Burhanettin YILMAZ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Resim Çektirip Görüntü Vermek Değildir”

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Resim Çektirip Görüntü Vermek Değildir”

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…

Advert
featured
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Advert

 

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…
Yine aynı senaryo, yine aynı ikiyüzlülük.

Belediye başkanları, yerel iktidar sahipleri ve politikacılar; yıl boyunca yok saydıkları, görmezden geldikleri, ekonomik olarak boğdukları yerel gazetecileri bir sabah kahvaltısına ya da akşam yemeğine çağırıp “görev tamamlandı” havasına giriyor.

Bu bir kutlama değil, vicdan temizleme ritüelidir.

Gazetecilik yılda bir gün hatırlanacak bir meslek değildir. Gazeteciler; bu kentlerin hafızasıdır, denetim mekanizmasıdır, halkın gözü kulağıdır. Ama ne yazık ki yerel yöneticiler için gazetecilik, sadece fotoğraf karesine sığacak bir dekor unsurudur.

Soruyoruz:
Yılda bir gün verilen kahvaltı veya akşam yemeği, 365 gün süren ekonomik kuşatmayı örtmeye yeter mi?

Belediyeler bütçelerini hazırlarken “Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler” kalemine milyonlar ayırıyor. Peki bu paralar nereye gidiyor?
Bu kentte yayın yapan kaç yerel gazete düzenli reklam alabiliyor?
Eleştiren, sorgulayan, biat etmeyen kaç gazeteci bu bütçelerden pay alabiliyor?

Cevabı herkes biliyor:
Reklamlar yandaşa, susana, biat edene…
Tasarruf sopası ise doğruları yazan ve biat etmeyene.

Milli bayramlarda, yerel anmalarda, halkın ortak değerlerinde yerel basına reklam vermeyi “lüks” sayan belediyeler; konu kendi PR çalışmaları olduğunda hiçbir masraftan kaçınmıyor. Halktan toplanan vergilerle oluşturulan bütçeler, halkın haber alma hakkı için değil, başkanların imajı için harcanıyor.

Bu düpedüz kamu kaynaklarının siyasal propaganda aracına dönüştürülmesidir.

Gazetecilik, belediyelerin basın bültenlerini aynen yayımlama mesleği değildir. Gazetecilik; yanlış yapanı teşhir etmek, hesap sormak, gerçeği yazmaktır. Ama işte tam da bu yüzden gazeteciler cezalandırılıyor, dışlanıyor, yokluğa mahkûm ediliyor.

10 Ocak’ta “özgür basın” nutukları atanlara soruyoruz:
Eleştirel bir haber yapıldığında telefon açıp hesap soran kim?
Reklamı keserek gözdağı veren kim?
Basını hizaya sokmaya çalışan kim?

Bu tablo demokrasi değil, yerel otoriterliktir.

Yerel basını yaşatmayan bir belediye, halkı karanlığa mahkûm eder. Gazeteciyi susturan, yarın halkın sesini de susturur. Bugün gazeteciye uygulanan baskı, yarın tüm topluma yönelir.

O yüzden buradan açıkça söylüyoruz:
Gazeteciler kahvaltı istemiyor.
Gazeteciler yemek daveti istemiyor.

Gazeteciler;
Adil reklam dağılımı,
Ekonomik ambargo yerine kamusal sorumluluk,
Baskı değil saygı,
Biata zorlanmak değil özgürlük istiyor.

10 Ocak, samimiyetsiz pozların değil; yüzleşmenin günü olmalıdır.

Aksi halde her kahvaltı ve yemek masası, gazeteciliğin onuruna kurulmuş bir sus payı masası olarak tarihe geçecektir.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Resim Çektirip Görüntü Vermek Değildir”
+ - 0
Advert

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin