Türkiye’de gündem hiç durmuyor. Her gün yeni bir tartışma, yeni bir polemik, yeni bir kriz başlığı… Sabah başka bir konuyla uyanıyoruz, akşam bambaşka bir tartışmanın içine çekiliyoruz. Peki, bütün bu yoğunluk içinde asıl soruyu sormayı unutuyor muyuz?
Gerçek gündem ne: Ekonomi mi, siyaset mi?
Televizyon ekranlarına, sosyal medyaya ve siyasi açıklamalara bakıldığında ülkenin ana meselesi siyaset gibi görünüyor. Kim ne dedi, kim kime ne cevap verdi, hangi açıklama kime gönderme içeriyor… Gündem çoğu zaman bu başlıklar etrafında dönüyor. Ancak sokağa çıktığınızda bambaşka bir Türkiye ile karşılaşıyorsunuz.
Çünkü vatandaşın gündemi çok daha net:
Geçim.
Market fiyatları, kira artışları, faturalar, borçlar… İnsanlar artık siyasi tartışmaları takip etmekten çok, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Resmî açıklamalarda “enflasyon düşüyor” denirken, pazarda fiyatlar hâlâ yükseliyorsa, burada bir kopukluk vardır. İşte o kopukluk da gerçek gündemin nerede olduğunu gösterir.
Bugün Türkiye’de iki ayrı gerçeklik var gibi:
Biri ekranlarda anlatılan, diğeri sokakta yaşanan.
Siyaset, doğası gereği tartışma üretir. Ancak bu tartışmalar, ekonomik gerçeklerin önüne geçtiğinde toplumda bir tür “gündem yorgunluğu” oluşur. İnsanlar artık neyin önemli, neyin tali olduğunu ayırt etmekte zorlanır. Bu da dikkatlerin dağılmasına, asıl sorunların arka planda kalmasına neden olur.
Oysa ekonomi ertelenebilecek bir mesele değildir.
İnsanların cebindeki para, hayat kalitesini doğrudan belirler.
Ve bu gerçek, hiçbir siyasi tartışmayla değişmez.
Bugün sorulması gereken asıl soru şudur:
Gündem gerçekten kendiliğinden mi oluşuyor, yoksa oluşturuluyor mu?
Çünkü eğer toplum sürekli farklı tartışmalarla meşgul ediliyorsa, ekonomik sorunların görünürlüğü azalır. Bu da çözüm baskısını zayıflatır. Gündemin hızlı değişmesi bazen bir avantaj değil, bir perde olabilir.
Ancak ne olursa olsun değişmeyen bir gerçek var:
Vatandaşın önceliği siyasetin dili değil, hayatın maliyetidir.
Bu yüzden Türkiye’de gerçek gündem, tartışmaların yönüyle değil, insanların yaşam şartlarıyla ölçülmelidir. Ve o ölçüye bakıldığında cevap oldukça açık:
Siyaset konuşuluyor olabilir.
Ama ekonomi yaşanıyor.
Gündem değişir, başlıklar yenilenir, tartışmalar biter… Ama mutfaktaki yangın aynı kalıyorsa, asıl mesele oradadır. Sizce bugün Türkiye’de konuşulanlar mı gerçek, yoksa yaşananlar mı?
Burhanettin Yılmaz
www.solmedya.com



