Azerbeycan toprağının işgal altında olduğu BM kararlarıyla ortada. Ermenistan işgalcidir, hiç tartışma götürmez. Üstelik hem kel hem fodul, saldırgandır da. Ettikleri yanına kar kalmamıştır…
Nedense bu süreçte ben hep Aliyev’in açıklamalarındaki tarza takılıp kaldım…
Üç anektod…
1-
“Atatürk Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’nde konaklayacaktı. Şimdilerde Karşıyaka Evlendirme Dairesinin karşısında, Yalı’daki 380 Numaralı Çağlayan Apartmanının olduğu yerde bulunan bu köşkün güzelliği dillere destandı. Girişte kadınlı, erkekli muazzam bir topluluk birikmişti. ATATÜRK onları selamlayarak köşke yöneldiğinde yüzü asıldı. Kaşlarını çattı. Çünkü, geçeceği yerde boylu boyunca bir Yunan Bayrağı seriliydi. Karşılayıcılara bunun nedenini sordu. Onlar da, “Yunan Kralı Konstantin’in 1921 yılında İzmir’e geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini” anlattılar.
Atatürk’ün yanıtı kısa ve kesindi:
“Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü, bayrak bir
milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam”
diyerek, yerdeki bayrağı kaldırttı. Köşkün
bembeyaz mermerlerinde ilerleyerek, içeri
girdi.”
2 –
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye topraklarına gömülen Anzak askerlerinin annelerine 1934’te şu mektubu yazmıştı:
“Bu memleketin toprakları üstünde
Kanlarını döken kahramanlar!
Burada dost bir vatanın toprağındasınız
Huzur ve sükun içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana
Koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar!
Gözyaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız
Bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler
Ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra
Artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.
Mustafa Kemal Atatürk, 1934”
3-
“Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başlatılan, Bülent
Ecevit’in “Biz aslında savaş için değil barış için
ve yalnız Türklere değil Rumlara da barış
getirmek için adaya gidiyoruz” sözleri…
Bu üç tavır ve şimdi Aliyev’in zafer naraları atarak, aşağılayarak, gülerek, kameralar karşısında gerçekleştirdiği şovlar…
Büyük devlet olmak, büyük devlet adamı olmak öyle çok kolay işler değil..
Düşmanlığı kaşıyan, derinleştiren kalıcılaştıran değil bitiren , haksızlığa son vererek kalıcı barışı sağlayan yaklaşımlara ihtiyaç var…
Bence burada Azerilerden çok Ruslar kazandı..
Bilmediğimiz ve üstü örtülen durumlar var…
Birgün onlarında neler olduğu ortaya çıkar elbet…
Yanılıyor muyum acaba?
Barış Sevdalı Büyük Ülke Olmak
0
Paylaş






