Korkmaz KHK’lar gidecek biz kalacağız!

KHK Platformlar Birliği Sözcüsü Münir Korkmaz, Konya’da düzenlenen Adalet ve Barış Buluşması’nda yaptığı konuşmada siyasi iktidara tepki göstererek, KHK mağduriyetlerinin giderilmesi, adaletin sağlanması ve demokratik hakların güvence altına alınması çağrısında bulundu.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

– KHK Platformlar Birliği Sözcüsü Münir Korkmaz, Konya’da düzenlenen Adalet ve Barış Buluşması’nda yaptığı konuşmada siyasi iktidara tepki göstererek, KHK mağduriyetlerinin giderilmesi, adaletin sağlanması ve demokratik hakların güvence altına alınması çağrısında bulundu. Korkmaz, “Barış sürecini destekliyoruz. Barış demokrasiyle kalıcı olacak. KHK meselesi bu sürecin dışında bırakılamaz” dedi.

Konya’da gerçekleştirilen Adalet ve Barış Buluşması’nda söz alan KHK Platformlar Birliği Sözcüsü Münir Korkmaz, konuşmasına yaşanan hukuksuzluklara duyduğu öfkeyi dile getirerek başladı. Korkmaz, “Öfkelenmeyelim deniyor ama ben öfkeliyim. Siyasi iktidara, bu zulmü yaşatanlara öfkeliyim” ifadelerini kullandı.

Bu buluşmanın KHK platformlarının önerisiyle DEM Parti tarafından kabul edilerek gerçekleştirildiğini belirten Korkmaz, farklı siyasi görüşlerden, inançlardan ve milliyetlerden insanların haksızlıklar karşısında bir araya gelmesinin son derece değerli olduğunu söyledi.

“Barıştan, adaletten ve demokrasiden tarafız!”

Barış kavramının Türkiye’de yıllardır tehlikeli gösterildiğine dikkat çeken Korkmaz, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenleri hatırlattı. Bundan üç gün önce Adana’da, 11 yıl önce yapılan bir barış mitingi çağrısı nedeniyle 10 kişiye üçer yıl hapis cezası verilmesini de eleştirdi. Bu kişilerden beşinin hâlen devlet memuru olarak görev yaptığını belirterek, ülkede barış istemeyen güçlerin bulunduğunu söyledi.

Korkmaz, “Biz KHK’lılar olarak barıştan tarafız arkadaşlar. Adaletten tarafız, demokrasiden tarafız. O nedenle buradayız” dedi.

“Hukuk, demokrasi ve adalet herkese lazım!”

Konuşmasında İran Devrimi’nden 12 Mart dönemine, 1973 CHP-MSP hükümeti dönemindeki af tartışmalarından 28 Şubat sürecine kadar çeşitli tarihsel örnekler veren Korkmaz, toplumsal mutabakatların ve ortak mücadelelerin zaman zaman siyasi müdahalelerle dağıtıldığını anlattı.

1974 affı kapsamında komünizm propagandasıyla ilgili TCK’nin 141 ve 142. maddelerinin kapsam dışında bırakılmasına yönelik siyasi müdahaleleri hatırlatan Korkmaz, farklı toplumsal kesimlerin ortak mücadelelerinin kalıcı bir demokrasi ve adalet anlayışıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“Bir deprem olmuş, enkazın altında yaralılar ve ölüler var. Kurtarmaya gidiyorsunuz. Burada komünisti kurtarayım, Müslümanı kurtarayım diye bir ayrım yapamazsınız. Kime elinizi uzatabiliyorsanız onu kurtarmak zorundasınız” diyen Korkmaz, insan hakları mücadelesinde kimlik ve inanç ayrımı yapılamayacağını ifade etti.

“KHK mağduriyetleri barış ve demokrasi sürecinin dışında bırakılamaz!”

Barış sürecinin yalnızca silah bırakmaya indirgenemeyeceğini belirten Korkmaz, kalıcı barış için demokratikleşmenin, Terörle Mücadele Kanunu’nun ve antidemokratik yasaların değiştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Bu tartışmaların doğrudan KHK mağdurlarını da ilgilendirdiğini ifade eden Korkmaz, 2016 yılında çok sayıda insanın hukuksal güvencelerden yoksun biçimde terörist ilan edilmesine tepki gösterdi.

Daha önce yasal olan ve teşvik edilen faaliyetler nedeniyle insanların yıllar sonra suçlu ilan edilmesinin insan hakları anlayışıyla bağdaşmadığını belirten Korkmaz, “Bir insanın mağduriyetine bakarken kimliğine bakmamak gerekir. Kim olursa olsun. Farklı düşünebilirim, farklı inanca sahip olabilirim. Kürt olabilir, Alevi olabilir, kadın olabilir. Hiç fark etmez. Bunun için sosyalist olmaya gerek yok. İnsan olalım, vicdanlı insan olalım” diye konuştu.

“126 bin değil, çok daha fazla insan KHK mağduru!”

KHK mağdurlarının sayısına ilişkin kamuoyunda kullanılan rakamların gerçeği tam olarak yansıtmadığını söyleyen Korkmaz, 126 bin rakamının OHAL Komisyonu’na başvuranların sayısı olduğunu anımsattı.

Komisyona başvurmayan, başvuru hakkı bulunmayan veya çeşitli nedenlerle başvuru yapamayan çok sayıda insanın da bulunduğunu belirten Korkmaz, AKP’li bir milletvekilinin açıkladığı 162 bin ihraç ve yalnızca 24 bin kişinin görevine döndüğü yönündeki rakamlara da değindi.

Korkmaz, “Biz anamızın ak sütü gibi helal olan işimizi geri istiyoruz. Kimseden minnet istemiyoruz, merhamet istemiyoruz. Biz bize ait olanı, hakkımız olanı istiyoruz” dedi.

“KHK’lar iptal edilsin, insanlar görevlerine iade edilsin!”

KHK Platformlar Birliği’nin taleplerini de sıralayan Korkmaz, öncelikle KHK’ların iptal edilmesini, hakkında herhangi bir engelleyici hukuki durum bulunmayan kişilerin bütün haklarıyla görevlerine iade edilmesini istedi.

2016 yılından bu yana gerçekleştirilen yargılamaların adil olmadığını düşündüklerini belirten Korkmaz, bu süreçte yaşanan hukuksuzlukların yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Siyasi partilere, demokratik kitle örgütlerine ve kamuoyuna çağrıda bulunan Korkmaz, KHK mağdurlarının yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Geçmişte yaşanan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalınmasının bugün yaşanan sorunların önünü açtığını belirten Korkmaz, “Susma, susunca sıra sana gelecek” sözünü hatırlatarak dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Korkmaz konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“KHK bir zulümdür. Bu zulme itiraz etmek, zulme uğrayanların yanında durmak siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve bireylerin görevidir.

KHK’lar gidecek, biz kalacağız!”





Abonelik

Sol Medya'ya destek ol.
Reklamsız haber okumanın keyfini çıkar.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!