Haber: Atilla YÜCEAK
CHP’den ihraç edilen Gürsel Tekin, binlerce polisle birlikte CHP İstanbul İl Başkanlığı’na girmeye kalkıştı.
Ancak partililerin ve halkın tepkisiyle karşılaşınca,
polis kalkanlarının arkasına sığınıp göstermelik bir açıklama yaptı ve arkasına bakmadan bölgeden kaçtı.
Halkın nöbeti:
Uykusuz ama dimdik sürdü!
Günlerdir il binasında nöbet tutuluyor.
Kadınlar,
gençler,
işçiler ve milletvekilleri gecelerini direnişle geçiriyor.
Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Muhip Kanko ve TBMM Grup İdare Amiri Harun Yıldızlı, sabaha kadar halkla birlikte nöbet tuttular.
Gözlerinde yorgunluğun izileri yoktu.
Direnme kararlılıkları her hallerinden okunuyordu.
Gece boyunca halaylar çekildi, türküler söylendi,
AKP-MHP azınlık iktidarının kayyım oyununa ve Gürsel Tekin’e karşı sloganlar yükseldi.
Sabah:
Polis yığınağı ve abluka!
Sabah saatleriyle birlikte binlerce polis binanın çevresini sardı.
Akşamdan yollar kesildi,
halkın il binasına ulaşması engellendi.
Gürsel Tekin,
binaya giremedi. Kenarda yaptığı kısa açıklamayı da arkasına bakamadan adeta kaçarak bölgeden ayrıldı.
Gaz, Cop ve Zulüm!
Ardından polis saldırısı başladı.
Gaz bombaları, coplar ve barikatlarla halkın iradesi bastırılmaya çalışıldı. Direnen vekiller de hedef alındı. TBMM Grup İdare Amiri Harun Yıldızlı, doğrudan gazdan etkilendi.
Acısı yüzünden okunuyordu ama geri adım atmadı.
Bir Parti Meselesi Değil, Halkın Onur Kavgası!
Yaşananlar bir parti içi tartışmadan ibaret değil.
Bu,
azınlık iktidarının halka karşı açtığı açık bir savaştır. Zulmün büyüklüğü,
halkın direncini daha da büyütmektedir.
Ve gerçek unutulmamalı:
“Halkın iradesi, hiçbir kayyıma,
hiçbir polis barikatına,
hiçbir zorbalığa teslim olmaz!”






