail/ABD ittifakını destekliyor.

Güneydoğuda  Afganistan ile Pakistan savaşıyor; kuzeyde Rusya- Ukrayna savaşıyor; Irak, Suriye, Libya ve Afganistan daha önce bu hedefe yönelik olarak parçalanmışlardı.

Nereden bakılışa bakılsın İsrail/ABD ve destekçisi diğer batılı devletlerin bu saldırgan  tutumu, Dünya barışını hiçe sayan, İnsana/canlıya ve çevreye değer vermeyen; uluslararası hukuku ve  kurumlarını yok sayan tehlikeli bir durumdur.

Savaş uzar ve bölgeye yayılırsa üçüncü dünya savaşının temelleri atılmış olacağı gibi öncelikle Orta Doğu, ardından Avrupa, Güney Asya, Kafkaslar, Hazar bölgesi, Afrika ülkelerinde yaşam zorlaşacaktır. Çünkü İran dünya enerji kaynaklarının yüzde 75’ni karşılayan Avrasya, Orta Doğu ve Orta Asya’yı bir birine bağlaya jeostratejik bir noktadadır. Türkmenistan, Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Azerbaycan’ın  denize ulaşım yolu üzerindedir. Körfez bölgesinde enerji yollarının kontrolünü elinde tutmaktadır. Daha şimdiden akaryakıt ve doğal gaz fiyatları artmaya başlamıştır. Petrol ve gaz akışının kısıtlanması Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Çin başta olmak üzere tüm dünya olumsuz etkilenecektir.

Bu savaşın, yukarıda belirtilen olumsuz etkilerinin yanında ve daha büyük oranda Türkiye’yi etkileyeceği görülen bir gerçekliktir. Bölgede sıcak savaş ihtimali artmaktadır. Güney ve doğu sınırımız savaş bölgesiyledir. Zaten iktisadi kriz içinde olan Türkiye ekonomisi ve sosyal yapısı bu savaştan çok etkilenecektir.

Türk devleti ve siyaset kurumu birlikte çalışmalı, süreci ortak akılla yönetmeli  ve ülkeyi olabildiğince az zararla bu süreçten kurtarmalıdır. İncirlik ve Kürecik üslerini kapatmalıdır. Nato, Rusya, Çin, Hindistan, Kore ve Japonya’yı da içine alarak ‘Dünya Barış Gücüne’ dönüşmeli ve BM’lerin yönetimine verilmelidir. Uluslararası hukuk yeniden tahkim edilmelidir.

Orta Doğu konulu seri yazılarımın arasına İsrail/ABD-İran savaşı nedeniyle, bu yazıyı koymak durumunda kaldım; yarını belli olmayan senaryoların yazıldığı Orta Doğu seri yazılarıma devam edeceğim. Çünkü Orta Doğu’daki öngörülemezlik devam ediyorken Türkiye’de gelecek planlaması yapılamaz, topluma umut veren siyaset üretilemez. Kalkınma planı yapılamaz.

Orta Doğu Sınırında / Türkiye
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin