Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. Mitinglere Davet!

Mitinglere Davet!

Mitinglere Davet! Mutfakta Yangın Var!

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Haber: Atilla YÜCEAK

 

Mitinglere Davet!

Mutfakta Yangın Var! 

Gebze’de yapılacak olan GEÇİNEMİYORUZ ve Kartal’da yapılacak olan KAYYIM atamalarına karşı yapılacak mitinglere Kocaeli’den katılım çağrısı yapıldı!

Etkinliğe katılanlar arasında

CHP Kocaeli milletvekili Prof. Dr. Muhip KANKO,

EMEP MYK üyesi Arzu ERKAN,

DEM Parti PM üyesi Selda İLGÖZ KOÇYİĞİT,

CHP Kocaeli İl Başkan yardımcısı ve Emek Komisyonu Remzi POLAT,

EMEP il başkanı İlhami ŞAHBAZ ve yönetimi

DEM Parti İl eşbaşkanları Ebru ÖCAL,

Av. Nuri TAN ve yönetimi,

TİP il yönetimi Av.Umutcan TARCAN,

Sol Parti Kocaeli İl başkanı Hicran ATABEY ve Yönetimi,

Kaldıraç Hareketi,

TMMOB İKK başkanı Mehmet Ali ELMA,

DEM Parti İlçe örgütleri,

DEM Parti Emek Komisyonu Ali BUĞDACI,

CHP İzmit İlçe STK’lardan sorumlu başkan yardımcısı Selman KURCAN,

BES Kocaeli şube başkanı Yeliz KARSTARLI,

Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM,

Tüm Bel Sen Kocaeli şube başkanı Güzide SAATÇİ,

Yapı Yol Sen Kocaeli şube başkanı Levent BURHANOĞLU,

SES Kocaeli şube başkanı ve KESK Dönem sözcüsü Murat HARATA,

DİSK İzmit bölge sorumlusu ve Genel İş Kocaeli şube başkanı Vedat KÜÇÜK,

İzmit belediyesi meclis üyesi ve meclis grup başkanvekili Mehmet Nazım GENÇTÜRK,

DİSK Emekli Sen başkanı İbrahim TURGUT,

Birleşik Emekli Sen İhsan DENİZ,

DİSK Gölcük Ahmet KASIMOĞLU,

DİSK Emekli Sen Hamza KAYA,

DİSK Emekli Sen Behçet KÖŞE,

Tüm Emekli Sen Hüseyin MACİT

Önceki dönem SHP il başkanı Keramettin GENÇTÜRK,

İzmit belediyesi meclis üyesi Erdem ARCAN,

ADD Kocaeli şube başkanı Sevim PEKYÖRÜR ve yönetim kurulu üyeleri,

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Kocaeli il başkanı Meral DÖNMEZ,

29 Ekim Kadınlar derneği kurucu başkanı Gülşen MÜSTECAPLIOĞLU

Veli Der Kocaeli şube başkanı Ayşe IRMAK,

İHD Kocaeli temsilcisi Azize ADIGÜZEL,

STK ve Sendika temsilcileri ve çok kalabalık halk olduğu gözlerden kaçmadı.

CHP İzmit İlçe STK’lardan sorumlu başkan yardımcısı ve Emek Komisyonunu Sözcüsü

Selman KURCAN basın açıklamasının açılışını bir çağrı yaparak başlattı.

 

GEÇİNEMİYORUZ çığlıkları saraydan duyulmuyor.

Sesimizi daha çok yükseltmeliyiz” dedikten sonra şöyle devam etti:

“Asgari ücret 17 bin TL, açlık sınırı ise 20 bin TL. Çay üreticisi Rize’den,

buğday üreticisi Edirne’den, Adana’dan ‘geçinemiyoruz’ diye sesleniyor.

Eğer kimse bizi duymuyorsa, hepinizi 30 Haziran’da Gebze pazar meydaninda yapacağımız mitinge bekliyoruz.

Çay ve buğday üreticilerinin taleplerini desteklemek için orada olacağız.

Halkımızın sesini duyurmak için bu gün buradayız” şeklinde konuştu.

 

CHP Emek Komisyonu olarak;

Biz vergide adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi istiyoruz.

Holdingler verginin yüzde 11’ini bizler verginin yüzde 89’unu veriyoruz.

Bakan Mehmet Şimşek istediği kadar dirensin, halktan yana vergi sistemini halkın iktidarında biz kuracağız.

Yapacakları her şey ile 226 milyar TL gelir elde etmeyi hedefliyor. Ödenen kiraya yüzde 20 stopaj gelecek, iğneden ipliğe her şeye zam gelecek. 660 milyarı yandaş müteahhitlere affettiler, 226 milyar TL’yi ise emekçiden almaya çalışacaklar. Asgari ücret 17 bin TL, açlık sınırı 20 bin TL;

Emekliler-emekçiler Kocaeli’nden,

çay üreticisi Rize’den,

buğday üreticisi Edirne’den, Adana’dan seslendi ‘Geçinemiyoruz’ diye.

Ne yapacağız, madem kimse anlamıyor, o zaman tüm halkımızı Kocaeli’ne 30 Haziran’da Gebze mitingine bekliyoruz.

Emekli maaşlarına,

Çaya,

buğdaya zammı almak için bütün geçinemeyenleri Gebze miting meydanında bekliyoruz…” dedikten sonra ilk sözü CHP Kocaeli il başkan yardımcısı Remzi POLAT’a verdi.

CHP Kocaeli il başkan yardımcısı Remzi POLAT kalabalık topluluğu selamlayıp teşekkür ettikten sonra konuşmasına şöyle başladı;

İŞSİZLİK VE YOLSUZLUK TEMEL SORUN OLMUŞTUR

İşsizlik, ekonomi ve gelir dağılımı gibi sorunlar halk yaşamını olumsuz etkilemektedir. İşsizlik yokluk ve yolsuzluk ülkede temel sorun oluşmuştur. Emeklilerimiz ve atanamayan öğretmenlerimiz için buradayız.

Tüm vatandaşlarımızı 30 Haziran’da düzenleneceğimiz Gebze Emek Mitingi’ne davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Ardından mikrofona davet edilen CHP Kocaeli

Milletvekili Prof. Dr. Muhip KANKO ise yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

Öncelikle hepinizi Gebze Emek Mitingi’ne davet ediyorum.

Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar geldiğinde geride hep bir siyaset istismarı yaşanmış ve mağdur şahıslar oluşmuştur.

Tüm mağdurların çözümü için CHP’nin gücünü birleştirmek gerekiyor. 22 yıllık AKP iktidarı tam 9 bakan değiştirdi. Her gelen bakan bir önceki bakanın programını ötekileştirdi ve yeni bir reform yarattı. Bugüne kadar lise giriş sınavı 6, üniversite sınavı 3 kez değişti. Dolayısıyla baktığınız zaman eğitim bütün toplumun en temel ihtiyacı. 31 yaşında ücretli bir öğretmen aylık aldığı maaş 9 bin lira. Emeklileri 10 bin, ücretli öğretmenler 9 bin liraya mahkum edildi. Tüm mağduriyetleri gidermek istiyorsak gücümüzü göstermek zorundayız. Gebze’de yapacağımız Emek Mitingi’ne lütfen katılın. Hepinize saygılar sunuyorum…” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Daha sonra söz alan:

DEM Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi Ve Emek

Komisyonu Sözcüsü

Ali BUĞDACI29 Haziran da Kartal meydanında Kayyıma karşı ve 30 Haziran günü Gebze de düzenlenen GEÇİNEMİYORUZ mitingine çağrı yaparak konuşmasına başladı.

“Değerli Dostlar,

Demokratik Kitle Örgütleri, Basın Emekçileri,

Siyasi Partilerin Değerli Temsilcileri,

Sevgili Kocaeli Halkı,

Saray zulmünün sonuçları olan;

Yüksek enflasyon, gelir dağılım eşitsizliği, yoksulluk, sefalet, işsizlik ve borçluluk sarmalında çekilmez hale gelen gündelik yaşantımız kader değildir. Saray Rejimin merkeziyetçi, ırkçı, cinsiyetçi, inkarcı, yağma-rant ve azgın sömürüye dayanan sistemin yarattığı derin bir bunalımın içerisindeyiz.

Bu ülkede yaşayan tüm emekçiler, ezilenler yok sayılan Türk’ün /Kürd’ün, Alevisi/Sünnisi, Genci/Yaşlısı, Kadını 31 Mart’ta dur demiş ve yeni bir dönemin başladığını ilan etmiştir.

Tüm Demokrasi ve Emek güçlerini önünde büyük bir fırsat ve olanaklar var. Ama birlik olmazsak büyük risklerde mevcuttur, CHP’nin tüm ezilen kesimlerin sesine ses katma amacıyla düzenlediği miting/eylemlerine DEM Parti olarak selamlıyor ve dayanışma gösteriyoruz. Aynı zamanda burada Van’da – Hakkari’de zulme ve kayyuma direnen kürt yoldaşlarımıza ve halkımıza da en derin sevgi ve saygıyı iletiyoruz.

 

Değerli yol arkadaşlarımız, basınımızın değerli temsilcileri,

Burada;

Atanamayan,

Asgari ücrete mahkum edilen,

Açlık sınırının altında yaşayan,

Emekliler ve Emekçiler,

Güvencesiz çalışmaya zorlanan,

Başta Özel Sektör Öğretmenleri için,

“Bir Şey Yapmalı” şiarıyla dayanışma içerisindeyiz.

Mevcut iktidarı reddederken, bizleri bekleyen şey; ortaya koyacağımız emek ve birlikte örgütlenme birlikte mücadele etmek ve ortakça yaşanabilir dünya inşa etmektir… dedikten sonra alkışlar ve sloganlar arasında konuşmasını sonlandırdı.

Alkışlar ve atılan sloganlar arasında sözlerine başlayan:

EMEP Kocaeli il başkanı İlhami ŞAHBAZ

Konuşmasında şunları söyledi:

“Sıcak yaz günlerinden geçiyoruz.

Ancak asıl sıcaklık, asıl ateş emekçilerin mutfaklarında yaşanıyor. AKP hükümeti ve onun tek adam yönetimi ülkeyi öyle bir noktaya getirdi ki, herkesi yoksullukta eşitlemiş durumda.

Yoksulluk ülkenin temel meselesi haline gelmiş durumda. Asgari ücreti temel ücret ücret haline getiren AKP, istiyor ki herkes yoksul olsun ancak onların rant ve talan düzeni, beşli çeteleri zarar görmesin.

Tüm yurttaşlar onların çıkarına zenginliklerine hizmet etesin.

Bu ilkede on bin liranın altında bir gelirle yaşamak zorunda kalan emekliler, ay sonunu getiremeyen işçi ve emekçiler var. Ancak kendi çevrelerine sermaye aktarmaktan geri durmuyorlar. sadece 2024 yılında Yap İşlet devret yöntemiyle yapılanlar için ödenmesi planlanan miktar 163 milyar liradır. Bu da gösteriyor ki, AKP hükümeti sermayeye dokunmamaktadır. Ancak emekçilere hayatı zindan etmektedir.

Bu yaz mevsiminin AKP iktidarı için son yaz olması için Birleşmeliyiz ve mücadele etmeliyiz…” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Sol Parti adına söz alan Kocaeli il başkanı Hicran ATABEY sözlerine şöyle başladı:

Diktatörler, iktidarı ele geçirdikleri her yerde önce eğitim ve sağlıkta dönüşüm yaparlar.

AKP MHP iktidarı 22 senedir, sayısız müfredat birçok M.E bakanı değişikliği yaptı.

Zaten MEB’da tüm sorumluluklarını Diyanet’e devretmiş durumda.

Uzun zamandır da öğretmenlik mesleği ve eğitim sistemi ile uğraşıyor.

Öğretmenlik mesleğinin onuru ve geleceği için hak arama mücadelesini sürdüren, aynı okulu bitiren, aynı işi yapan ama hakkını alamayan öğretmen arkadaşlarımızın onurlu mücadelelerini destekliyoruz, omuz omuzayız.

Akp iktidarı kendi beceriksizliklerini emekçilerin, emeklilerin, halkın sırtına yüklemek istiyor, o bedeli biz ödemeyeceğiz.

Açlığı sefaleti kabul etmiyoruz.

Emekliler onurlarıyla ve insanca yaşamak istiyorlar.

Yok öyle helalleşmek,

hesap soracağız.

Sokak bizim mücadele alanımız,

hiç bir zaman da vazgeçmeyeceğiz…”

“Ya hep beraber ya hiçbirimiz.” sloganlar arasında konuşmasını sonlandıran Sol Parti Kocaeli İl Başkanı Hicran ATABEY alkışlar arasında sözü önceki dönem başkanlığını yaptığı Eğitim Sen 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM’e bıraktı.

öğretmen arkadaşına bıraktı.

Öğretmenlerin sorunlarını dile getirmek için mikrofona gelen:

Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM’de hafta sonu yapılacak mitinglere çağrı yaparak konuşmasına başladı.

“ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİNİN TABAN MAAŞ HAKKI BAŞTA OLMAK ÜZERE İŞ GÜVENCESİ VE İNSANCA ÇALIŞMA KOŞULLARI DAHİL TÜM TALEPLERİ KARŞILANMALIDIR! MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖZEL OKUL PATRONLARININ SÖZCÜSÜ GİBİ HAREKET ETMEKTEDİR!

 

Bugün milyonlara ulaşan fiyatları ile adeta bacasız fabrikalara dönen özel okullar, kamunun kaynaklarını ve yurttaşlarımızın parasını kendilerine transfer etmektedir. Devlet destekli bir bir rıza mekanizması kurulmuştur. Bir tarafta bilimsel ve pedogojik formasyondan uzak devlet okulları diğer tarafta sözde daha demokratik ve özgür eğitim vahaları olarak gösterilen özel okullar ile bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Oysa bu algının yaldızı kaldırıldığında ise altında çok ağır ve acımasız bir emek sömürüsü ile özel okulda çalışan eğitim emekçileri bulunmaktadır.

Asgari ücrete dahi yaklaşamayan ücretlerle geçinmek zorunda kalan, haftada 40-45 saatlik çalışma yükünün altında ezilen, okul yönetimi ve velilerin türlü mobbingleri ile karşı karşıya kalan eğitim emekçileri arkadaşlarımız, özel sektör öğretmenleri. Bu tablonun sahibi ise bir tarafta neredeyse mafyatik organizasyonlar haline gelmiş olan özel okul zincirleri ve onların patronları ve diğer tarafta adeta özel okul patronlarının sözcüsü haline gelmiş olan Milli Eğitim Bakanlığı. Devletin her türlü kolaylaştırıcılığından faydalanan özel okul patronlarının kurduğu vakıflar ve derneklerle şekillenen özel okul sistemi onbinlerce özel sektör öğretmenini bir sömürü çarkında ezmeye devam ediyor.

Bizler aynı fakültelerden mezun olmuş, aynı eğitimi almış eğitim ve bilim emekçileriyiz. Bir taraftan öğretmen atamalarındaki garabet yüzünden diğer taraftan emekli olduktan sonra da çalışmak zorunda kalmamız yüzünden aynı işi yapmamıza rağmen özel sektör öğretmenlerinin maaşları maalesef sadece ve sadece özel okul patronlarının insafına ve o insafın sınırlarını belirleyen sömürü ve kar hırsına bırakılmıştır. Bizler kamuda da özel sektörde de aynı işi yapmamıza rağmen şu anda 6 parçaya bölünmüş eğitim emekçileriyiz.

Özel okullarda çalışan öğretmenler, ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler, kadrolu öğretmenler, uzman öğretmenler ve baş öğretmenler şeklinde mesleğimizin başına sıfatlar konularak bizi paramparça etmeye çalışsalar da her birimiz aynı işi yaptığımızın farkındayız. Aynı işi yapanlara aynı sosyal, ekonomik, özlük haklar sağlanmasını savunanlarız.

Bugün sözde revize edilecek olan ucube bir meslek kanununu değil; eşit işe eşit ücreti esas alan ve öğretmenlik mesleğinin itibarını iade eden gerçek bir meslek kanunu istiyoruz.

Eğitim Sen olarak hükümetin “Öğretmenlik Meslek Kanunu” ile getirmeyi hedeflediği yeni hak kayıplarına karşı, Özel okul, ücretli, sözleşmeli, kadrolu, uzman, baş gibi sıfatlarla öğretmenlik mesleğine dayatılan parçalı istihdama karşı, atama yönetmeliğindeki hukuksuzluğa karşı, eğitimin ticari ve piyasacı uygulamalarına karşı, eşit işe eşit ücret için, taban maaş hakkı için, mesleğimiz, onurumuz, geleceğimiz için buradayız, bir aradayız ve tüm eğitim ve bilim emekçilerini debirlikte mücadeleye çağırıyoruz.

 

TASARRUF PAKETİ ADI ALTINDAKİ SALDIRI PAKETİNE KARŞI İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN BİRLEŞELİM!

Hükümet kemer sıkmalıyız, tasarruf edeceğiz, tasarruf etmeliyiz diyor. Oysa tasarruf denilince ilk akla gelenler yine biz emekçiler ve emekliler oluyoruz. Kemer sıkan biz oluyoruz ancak patronlar, sermayedarlar karlarına kar katmaya, lükse ve şatafata devam ediyorlar.

Biz eziliyoruz onlar daha fazla zengin oluyor. Bu nasıl tasarruf?

Hükümete soruyoruz:

Sermayedarlara, patronlara Milyarlarca Lira vergi muafiyeti ve istisnası yapan, onların vergi borçlarını bir kalemde silen siz değil misiniz? Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projesi adı altında, hizmet alsak da almasak da parası bizim cebimizden çıkan şehir hastanelerine, hava limanlarına, paralı yollara garanti adı altında milyarlarca Lira kamunun parasını aktaran siz değil misiniz? Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise niye bunlardan tasarruf etmiyorsunuz? Eğer ekonomi çıkmazda ise milyarderler listesine giren ultra zenginlerden bir kez olsun servet vergisi almak neden aklınıza gelmiyor? Bu kadar israf kaynağı varken neden hala tüm yükü bizlere, halka yıkıyorsunuz? Bir kez daha altını çiziyoruz. Eğer hedef gerçekten tasarruf etmek ise; toplumun %99’unun daha fazla yoksullaşması pahasına ülke kaynaklarının, vergilerimizin %1’lik zengin kesime aktarılmasına dayalı israf düzenine son verilmelidir. İktidarın ekonomi politikaları %1’lik kesim dışında toplumun ezici çoğunluğunu milyonlarca yurttaşımızı yoksulluk, sefalet ve açlıkla yüz yüze bırakmıştır.

İktidar insan onuruna yaraşır bir yaşamda değil yoksullukta eşitlemeyi reva görmektedir.

Sayıları 16 milyona yaklaşan emeklilerimiz hiçbir dönemde olmadığı kadar büyük zorluklar içerisinde asgari standartların da gerisinde açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedirler. Ömürleri boyunca her şart altında çalışan, primleri ve vergileri maaşlarından düzenli kesilen emekliler sosyal güvenlik sisteminde adeta bir yük ve maliyet olarak görülmektedir. Emekli maaşları kira ödemeye dahi yetmemektedir. Hükümet emeklilerimize yaşamı değil ölümü reva görmektedir. Hayır! Bunu abul etmiyoruz, etmeyeceğiz!

Artık dayanacak güç ve sabır kalmamıştır! Birlikte ve ortak mücadele dışında bu çemberden ve gidişattan kurtulmak mümkün değildir.Eğitim Sen olarak sadece eğitim ve bilim emekçilerinin mücadelesinde değil, bütün emekçilerin ve emeklilerin insanca bir yaşam mücadelesinde yanyanayaız, buradayız, biraradayız.

Tüm sendikalar, konfederasyonlar, meslek örgütleri dahil olmak üzere tüm emek örgütlerini, kamu hizmetlerinden yararlanma hakkı yok edilmek istenen tüm yurttaşlarımızı, işçileri, emekçileri, işsizliğe mahkum edilmek istenen, güvencesiz çalışmanın dayanağı haline getirilmek istenen herkesi bu Mehmet Şimşek ve hükümetin SALDIRI VE TASFİYE PAKETİNE karşı omuz omuza vermeye, birlikte mücadeleye çağırıyoruz!..” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Günlerdir ME bakanlığı önünde haklarını aramak için eylem yapan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Kocaeli şube başkanı Bilal AKKURT sözlerine şöyle başladı.

Basına ve Kamuoyuna,

Değerli basın emekçileri; ekmek, gelecek, memleket için diyerek alanlara yaptığımız

çağrımıza karşılık veren sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin

temsilcileri/üyeleri,

öğretmen mücadelesi bizim mücadelemizdir diyen veliler, burada olamayan ama yüreği

burada atan sendikasının aldığı kararlara attığı adımlara katkı sunmak için hazır olan

öğretmen sendikası üyeleri hepinize selamlar, özel sektör öğretmenlerinin mücadelesine

omuz verdiğiniz için hepinize teşekkür ediyoruz.

Özek Sektörü öğretmen Sendikası olarak son 3 yılda defalarca olduğu gibi yine Ankara sokaklarındaydık.

Pes etmiyoruz çünkü tartışmaya kapalı bir hakkın peşinde çok meşru bir mücadelenin

içindeyiz.

Duymayanlar, bilmeyenler için en sade haliyle bir kez daha tekrar edelim. Öğretmen

Sendikası 3 yıldır şunu söylemektedir: Özel öğretim kurumlarında kölelik koşulları hüküm

sürüyor ve Milli Eğitim Bakanlığı bu durumu izliyor. Bu düzen son bulmalıdır.

Yüz binlerce

Öğretmen, veliler, meslek örgütleri, öğrenciler, tüm toplum öğretmenler asgari ücretle

çalıştırılmamalı derken MEB buna kulağını tıkayamaz. 2014 yılına kadar var olan taban

maaş yasasını geri getirmeye yetkisi olmadığını söyleyen bir Bakanın hiçbir şeye yetkisi yok

demektir. Bu yetkisizlik istifadan başka bir yola çıkamaz.

Milli Eğitim Bakanına buradan yeniden soruyoruz:

Taban maaş uygulamasının geri gelmesinde engel nedir?

Milli Eğitim Bakanına soruyoruz:

Kamuda kaç bin öğretmene ihtiyaç vardır. Bütçe budur diyerek atama yapmak öğretmeni

çaresiz bırakarak özel sektöre yönlendirmek öğretmeni ucuz iş gücüne dönüştürme planının

parçası mıdır?

Milli Eğitim Bakanına soruyoruz:

Ücretli öğretmenliğin varlığı sizi rahatsız etmiyor mu?

Milli Eğitim Bakanına soruyoruz:

Sadece eğitim baronlarını mutlu eden bir Bakan olmak nasıl bir duygu?

Milli Eğitim Bakanına soruyoruz:

Yüz binlerce öğretmenin ve toplumun gözünde yalancı olmak sizi rahatsız etmiyor mu?..

 

Dostlar, çok yakında Öğretmenlik Meslek Kanunu meclise gidecek. Bu kanunu MEB hazırlıyor. Bir önceki kanunda özel sektör öğretmenlerinin adı anılmamıştı.

Bu kez uyarıyoruz: • Taban Maaş Hakkımız hemen geri getirilecek! • Denetimler artacak sigortasız, öğretmenlik dışı ünvanlarla çalışma sonlandırılacak! • Belirli süreli sözleşme bitirilecek!

 

Bizler zorlu şartlara rağmen mesleğimizden vazgeçmiyoruz, kamusal eğitim terk edilirken yarattığınız sistemde eğitimin yükünü omuzluyoruz. Bizler MEB’in personeliyiz, bizler kamusal bir alanın emektarlarıyız. MEB bizim sorunlarımızı çözmek zorundadır. Öğretmen Sendikası olarak ÖMK’nin önemine dikkat çekmek ve kararlılığımızı göstermek adına tüm üyelerimize, dostlara, eğitime dair kaygısı olan herkese çağrımızdır. ÖMK’nin oylanacağı meclisin önündeki Milli Egemenlik Parkında bir eğitim nöbeti başlattık. Bu nöbet aynı zamanda tüm ülkede eğitim için bir direniş haftasının başlangıcı oldu. Her ilde öğretmenleri alanlara davet ediyoruz. Öğretmenler mesleğin ve eğitimin geleceğini kurtaracak!

Kazanacağız…’’ dedikten sonra konuşmasını sonlandırdı.

 

Daha sonra CHP İzmit İlçe STK’lardan sorumlu başkan yardımcısı Selman KURCAN’ın duyurusu ile çekilen halaylar sonrası yirmi dakika oturma eylemi yapılarak etkinlik son buldu.

Mitinglere Davet!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!