Yerel yönetimler için en kıymetli kaynak bütçe değil, bina değil, hatta kadro bile değildir.
En kıymetli kaynak bilgi, fikir ve toplumsal akıldır.
Ancak ne yazık ki Türkiye’de ve Tuzla özelinde bilgi üretmek, fikir ortaya koymak hâlâ bedelsiz, görünmez ve kolay harcanabilir bir emek gibi görülüyor.
Bunu son olarak Tuzla Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Komşu Berber” uygulamasıyla bir kez daha gördük.
Fikir Hayata Geçti, Vefa Geçmedi
30 Ekim 2025’te Solmedya’da yayımlanan “Tuzla Kent Berberi” başlıklı yazı; dar gelirli emekliler, yaşlılar ve engelliler için Şelale Park merkezli ücretsiz berber hizmetini açık, gerekçeli ve uygulanabilir biçimde ortaya koyuyordu.
Bugün Tuzla Belediyesi’nin uygulamaya koyduğu modelle bu öneri arasında neredeyse birebir bir örtüşme bulunuyor.
Buna rağmen;
- Ne bir bilgilendirme yapıldı,
- Ne bir teşekkür edildi,
- Ne de açılışa davet edildi.
Bu durum, bir kişinin kırgınlığından çok daha fazlasıdır.
Bu, bilgiye, fikre ve yurttaş katkısına nasıl bakıldığının göstergesidir.
Bilgi Üretmek Ucuz Olmamalı
Sosyal belediyecilik yalnızca hizmet sunmak değildir.
Sosyal belediyecilik;
- Katılım,
- Şeffaflık,
- Emeğe saygı
üzerine kuruludur.
Bir yurttaşın aylarca düşünerek, yazarak, kamusal sorumlulukla ortaya koyduğu bir fikrin, hayata geçirildiğinde sahibinin yok sayılması;
“Biz yaparız, siz susarsınız” anlayışının yereldeki yansımasıdır.
Bu yaklaşım sürdükçe:
- Yurttaş fikir üretmekten vazgeçer,
- Kamusal akıl zayıflar,
- Belediyecilik bürokratikleşir.
Bu nedenle açıkça söylüyorum:
Bilgi bu kadar ucuz olmamalı.
Başkan Eren Ali Bingöl’e Açık Vefa Çağrısı
Bu yazı bir polemik değil, bir çağrıdır.
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ü, sosyal belediyeciliğin yalnızca hizmetle değil, vefayla da tamamlandığını hatırlamaya davet ediyorum.
Bir fikri hayata geçirmek kadar;
o fikri üreteni görmek, duymak ve tanımak da yönetsel bir erdemdir.
Yapıcı Bir Öneri: Tuzla Proje Komisyonu Kurulmalı
Eleştirinin anlamı, çözüm önermeden eksik kalır.
Bu nedenle Tuzla için somut ve uygulanabilir bir öneri sunuyorum:
Tuzla’da, katılımcı demokrasiye dayalı bir “Proje Komisyonu” kurulmalıdır.
Bu komisyon:
- Halkçı ve sosyal belediyecilik projelerini toplamalı,
- Yurttaşlardan, sivil yapılardan ve örgütlü hareketlerden gelen önerileri değerlendirmeli,
- Şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşmalıdır.
Tuzla’da bu alanda söz söyleyen, düşünen ve üreten çok sayıda insan var.
Bunlardan biri de örgütlü çalışmaların içinde yer alan Tuzla Demokrasi Hareketi ve benzeri yapılar.
Bilgi Paylaşımı Teşvik Edilmeli, Ödüllendirilmeli
Daha da önemlisi;
hayata geçirilen projelerde fikir sahipleri görünür kılınmalı,
katkı sunan yurttaşlar onurlandırılmalı,
hatta sembolik de olsa ödüllendirme mekanizmaları kurulmalıdır.
Çünkü:
- Bilgi paylaşıldıkça çoğalır,
- Değer verildikçe derinleşir,
- Görülür oldukça güçlenir.
Son Söz
Tuzla’da sosyal belediyecilik iddiası gerçek anlamda güçlenecekse; bu, yalnızca açılan merkezlerle ya da sunulan hizmetlerle değil, katılımcı demokrasi kültürüyle mümkün olacaktır.
Saçlara dokunmak önemlidir.
Ama asıl kalıcı olan, emeğe, fikre ve insan onuruna dokunabilmektir.



