SOL MEDYA
Haber: Atilla YÜCEAK
– EMEP Kocaeli İl Örgütü, ilçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından 11. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. 40 delegenin oy kullanma hakkının bulunduğu kongrede, iki dönemdir il başkanlığı görevini yürüten İlhami Şahbaz tek aday olarak yeniden seçildi.
Kongrenin divan başkanlığını Güner Kizir, divan üyeliklerini ise Elif Yetigin Alagözyaylası ve Dilara Çoban üstlendi.
“KOCAELİ BİR EMEK KENTİDİR!”
Yeniden il başkanı seçilen İlhami Şahbaz, konuşmasında Kocaeli’nin yalnızca bir sanayi kenti değil, işçi sınıfının mücadelesiyle şekillenmiş bir emek kenti olduğunu vurguladı.
Kocaeli’de emek mücadelesinin giderek çevre mücadelesiyle iç içe geçtiğini belirten Şahbaz, sanayi yatırımları ve sermaye saldırılarının doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Emek ve demokrasi güçleriyle birlikte çevre mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini söyledi.
DEPREM GERÇEĞİ VE RANT POLİTİKALARI!
Kocaeli’nin 1999 depreminden
yine de ağır bedeller ödediğini hatırlatan Şahbaz, merkezi iktidarın ve yerel yönetimlerin deprem hazırlıkları konusunda yetersiz kaldığını savundu.
Kentsel dönüşüm uygulamalarının yurttaşların yaşam hakkını ve barınma güvencesini gözetmesi gerektiğini belirten Şahbaz, halkın, meslek odalarının ve bilim insanlarının karar süreçlerinin dışında bırakılmasını eleştirdi. Deprem gerekçesiyle yeni rant alanları yaratılmasına karşı olduklarını ifade etti.
“23 GREVİN 12’Sİ KOCAELİ’DE YASAKLANDI!”
İşçi sınıfının örgütlenme ve grev hakkına yönelik baskılara da değinen Şahbaz, iktidar döneminde Türkiye genelinde 23 grevin yasaklandığını veya ertelendiğini, bunların 12’sinin Kocaeli’deki fabrikaları kapsadığını söyledi.
Grevlerin millî güvenlik gerekçesiyle ertelenmesini eleştiren Şahbaz, işçilerin ekmek ve insanca yaşam mücadelesinin güvenlik sorunu olarak gösterilmesine tepki gösterdi. Sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılması, grevlerin yasaklanmaması ve güvenceli çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulundu.
DİLOVASI’NDAKİ İŞ CİNAYETİNE TEPKİ!
Şahbaz, Dilovası’nda yaşanan işçi ölümlerine ilişkin değerlendirmesinde olayın sıradan bir iş kazası olarak görülemeyeceğini belirterek, yaşananları işçi katliamı olarak nitelendirdi. Sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Şahbaz, 3 Kasım’da Kandıra Cezaevi Yerleşkesi’nde görülecek davada aileleri yalnız bırakmayacaklarını belirterek emek ve demokrasi güçlerine dayanışma çağrısı yaptı.
HALK İRADESİNE VE DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI!
Konuşmasında kayyum uygulamalarına, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik müdahalelere ve siyasi baskılara da değinen Şahbaz, halkın iradesinin gasp edilmesine karşı mücadele edeceklerini söyledi.
Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahalelerden Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline ve belediyelere yönelik uygulamalara kadar yaşanan gelişmeler karşısında emek ve demokrasi güçleriyle birlikte mücadele ettiklerini ifade etti.
Şahbaz, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinin emek mü
cadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, ortak mücadelenin önemini vurguladı.
“BU KENT EMEKÇİLERİN KENTİDİR!”
Konuşmasının sonunda geçmiş dönemde yaşamını yitiren parti üyelerini ve mücadele arkadaşlarını anan Şahbaz, özellikle genç yaşta hayatını kaybeden Yusuf Korkmaz’ı unutmadıklarını ifade etti.
Şahbaz, sözlerini şu mesajla tamamladı:
“Bu kent patronların, sermayedarların değil; emekçilerin, yoksulların kentidir. Ekmeği ve özgürlüğü için direnenlerin kentidir. Ekmeğimize, doğamıza, geleceğimize, halkların kardeşliğine ve barışa hep birlikte sahip çıkacağız. Birlikte kazanacağız.”



