Advert
  1. Haberler
  2. Gündem
  3.   Kocaeli’den (ÖMK’ya) karşı sert tepki verildi.

  Kocaeli’den (ÖMK’ya) karşı sert tepki verildi.

Kocaeli Emek Ve Demokrasi Güçleri İnsan Hakları Parkında oturma eylemi yaparak basın açıklaması yaptı.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Haber: Atilla YÜCEAK

 

Kocaeli Emek Ve Demokrasi Güçleri İnsan Hakları Parkında oturma eylemi yaparak basın açıklaması yaptı.

Etkinliğe katılanlar arasında

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz ÇİÇEK,

DEM Parti PM üyeleri:

Hasip ŞAN,

Bülent UYGUNER,

Selda İLGÖZ KOÇYİĞİT,

DEM Parti Kocaeli İl Eş başkanları Av. Nuri TAN,

Ebru ÖCAL ve il yönetimi

EMEP il başkanı İlhami ŞAHBAZ ve yönetimi

TİP il yönetimi Av.Umutcan TARCAN,

Sol Parti Kocaeli İl başkanı Hicran ATABEY ve Yönetimi,

Kaldıraç Hareketi,

TMMOB İKK başkanı Mehmet Ali ELMA,

DEM Parti İlçe örgütleri,

DEM Parti Emek Komisyonu Ali BUĞDACI,

BES Kocaeli şube başkanı Yeliz KARSTARLI,

Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM,

Tüm Bel Sen Kocaeli şube başkanı Güzide SAATÇİ,

Yapı Yol Sen Kocaeli şube başkanı Levent BURHANOĞLU,

SES Kocaeli şube başkanı ve KESK Dönem sözcüsü Murat HARATA,

DİSK İzmit bölge sorumlusu ve Genel İş Kocaeli şube başkanı Vedat KÜÇÜK,

DİSK Emekli Sen başkanı İbrahim TURGUT,

Birleşik Emekli Sen İhsan DENİZ,

DİSK Emekli Sen Hamza KAYA,

DİSK Emekli Sen Behçet KÖŞE,

Önceki dönem SHP il başkanı Keramettin GENÇTÜRK,

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Kocaeli il başkanı Meral DÖNMEZ,

29 Ekim Kadınlar derneği kurucu başkanı Gülşen MÜSTECAPLIOĞLU

İHD Kocaeli temsilcisi Azize ADIGÜZEL,

STK ve Sendika temsilcileri ve çok kalabalık halk olduğu gözlerden kaçmadı.

Basın açıklamasını;

Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM yaptı.

Konuşmasına Ayda IŞIK SEVİM şu sözler ile başladı;

Basına ve Kamuoyuna,

Geçtiğimiz hafta Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda kabul edilen Öğretmenlik Mesleği Kanun (ÖMK) Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda 39 maddeden oluşan kanun teklifi görüşülmek üzere TBMM’ne sevk edildi.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası, Eğitim Sen üyeleri olarak 8 gün önce TBMM Milli Egemenlik Parkında başlattığımız oturma eylemi ile “Öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını gasp eden, iş güvencesini ortadan kaldıran, kariyer basamakları ile mesleki dayanışmayı bozan ÖMK’nın”, zaman geçirilmeden geri çekilmesi için mücadele ışığını yaktık.

“Öğretmen düşmanı olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na hayır demenin ülkenin tüm onurlu öğretmenleri için bir zaruri bir görev olduğunu”, ve bunu başarmanın tek yolunun ise “Eğitim Sen üyesi öğretmenlerin örgütlü mücadelesiyle mümkün olduğunu biliyoruz. Gerek kamuda tasarruf uygulaması ile emekçi çocuklarına nitelikli eğitim kapılarını kapatan AKP iktidarını kamu karşıtı ekonomik programına, gerekse yeni eğitim programı (müfredatla) ile laik, bilimsel, demokratik ve anadilde eğitim taleplerimize darbe vuracak ÖMK kanunun bu nedenle derhal, amasız ve fakatsız olarak mecliste görüşülmeye açılmadan geri çekilmesi doğrudan talep ediyoruz.

Eğitim Sen olarak ise AKP iktidarına ve onun Milli Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanına; kamuda tasarruf yapacağına, “Tarikatlara, sermaye patronlarına ve yandaşınız olan çetelere ayırdıkları bütçeden tasarruf etmelerini veya sildiklerin vergi borçlarının geri tahsil edilmesini” öneriyoruz.

Uluslararası düzeyde öğretmenlik mesleğinin temel bildirgesi olarak kabul edilen “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı”ndaki ilkelere aykırı olarak 3 Şubat 2022’de çıkarılan ve 14 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe giren 12 maddelik 7354 Sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bazı maddeleri, yapılan itirazlar sonucu Anayasa Mahkemesince (AYM) iptal edilmişti. Bu kanun öğretmenleri “öğretmen”, uzman” ve “başöğretmen” gibi unvanlarla ayırıyor, ve kariyer basamakları üzerinden nitelikli öğretmen, niteliksiz öğretmen algısını öne çıkarıyordu…” dedi.

 

Ayda IŞIK SEVİM sözlerine şöyle devam etti.;

“Yeni ÖMK taslağı, eğitim-öğretim hizmetlerini yürüten öğretmenlerin seçilmeleri, yetiştirilmeleri, atanmaları, hakları, ödev ve sorumlulukları, ödül ve cezaları, kariyer basamaklarında ilerlemeleri ve öğretmenlik mesleğine ilişkin diğer hususlar ile Milli Eğitim Akademisi’nin kurulması, görevleri, teşkilat yapısı ve personeline ilişkin konuları düzenliyor. ÖMK taslağı 7 bölüm, 39 madde ve 3 geçici maddeden oluşmakta. Kanun taslağının 7 maddesi doğrudan, 13 maddesi de dolaylı olarak Milli Eğitim Akademisi ile ilgili. Daha çok Milli Eğitim Akademisi ve öğretmenlerde aranacak kriterleri belirleyen ÖMK; öğretmenlerin mesleki itibarını, iş ve can güvenliğini öncelikli olarak öne çıkartmazken, atama ve görevlendirmelerde liyakat, eşitlik ve adalet kavramlarından uzaklaşmaktadır.

AKP İktidarı ve MEB, daha önce 10 yılda hazırladıklarını iddia edip, 1 hafta görüş alma süresi sonunda uygulamaya koydukları “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” müfredatına uygun çalışacak “kendi öğretmenini” yaratma çabası içindedir.

Bu noktadan hareketle 08/07/2024 günü sendikamız genel temsilciler kurulu ve MYK’nin aldığı karar gereği tüm örgüte çağrı yapılarak Milli Eğitim Bakanlığı önünden meclis Çankaya kapısına yürünüp, basın açıklaması ile görüşülecek olan ÖMK teklifini kabul etmediğimizi ve buna geçit vermeyeceğimizi bildirme kararı aldık.

09/07/2024 Salı (Dün), Halkın öğretmenleri olarak Ankara merkezde saat 14:00’de MEB Bakanlığı önünde toplandık. Kısa bir açıklama sonrası, yürüyüşe geçtiğimizde önümüz kolluk kuvvetleri tarafından kesildi. Bu süreçte kolluk güçleri yetkililerine kararlılığımızı bildirip, “barikatlarınızın bizlere vız geldiğini bildirip”, “yık, yık, barikatı yık” sloganları eşliğinde Eğitim Sen geleneğine yakışır bir şekilde, barikatları zorlayarak, yıkmaya çalıştık. Bu süreçte kolluk kuvvetlerinin orantısız, güç kullanarak ve kalkanlarını kendilerine siper ederken diğer bir yandan da; ülkenin geleceği olan öğrencilerini –kendi çocuklarını- ve onlara bu yolda aydınlık geleceği sunan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyelerini –kendilerine eğitim veren gerektiğinde analık, babalık yapan öğretmenlerini- amirlerinin Valilikten aldığı talimatla darp ederek, şiddet uygulamaktan geri durmadılar. Eğitim Sen üyesi öğretmenler ise buna karşılık “Biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız! Ya siz?” sloganları ile bu şiddet eylemini uygulayan kolluk kuvvetlerine Eğitim Sen’li öğretmenler olarak ders vermeye devam etti. Eylemin hukuki olmadığını söyleyen kolluk güçlerine karşı ise “Dikkat, Dikkat Eğitim Sen’li öğretmenler konuşuyor, yaptığınız engelleme kanunsuz ve gayri hukukidir, konusu suç teşkil eden bu engelleme suçtur ve barikatı kaldırın” sloganları ile kolluğa ders vermeye devam etti.

Eğitim Sen Millî Eğitim Bakanlığı ve Meclis Parkı’nda toplanan öğretmenler, Öğretmenlik Meslek Kanunu adı altında öğretmeni itibarsızlaştıran, öğrenciyi niteliksiz eğitime ve veliyi ise yeni sermaye düzenin neoliberal politikalarına uygun özel eğitim okullarına teslim eden anlayışa karşı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi öğretmenler olarak gece 23:30’a kadar Bakanlık önünde direndi.

Eğitim Sen üyesi öğretmenler olarak sermaye düzeninin önüne kurduğu barikatları yıkmaya, oturma eylemleriyle ve halaylarıyla mücadelesine devam etti. Ankara’nın sıcağında başlayan sağanak yağmurla, göklerden gelen damlaları kendilerine güç vererek önünü aydınlatan yolla birlikte ÖMK teklifinin karanlığa karşı, dik durarak, omuz omuza mücadeleye devam etti. Bu süreçte 1 eğitim sen üyesi öğretmen ve 2 demokratik kitle örgütü üyesi siper yoldaşı arkadaşımızın gözaltına alınması sonrası direnişi daha yukarıya taşıdı. Ardından 23:30’da kolluk kuvvetlerinin saldırısı sonucu 11 mücadele yoldaşımız yoğun işkence altında gözaltına alındı ve sabaha karşı serbest bırakıldı.

Bizler buradan tekrar açık açık söylüyoruz: ÖMK’nin getirdiği, Millî Eğitim Akademisi kanununun bize hitap etmediğini, eğitim emekçilerinin sorunlarını çözmediğini, tam tersi ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ ismiyle hayata geçirilmeye çalışılan, AKP’li kadrolar yaratmak üzere bir kanun taslağı olduğunu biliyoruz. Biz de bu nedenle bu kanunu kabul etmiyoruz. Bizler bu nedenle saatlerce barikat kuran kolluğun sürekli ‘O kapı olmaz, bu kapıdan girebilirsiniz veya Eğitim Sen önlüğünüzü çıkarın’ çağrılarına karşı ise “O onur tarihten gelen TÖS ve TÖBDER geleneğinin” onuru olduğunu kendilerine defaatle ilettik.

“Kariyer basamakları’ adı altında tüm öğretmenleri ayrıştırarak, eşit işe eşit ücret ilkesini hiçe sayarak, kaldı ki şimdiye kadar ücretli, sözleşmeli, kadro öğretmen gibi birçok skala varken bir de üzerine Millî Eğitim içerisinde öğretmenler ayrıştırılmak isteniyor olduğunu ifade ettik. Öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, yok sayan ve kamusal eğitime darbe vuran bu meslek kanununu” istemiyoruz…” sözleri sloganlar arasında yankılandı.

Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu şube başkanı Ayda IŞIK SEVİM sözlerini şöyle sürdürdü;

Tekrar haykırıyoruz: “Öğretmen düşmanı ÖMK’ya hayır” bu konunu meclise taşıyan “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin’e istifa” çağırısı yapıyoruz. Bugün, 10.07.2024 tarihinde Meclis Milli İrade Parkında “Meclis, ÖMK’yı reddet” ile vekilleri mücadelemizi kazanana ve taleplerimiz kabul edene kadar terk etmeyeceğimizi bildiriyoruz…” diyerek sözlerine alkışlar ve sloganlar arasında son verdi.

 

Daha sonra söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz ÇİÇEK slogan ve alkışlar arasında  konuşmasına şöyle başladı

Değerli arkadaşlar;

sözlerime başlamadan önce hepinizin önünde saygı ve sevgi ile eğiliyorum.

Şunu söylemek istiyorum; evet parlementonun bir üyesiyim ama belki de parlementodan daha değerli olan halkın kendi öz meclislerini inşa etmesi.

O yüzden Kocaeli’de halkın meclisini inşa etmek isteyen, ezilenlerin meclisini inşa etmek isteyen sizlerin önünde saygıyla, sevgiyle eğiliyorum.

Neden bu meclisler kıymetli?

Seçimlerin anlamlı olabilmesi için, halkın emekçilerin, ezilenlerin demokratik iradesinin halk iradesine dönmesi için halkın öz sorunları etrafında örgütlenmesi o kadar kıymetli ki, zaten en fazla korkulan da emekçilerin, ezilenlerin, kadınların, gençlerin, inançların, halkların öz sorunları etrafında örgütlenmesidir. Sistemin, tek adam rejiminin en çok korktuğu şey bu.

Evet bizler gerek parlemento da, gerek sokakta eğitim emekçilerinin bu haklı, onurlu mücadelesinin hep yanında olduk.

Hep şunu söyledik;

Omuz hizasındayız.

Ne önünüzdeyiz, ne arkanızdayız, omuz hızanızdayız. Çünkü bu omuz hızası o kadar kıymetli ki, her mücadele deneyimi o kadar güzel şeyler öğretiyor ki bize, bir kez daha bu meclis şahsında şunu görüyoruz; aslında bu ülkede bir beka sorunu yok. Bu ülkede insanların bir arada, eşit, adil yaşam konusunda bir sıkıntısı yok, bu ülke insanlarının, yurttaşlarının önündeki tek engel, bizim demokratik ve özgür geleceğimize dair tek engel, aslında bizim bekamıza dönük tek engel, AKP-MHP ittifakının, iktidarının halklara, bize, emekçilere dönük politikalarıdır…’’ sözünü söylerken ‘Kahrolsun AKP-MHP faşiszmi’ sloganlaı ile sözlerini tamamladı

Yeniden konuşmasına başlayan DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz ÇİÇEK şunları dile getirdi:

‘’Neden bunu söylüyorum? Bakın, her fırsatta kendi ideolojilerini, kendi ideolojileri etrafında bir toplumu örgütlemeye çalışan anlayışlar karşı karşıyayız. Ben aynı zamanda hukukçuyum. Hukukun rafa kalktığı, 12 Eylül darbe anayasasının bile rafa kalktığı, uygulanmadığı tamamen yasa dışı bir rejimden bahsediyoruz. Bakın adını koymamız gerekiyor. Bugün ÖMK üzerinden tartışılan şey o. Kendisinden olmayan, kendisine rıza göstermeyen, kendisi gibi düşünmeyen her canlıya, doğaya, kurda, kuşa, böceğe, hayatın kendisine düşmanlık salgılayan, zehir akıtan bir kötülük örgütlenmesi ile karşı karşıyayız. Gittiğimiz her yerde şunu söylüyoruz; kötülerin olduğu yerde iyiler daha güçlü, daha cesur örgütlenmek zorunda. Çünkü inanın, duyumsayın ve bilin ki bu ülkede gerçek bir adalet, eşitlik, özgürlük ve demokratik bir sistem inşa edilecekse bizlerin sayesinde olacak. Ve hala bu ülkede ezilenler adına, emekçiler adına, direnenler adına söz kurulabiliyorsa, bir umut varsa bilin ki bizim bu mücadelemizin çok tarihsel değerleri kıymetleri vardır.

O nedenle bu buluşmaları daha fazla artırmak, kitleselleştirmek, toplumsallaştırmak, aynı zamanda bizim bu topluma, bu toprakların insanlarına, kadim kültürlerine vereceğimiz en anlamı cevap. O nedenle demekteyiz ki, eğitim emekçilerinin bugün verdiği mücadele sadece onların mücadelesi değil, çocuklarımızın, miras devraldıklarımızın, geleceğimizin mücadelesidir. Aslında bir toplumun mücadelesidir.

“Vatan” diyenlere sesleniyoruz; bakın vatan nasıl kutsal olur biliyor musunuz? Vatan, üzerinde yaşayan yurttaşların huzurlu yaşaması durumunda kutsal olur. Vatan, insanların eşitlik, adalet temelinde bir arada yaşam formunu sağladığı sürece kutsal olur. Ve vatan, sermayeden yana değil, sömürgeciden yana değil,  bu toprakları inim inim inleten ve bize hayatı dar etmek isteyenleri önceleyen değil, bu toprakların kadim kültürlerini, hayatı üretenleri, yaşamı üretenleri, bize nefes sağlayan eğitim emekçilerinin mutlu kıldığımız sürece vatan kutsaldır. Onun dışında vatan, bize sömürenlerin vatanı olmamalıdır. Vatan, Kocaeli’nde bize hayatı dar edenlerin vatanı olmamalıdır.

 

Birlikteyiz ve söylüyoruz; bizim geleceğimizin, yaşamımızın önündeki tek engel AKP-MHP iktidarıdır. Ve bu engeli kaldırıncaya kadar mücadele sürekli büyüyerek devam edecektir. Çünkü şunu biliyoruz; geri adım atacak durumumuz yok. Çekildiğimiz kadar çekildik, üzerimize geldiniz, her türlü zoru, her türlü baskıyı bu ülkenin insanlarına dayattınız ve iktidardan düştünüz. İktidardan düştüğünüz için bugün bütün toplumu daha fazla kuşatmak istiyorsunuz.

Ve biz halkların, eğitim emekçilerinin normali nedir biliyor musunuz arkadaşlar? Normalleşme sürecini geliştirmek istiyoruz diyenlere söylüyoruz, iktidara sesleniyoruz; bizim normalimiz, sizin iktidardan yıkıldığınız gündür, ve and olsun o gün gelinceye kadar bu iktidarın, bu topraklarda bir şekilde iktidardan düşürülünceye kadar mücadelemizi ayakta tutacağız, daha güçlü tutacağız ve omuz omuza bu mücadeleyi büyüteceğiz. Bir kez daha mücadelenizin önünde saygı ile eğiliyoruz, mücadelemiz daim olsun. Zafer, direnenlerin olacaktır değerli yoldaşlar.

Saygılar, sevgiler…’’ dedikten sonra alkışlar arasında konuşmasını sonlandırdı.

Daha sonra Oturma eylemine geçen kitle bir süre sonra olaysız dağıldı.

  Kocaeli’den (ÖMK’ya) karşı sert tepki verildi.
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!