1. Haberler
  2. Eğitim
  3. 23 Yıllık Akp İktidarı, En Çok Eğitim Alanında Başarısız ve Liyakatsiz Oldu!

23 Yıllık Akp İktidarı, En Çok Eğitim Alanında Başarısız ve Liyakatsiz Oldu!

Düşünce ve Eğitim Stratejileri Araştırma Merkezi (DESAM) Başkanı Gürkan Avcı, 23 yıllık AKP iktidarının eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi. DESAM çatısı altında bir araya gelen eğitimc

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

Gürkan Avcı: “Türk Eğitim Sistemi Çürüdü, Yeni Bir Devrim Şart!”

Düşünce ve Eğitim Stratejileri Araştırma Merkezi (DESAM) Başkanı Gürkan Avcı, 23 yıllık AKP iktidarının eğitim politikalarını sert bir dille eleştirdi. DESAM çatısı altında bir araya gelen eğitimciler, uzmanlar ve akademisyenlerle yaptıkları değerlendirme sonucu, Türkiye’de eğitim sisteminin sadece köklü reformlara değil, tam anlamıyla “organ nakline” ihtiyaç duyduğunu belirtti.

“Türlü hastalıklarla boğuşmakta olan Türk eğitim sistemi, son 23 yılda öyle bir çürüdü ki; pansumanlar, dikişler hatta en usta cerrahların müdahalesi bile bu kokuşmuş yapıyı kurtaramaz. Tek çare; sistemi sıfırdan, bilimin, liyakatin, sevginin ve geleceğin ışığıyla yeniden inşa etmektir,” dedi.

“İdeolojik Prangalarla Donatılmış Bir Eğitim Sistemi”

Avcı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) politikalarının gençleri 21. yüzyılın becerileriyle donatmak yerine, ideolojik önceliklere teslim edildiğini savundu. Popülist adımların ve günübirlik kararların, eğitimi geri dönüşü zor bir çıkmaza sürüklediğini vurguladı.

“Eğitimde gerçek bir devrim şart. Bu, sadece sistem değişikliği değil, büyük milletimizin yeniden doğuşudur. Bu dönüşüm yapılmazsa, Türkiye bir nesli daha kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak,” ifadelerini kullandı.

“Ya Yükseliriz, Yahut Yok Oluruz!”

Avcı’ya göre, çözüm radikal ve cesur adımlarda yatıyor. Eğitim sisteminin çağdışı müfredatlardan, ezbere dayalı yapılardan ve ideolojik kalıplardan kurtarılması gerektiğini dile getiren Avcı, yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öğrenme, yaratıcılığı merkeze alan müfredatlar, liyakat temelli öğretmen atamaları ve inovasyona açık üniversiteler önerdi.

“Her öğrenciyi birer yıldız gibi parlatacak bir eğitim ekosistemine geçmeliyiz. Bu değişim; çocuğun hayalini gökyüzüne fırlatacak, onu evrensel değerlerle yoğrulmuş, özgür düşünen bireylere dönüştürecektir. Türkiye’nin geleceği ya bu cesur devrimle yükselecek ya da bir nesil daha sistemin çürüyen gölgesinde yitip gidecek!”

DESAM’dan Siyasi ve Toplumsal Çağrı

DESAM, bu çıkışla yalnızca bir eleştiri sunmakla kalmadı; aynı zamanda yeni bir eğitim paradigması için harekete geçilmesi çağrısında bulundu. Avcı, siyasileri, bürokratları, eğitimcileri ve aileleri “eğitimin geleceği için birleşmeye” davet etti.

Eleştirilerimiz:

İdeolojik Dayatma: Eğitim, bilimsel ve evrensel değerlerden uzaklaştırılarak ideolojik bir araca dönüştü. Müfredatlar, eleştirel düşünceyi değil, itaatkâr ve tek tip bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor. Eğitim, “milli” kavramının içini boşaltan bir fabrika gibi işliyor.

Fırsat Adaletsizliği: Sistem, kırsal kesimdeki çocuklar ve dezavantajlı gruplar için eşitlik sunmuyor. LGS ve YKS gibi sınavlar, ezberciliği körüklüyor, zengin-yoksul uçurumunu derinleştiriyor.

Öğretmen Krizi: Öğretmenlerin mesleki gelişimi ihmal edildi, liyakatsiz atamalar ve ötekileştirici politikalar özgürlüğü ve özgünlüğü yok etti. Eğitimde kalite, öğretmen niteliğine bağlıyken bu alan göz ardı edildi.

Dijital Geri Kalmışlık: Yapay zekâ, dijital okuryazarlık ve 21. yüzyıl becerileri entegrasyonunda Türkiye geri kaldı. Teknoloji, birkaç tablet dağıtımıyla, sözde bir kurumla sınırlı kaldı, pedagojik dönüşüm sağlanamadı.

YÖK’ün Çağdışı Yapısı: YÖK’ün merkeziyetçi, ayrımcı ve esnek olmayan yapısı, yükseköğretimi küresel rekabete hazırlamıyor. Üniversiteler, akademik özgürlükten yoksun, bürokrasiye boğulmuş durumda.

Çözüm Önerilerimiz:

Bilimsel Müfredat: Eğitim, ideolojiden arındırılıp eleştirel düşünme ve yaratıcılığı merkeze almalı.

Eşitlik: Erken çocukluk eğitimine yatırım yapılmalı, dezavantajlı gruplara özel programlar geliştirilmeli, sınav odaklı sistem terk edilmeli. Kaliteli eğitim, bürokrasi-siyaset-sermaye elitlerinin çocuklarının hakkı olmamalı.

Öğretmen Reformu: Öğretmen yetiştirme, atama ve terfiler liyakat ve adalete dayandırılmalı, sürekli mesleki gelişim ve kalite zorunlu olmalı.

Dijital Dönüşüm: Yapay zekâ ve teknoloji, eğitimi bireyselleştirmek için kullanılmalı; her öğrenciye dijital erişim sağlanmalı.

YÖK Yeniden Yapılandırma: YÖK özerk ve esnek bir yapıya kavuşmalı, üniversiteler inovasyon merkezi olmalı.

Çağrımız; Türkiye’nin gençleri, 23 yıllık yanlış politikalarla zincire vurulmuş çok büyük bir potansiyeldir! Eğitim, ideolojik bir kalıba değil, özgür düşüncenin ve bilimin ışığına muhtaçtır. Her geçen gün, bir nesli daha kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Bu bir reform çağrısı değil, bir hayatta kalma mücadelesidir! Eğitim sistemimiz, gençlerimizin hayallerini çalan bir makine olmaktan çıkmalı, onların geleceğini inşa eden bir fırlatma rampası olmalıdır. Şimdi, cesur ve kararlı bir değişim için bir aradayız:

Öneri Çerçevesi: “Eğitim 2040 Vizyonu”

Türkiye’yi küresel bir eğitim lideri yapmak için:

Kişiselleştirilmiş Öğrenme Ağı: Yapay zekâ destekli platformlarla her öğrencinin öğrenme hızına ve ilgi alanına uygun müfredatlar tasarlanmalı. 2040’a kadar her öğrenci, dijital bir “öğrenme koçu” ile bireysel potansiyelini keşfetmeli.

Hibrit Eğitim Ekosistemi: Sanal ve fiziksel sınıfları birleştiren, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojileriyle zenginleştirilmiş öğrenme ortamları kurulmalı. Okullar, sadece bilgi aktaran yerler değil, yaratıcılık ve iş birliği merkezleri olmalı.

Küresel Vatandaşlık Eğitimi: İklim değişikliği, sürdürülebilirlik ve etik teknoloji kullanımı gibi küresel sorunlara odaklı bir müfredat geliştirilmeli. Öğrenciler hem yerel hem küresel sorunlara çözüm üreten bir ayağı Türkiye’de diğer ayağı dünyanın her hangi bir yerinde olan “dünya vatandaşları” olarak yetiştirilmeli.

Öğretmen 2.0 Modeli: Öğretmenler, teknoloji entegrasyonu, veri analitiği konusunda uzmanlaşmış “eğitim mühendisleri” olarak yeniden tanımlanmalı. Özerk ve sürekli öğrenen öğretmen kadroları, liyakatle seçilmelidir.

Üniversiteler için İnovasyon Kuluçkaları: YÖK kaldırılarak, üniversiteler özerk “inovasyon kampüsleri” ne dönüşmeli. Her üniversite, yapay zekâ, biyoteknoloji veya yeşil enerji gibi bir alanda küresel bir merkez olmalı, tersine beyin göçünü teşvik etmelidir.

Bu vizyon, Türkiye’yi 2040’ta eğitimde bir süper güç yapabilir. Ancak bu, cesaret, liyakat ve bilime bağlılık gerektirir. Gençlerimiz için bu geleceği inşa etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur!

 

📌 Not: Bu haber, DESAM’ın resmi açıklamaları ve Gürkan Avcı’nın basına sunduğu değerlendirmeler ışığında hazırlanmıştır.

23 Yıllık Akp İktidarı, En Çok Eğitim Alanında Başarısız ve Liyakatsiz Oldu!
+ - 0
Advert

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin