-İran Dışişleri Bakanlığı, “Uluslararası Hukuk Öfke Kaynaklı Saldırılardan Sağ Çıkabilecek Mi?” başlıklı kapsamlı bir rapor yayımlayarak 28 Şubat–13 Mart 2026 tarihleri arasında yaşanan saldırıların bilançosunu açıkladı. Türkiye’deki gazetecilere de iletilen 75 sayfalık raporda, sivil kayıpların boyutu dikkat çekti.
Rapora göre saldırılarda 204 çocuk, 225 kadın ve 17 sağlık personeli hayatını kaybetti. Binlerce sivilin yaralandığı belirtilirken, özellikle çocuklar ve kadınların hedef alınması “savaş suçu” olarak nitelendirildi.
İran tarafı, saldırıların Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesine açıkça aykırı olduğunu savunurken, sivillerin bulunduğu alanların hedef alınmasına dair örnekler paylaştı. Minab’da bir ilkokulun vurulması sonucu 170’ten fazla öğrencinin yaşamını yitirdiği iddiası raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Altyapı yıkımının da geniş boyutlara ulaştığı belirtilen raporda; 120 okulun, 160 sağlık merkezinin ve on binlerce sivil yapının hedef alındığı ifade edildi. Enerji tesisleri, su sistemleri ve kültürel miras alanlarının da saldırılardan etkilendiği kaydedildi.
Raporda ayrıca İran’ın verdiği askeri yanıtın, BM Şartı’nın 51. maddesi kapsamında “meşru savunma hakkı” olduğu savunuldu. İran’ın, ABD ve İsrail’e ait askeri hedeflere yönelik operasyonlarının “uluslararası hukuka uygun” olduğu ileri sürüldü.
Dikkat çeken bir diğer başlık ise “sahte bayrak operasyonları” iddiası oldu. Raporda, bazı aktörlerin İran ile komşu ülkeler arasındaki ilişkileri bozmak amacıyla provokatif eylemler gerçekleştirdiği öne sürüldü.
İran yönetimi, yaşanan yıkım nedeniyle uluslararası hukuk çerçevesinde tazminat talep etme hakkını saklı tuttuğunu da duyurdu.
EDİTÖR NOTU
Bu haber, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi rapordaki iddialara dayanmaktadır. Savaş koşullarında tarafların verdiği bilgilerin bağımsız kaynaklarca doğrulanmasının zor olabileceği unutulmam






