SOLMEDYA – ABD Başkanı Donald Trump’ın, Washington ile Tahran arasında İran’ın nükleer programı ve balistik füze kapasitesinin sınırlandırılmasına yönelik yürütülen temasların sonuçsuz kalmasının ardından, İran’a karşı yeni ve kapsamlı bir askeri saldırı seçeneğini değerlendirdiği öne sürüldü. Konuya yakın kaynaklar, Trump’ın son açıklamalarının İran yönetiminde ciddi tepkiye yol açtığını aktardı.
İran’dan gelen ilk tepkiler sert oldu. İran yönetimi, olası bir ABD saldırısına “derhal karşılık verileceğini” duyururken, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey danışmanlarından Ali Şemhani, askeri bir hamlenin “savaşın başlangıcı” anlamına geleceğini belirtti ve İsrail’i açık hedef olarak gösterdi.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda İran’ı “adil ve dengeli bir anlaşma” için masaya çağırdı. “Nükleer silah yok” vurgusu yapan Trump, ABD’nin İran’a yönelik bir sonraki askeri hamlesinin, geçen yaz üç nükleer tesisin hedef alındığı saldırıdan “çok daha ağır” olacağını ifade etti.
Kaynaklara göre Trump’ın masasında; İran’daki üst düzey siyasi ve askeri yetkililerin, nükleer tesislerin ve devlet kurumlarının hedef alınacağı hava saldırıları da bulunuyor. Henüz nihai kararın verilmediği belirtilirken, ABD uçak gemisi grubunun bölgeye sevk edilmesi askeri seçeneklerin genişletildiği şeklinde yorumlanıyor.
Bu kapsamda USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz Grubu’nun Hint Okyanusu’na girdiği ve İran’a doğru ilerlediği bildirildi. Gemi grubunun, olası bir operasyon halinde saldırılara destek vermek ve bölgedeki ABD müttefiklerini İran misillemelerine karşı korumak amacıyla konuşlandırıldığı ifade ediliyor.
Diplomasi çıkmazda
ABD ile İran arasında bu ay Ummanlı arabulucular üzerinden dolaylı mesajlaşmalar yapıldığı, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi arasında temaslar yürütüldüğü aktarıldı. Ancak yüz yüze görüşmelerin gerçekleşmediği ve son günlerde müzakere sürecinin tamamen durduğu kaydedildi.
Washington’un İran’dan uranyum zenginleştirmeye kalıcı olarak son vermesini, balistik füze programına yeni kısıtlamalar getirmesini ve bölgedeki vekil güçlere desteği kesmesini talep ettiği belirtiliyor. En büyük anlaşmazlık başlığının ise İran füzelerinin menziline ilişkin ABD talepleri olduğu ifade ediliyor.
İran Dışişleri Bakanı Araghchi, ülkenin silahlı kuvvetlerinin “her türlü saldırıya anında ve güçlü şekilde karşılık vermeye hazır olduğunu” vurgularken, Tahran’ın geri adım atmayacağı mesajı verdi.
“Rejim zayıf ama çöküş garanti değil”
ABD istihbarat raporlarında İran yönetiminin, son dönemdeki ABD ve İsrail saldırıları ile iç protestoların ardından “tarihi olarak zayıf” bir konumda olduğu ileri sürülüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran rejiminin “hiç olmadığı kadar zayıf” olduğunu savundu. Ancak uzmanlar, olası bir askeri müdahalenin rejimin çöküşünü garanti etmeyeceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri operasyonu için hava sahalarını ve topraklarını kullandırmayacaklarını açıkladı. Bölgedeki müttefiklerin ve Türkiye’nin de Washington ve Tahran’a, olası bir savaşın bölgeyi ateşe atacağı yönünde ciddi kaygılarını ilettiği bildirildi.






