SOLMEDYA – Cumhuriyet’in laik yapısının temel taşlarından olan 3 Mart Devrim Yasalarının yıl dönümünde, Hizb-ut Tahrir’in Türkiye’nin farklı kentlerinde eş zamanlı toplantılar düzenlediği ifade edildi. “Hilafet sadece bir tercih değil, şer’i ve siyasi bir zorunluluktur” başlığıyla gerçekleştirilen toplantıların yaklaşık 50 farklı il ve ilçede yapıldığı belirtildi.
Toplantıların gerçekleştiği yerlerden biri Kocaeli’nin Darıca ilçesi oldu. Burada örgütün Türkiye’deki önde gelen isimlerinden ve Köklü Değişim Dergisi’nin genel sorumlusu Mahmut Kar’ın konuşma yaptığı aktarıldı. Yalova’da da bir toplantı düzenlendiği bildirildi. Yalova’nın Elmacık köyü, daha önce IŞİD’e yönelik bir operasyon sırasında üç polisin yaşamını yitirdiği yer olması nedeniyle dikkat çekti.
Örgütün Ankara’da Altındağ, Keçiören, Çubuk, Sincan ve Çankaya ilçelerinde ayrı ayrı toplantılar yaptığı ifade edilirken, İstanbul’da ise Üsküdar, Arnavutköy, Bağcılar, Esenler, Esenyurt, Küçükçekmece ve Sultangazi’de benzer buluşmalar gerçekleştirildiği kaydedildi.
Bunun yanı sıra İzmir, Bursa, Aydın, Konya, Karaman, Aksaray, Niğde, Mersin, Adana, Şanlıurfa, Diyarbakır, Hatay, Van, Gaziantep, Adıyaman ve Batman’da da toplantılar yapıldığı öne sürüldü.
Toplantılarda hilafetin kaldırılmasının Müslümanları sahipsiz bıraktığı iddia edilirken, hilafetin yalnızca tarihsel ya da dini bir mesele olmadığı; siyasal, askeri ve ekonomik boyutları bulunan bir yönetim modeli olduğu savunuldu. Katılımcılar tarafından İslam’ın tam anlamıyla uygulanabilmesi için “Râşidî hilafet” anlayışına dönülmesi gerektiği yönünde görüşler dile getirildi.
EDİTÖR NOTU – SOLMEDYA
3 Mart 1924’te kabul edilen Devrim Yasaları, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik ve çağdaş hukuk düzeninin temel taşlarını oluşturdu. Bu yasalarla hilafet kaldırılmış, eğitim ve hukuk sistemi dinî otoritelerden ayrılarak modern devlet yapısı güçlendirilmişti. Bugün hilafet çağrılarının yeniden gündeme gelmesi, Türkiye’de laiklik, demokrasi ve kamusal düzen tartışmalarını yeniden alevlendiriyor. Uzmanlara göre bu tür gelişmeler yalnızca ideolojik bir tartışma değil; aynı zamanda hukuk devleti, toplumsal barış ve demokratik yaşam açısından da yakından izlenmesi gereken bir süreçtir.






